17-25 Aralık yargı darbesinden bu yana FETÖ'nün dümen suyunda ilerleyen Yeni Asya yazarları, yine örtülü örgüt propagandası yaptı.
17-25 Aralık yargı darbesinden bu yana FETÖ'nün dümen suyunda ilerleyen Yeni Asya yazarları, yine örtülü örgüt propagandası yaptı.
Dindar insanların hayatını kolaylaştıran pek çok adımı atan AK Parti'yi, adeta din düşmanı gibi lanse etmekte bir beis görmeyen Yeni Asya yazarı Hüseyin Gültekin, "Suçsuz insanların mağduriyetine sebep olundu" diyerek FETÖ'den tutuklanan isimleri meşrulaştırmaya çalıştı.
Gültekin, buram buram algı operasyonu kokan yazısında özetle şunları kaydetti:
"Dindar olmasanız dahi madem bu millet sizi dindar olarak biliyor ve bu sayede yirmi yılı aşkın bir zamandır tek başınıza iktidarsınız.
Üstad Bediüzzaman’ın tespitiyle: “Bu millet-i İslâm’ın cemaatleri, her ne kadar bir cemaat namazsız kalsa, hatta fâsık da olsa, yine başlarındakini mütedeyyin görmek ister.” Belki de milletin bu safiyane ve samimi tavrı ve tercihi sayesinde iktidar oldunuz.
Peki bugüne kadar milletin bu temiz ve samimi istek ve beklentilerine cevaplar verebiliyor musunuz? Yani dinin ısrarla tavsiye ettiği, başta adalet, hak-hukuk olmak üzere şefkat, merhamet vs. gibi güzellikleri, dikkate alacak şekilde uygulamalarda bulundunuz mu?
Yoksa bunları görmezden gelerek, kulak ardı ederek, dinî değerlerle örtüşmeyen bazı keyfî, hak-hukuk tanımaz uygulamalarda bulunarak, milleti hayal kırıklıklarına mı soktunuz?
Ülkenin idaresinde söz sahibi olan, makam mevki sahibi olanlarda öncelikle bulunması icap eden hasletlerin başında Hz. Ali’nin(ra):“ Devletin dini adalettir” tespiti çerçevesinde sizden hakiki adaleti bekleyen vatandaşlarınıza bu adaleti uyguladınız mı?
Yoksa bir taraftan her fırsatta adaletten, hak-hukuktan dem vururken diğer taraftan adaletin, hukukun evrensel değerlerini bir kenara koyarak suçsuz insanın mağduriyetlerine sebep mi oldunuz?
Darbeyle ve darbecilerle hesaplaşmak adına, gerçek darbecileri yakalayıp yargıya teslim etmesi gerekirken, darbe ile alakası olmayan on binlerce insanı hapishanelere doldurmak dindar kimlikli bir iktidarın uygulama olabilir mi? (...)"