Bursa'da 33 yıllık sahaf: "Kitap almak kolay, bu zamanda satmak problem"
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Bursa'da 33 yıldır sahaflık yapan Mehmet Sami Kaynar'ın 45 metrekarelik dükkanında yaklaşık 30-35 bin kitap var. Kaynar, satışın zorlaştığını belirtti.
Bursa'da 33 yıldır sahaflık yapan Mehmet Sami Kaynar'ın (56) 45 metrekarelik dükkanında, farklı dönem ve alanlara ait yaklaşık 35 bin kitaplık bir arşiv birikti. Kaynar, dijital yayınlar yaygınlaştıkça sahaflara ilginin azaldığını belirterek "Kitap almak kolay, bu zamanda satmak problem" dedi.
1970'te Muş'ta doğan Kaynar, 1976'dan bu yana Bursa'da yaşıyor. Farklı işlerde çalıştıktan sonra çocukluk yıllarında edindiği okuma alışkanlığını 1993'te mesleğe çevirdi. Bir dönem öğrencilerin, araştırmacıların ve kitap meraklılarının uğrak noktası olan sahaflar, değişen okuma ve alışveriş alışkanlıklarından etkilendi; internetten kitaba erişimin kolaylaşması, PDF kaynakların yaygınlaşması ve sanal medyada geçirilen sürenin artmasıyla müşteri profili de değişti.
"Şimdi sanal medyadaki yorumlara bakarak kitap okumaya çalışıyorlar"
Kaynar, geçmişte özellikle lise ve üniversite öğrencilerinin okudukları kitaplarda karşılaştıkları kaynakların peşine düştüğünü aktardı: "Eskiden lise öğrencileri gelip, kendi okudukları kitapların dipnotlarındaki kaynakları araştırır, ona göre kitap ararlardı. Şimdi sanal medyadaki yorumlara bakarak kitap okumaya çalışıyorlar. Eskisi bence daha güzeldi. Çünkü kendi araştırmasıyla okuyordu."
Sahafların yalnızca roman ya da popüler yayın satılan yerler olmadığını vurgulayan Kaynar'ın dükkanına bugün de farklı yaş gruplarından okurlar geliyor; araştırmacılar ve akademisyenler önemli bir müşteri grubunu oluşturuyor. Akademik kaynakların dijital ortamda erişilebilir hale gelmesinin bu gruptaki ziyaretleri de azalttığını belirten Kaynar, "Bize daha çok araştırmacılar, öğretim üyeleri geliyor. Eskiden daha çoktu ama şimdi PDF'ler de etkiledi. Bilgiye daha kolay ulaştıkları için onların da gelmesini etkiliyor" diye konuştu.
Yıllar önce lise ya da üniversite öğrencisiyken dükkanına gelen bazı müşterileri bugün akademisyen; bu kişiler hâlâ Kaynar'ı arayıp kaynak ve kitap soruyor. Kaynar'a göre araştırmaya meraklı öğrenciler daha ilk yıllardan kendini belli ediyor, ileride ihtiyaç duyabilecekleri kaynakları önceden toplamaya başlıyor.
Gelen kitaplar raflarda daha uzun kalıyor
Evlerdeki kişisel kütüphanelerden sahaflara kitap akışı sürüyor; ancak bu kitapların yeniden okuyucuyla buluşması eskisinden uzun sürüyor. Kaynar şöyle konuştu: "Bundan 10-15 sene önce bize 300-500 kitap geldiğinde bir haftada biterdi. Çoklu gelen kitaplar, bir ay içerisinde kalmazdı. Bu kadar kitap bizde birikmezdi. Şu anda insanlar daha az okuduğu için haliyle kitaplar elimizde birikiyor. Kitap almak kolay, bu zamanda satmak problem. Sahaflara kitap gelişi azalmadı."
Kaynar, taşınma, ekonomik ihtiyaç ya da aile büyüklerinin vefatı sonrasında yıllar içinde kurulan kütüphanelerin satışa çıkarılabildiğini, böylece uzun sürede biriktirilen koleksiyonların sahaf raflarında yeni sahiplerini beklemeye başladığını anlattı.
İnternetten kitap satışının yaygınlaşması, okuyucunun kitapçıya uğramadan istediği esere ulaşmasını sağladı; Kaynar'a göre bu, sahaf ile okuyucu arasındaki geleneksel ilişkiyi de zayıflattı. "İnternet üzerinden kitapları alabiliyorlar. Hiç kitapçıya uğramadan kitap ayaklarına kadar gittiği için artık bu tür yerleri çok fazla ziyaret etmiyorlar" diyen Kaynar, raflar arasında dolaşmayı, aranan kitabın yanında daha önce bilinmeyen bir eserle karşılaşmayı ve sahafın yönlendirmesiyle yeni kaynaklara ulaşmayı kültürün önemli bir parçası olarak niteledi.
Kitaplar konu ve yayınevine göre tasnifli
Üst üste ve yan yana dizilmiş binlerce kitap nedeniyle dışarıdan karmaşık görünen dükkan, Kaynar için belirli bir düzene sahip. Kitapları konu ve yayınevlerine göre ayıran sahaf, "Dışarıdan gören için biraz karışık gelebilir ama bizim açımızdan karışık değil. 45 metrekarelik alanda yaklaşık 30-35 bin kitap var. Raflardaki kitaplar okuyucularını bekliyorlar" dedi.
Mesleğini yalnızca eski kitapların alınıp satıldığı bir ticaret olarak görmeyen Kaynar, eski ve nadir kaynakların doğru kişilere ulaştırılmasını sahaflığın önemli taraflarından biri sayıyor: "Sahaflık korunması gereken bir kültür. Çünkü eski kaynaklar her zaman lazım olacak şeyler. Onlar da sahafların elinden gelip, geçiyor. O tür kitapları hemen satalım, para kazanalım diye değil; daha çok ehline vermeye çalışıyoruz." Kaynar, böyle birine kitap verdiklerinde sevindiklerini, "Bak, bunu ona ulaştırabildik" dediklerini de sözlerine ekledi.
