Bu zulmü bitirin
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
28 yıldır suçsuz yere yattıkları zindan köşelerinde hastalıkların pençesinde hayat mücadelesi veren Sivas mazlumlarının aileleri umudunu Başkan Erdoğan’a bağladı. Akit’e konuşan acılı aileler, “Başkan Erdoğan’ın feryatlarımıza duyarsız kalmayacağını umuyoruz” dediler.
2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli’nde gerçekleşen ve 37 kişinin hayatını kaybettiği Sivas olaylarına karıştığı iddiasıyla tutuklanan mazlumların mağduriyeti her geçen gün katlanırken ailelerin perişanlığı da gün geçtikçe artmaya devam ediyor. Olaylara karıştığına dair hiçbir görüntü, şahit ve delil olmamasına rağmen idam cezasına çarptırılan mazlumlar, 28 yıldır suçsuz yere yattıkları zindan köşelerinde ilerleyen yaşlarıyla ortaya çıkan hastalıkların da pençesinde hayat mücadelesi veriyor. Cezaevinde 2 defa kalp krizi geçiren Sivas mazlumu İbrahim Duran ile ağır epilepsi hastalığı ilerleyerek sara krizleri sıklaşan Faruk Belkavli’nin aileleri, “Sağlık gerekçesiyle tahliye edilmiyorlar, bari yeniden yargılanarak adalete kavuşturulsunlar” diye feryat ediyor.
Daha 18 yaşına bile girmemişti
Sivas E Tipi Kapalı Cezaevi’nde çile dolduran Sivas mazlumu İbrahim Duran’ın kardeşi Selma Duran, 18 yaşına dahi girmemiş olan İbrahim’in olayların sorumlusu olarak zindana atıldığını ve defalarca kalp krizi geçirmesine rağmen tahliye edilmediğini söyledi. Akit'e konuşan Selma Duran, “28 yıldır hayat bize zindan. Daha 18’ine bile girmeden cezaevine attılar kardeşimi. ‘Sen Sivas olaylarında vardın’ dedikleri İbrahim daha 18 yaşına bile girmemişti. Çocuktu o. Ama ismi o dönem Aydınlık gazetesinde yayınlandı diye hiçbir kamera kaydı, delil, şahit olmadan zindana atıp idam cezası verdiler. Müebbet hükümlüsü olarak yıllardır zindanda yaşamadığı çile kalmadı” dedi.
Kalp krizi geçirdi entübe oldu yine tahliye edilmedi
Son iki yılda çok zorluklar yaşadıklarını belirten Duran, “İbrahim kalp krizi geçirdi, kalbine stent takıldı tekrar cezaevine yollandı. Sonra bir kalp krizi daha yaşadı, entübe oldu. Bize bu durum doğru düzgün haber bile verilmedi. Hastane süreçlerinde günler boyunca yüzünü bize göstermediler kardeşimin. Sonra İstanbul Adli Tıp’a sevk edildi ama onlar ‘sağlığında sorun yok cezaevinde yatabilir’ raporu vererek zindana geri gönderdiler. Allah’a havale ediyoruz onları” diye konuştu. Anne ve babasının 80 yaşında olduğunu ve çok yaşlandıklarını kaydeden Selma Duran, “Ahir ömürlerinde kardeşimi hür olarak görmek istiyorlar. Sağlıklı olarak görmek istiyorlar. Çünkü evlatlarının hiçbir suçu ve günahı olmadığını biliyorlar” sözlerini sarf etti.
Yeniden yargılamaktan neden korkuyorlar!
Mazlumların yıllardır istemesine rağmen bir türlü yeniden yargılanmadığını, sanki yeniden yargılansalar suçsuz olduklarının ortaya çıkacağından birilerinin korktuğunu anlatan Duran, şunları söyledi: “Yetkililerimize sesleniyoruz: Sesimizi duyun artık. Bu masumlar suç işlemedi. Kimseyi öldürmedi, anayasal düzene karşı bir cürüm işlemedi. Sivas davası dosyası tekrar açılırsa bu görülecektir. Ergenekoncular, Balyozcular nasıl yeniden yargılandıysa ve suçsuz oldukları görüldüyse, onlardan daha temiz olan İbrahim gibi Sivas mazlumları da yeniden hakim karşısına çıkıp aklanmalıdır.”
Hayali de annesi gibi toprak oldu
Sivas mazlumlarından Faruk Belkavli ise Kayseri Bünyan 1 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde mahpus. Ağır sara hastalığı korkunç boyuta ulaşan Belkavli’nin ailesi, tahliye taleplerinin her defasında reddedildiğini, adaletin sağlanması için yeniden yargılama adımını beklediklerini söylüyor.
Faruk Belkavli’nin vasisi Aynur Kangalgil, “Faruk ağabeyim epilepsi hastası olduğu için normal mahkumdan daha ağır geçti zindan yılları. İtilip kakılması mı, sara krizleriyle bayılıp kalması mı, hastaneye götürülmemesi mi, anne ve babasının vefat acısını yaşaması mı, onların cenazesine bile gidememesi mi... Çekmediği çile kalmadı. ‘Anne cezaevinden çıkınca senin dizlerinde uyuyacağım’ derdi. Olmadı. Annesi vefat etti, hayali de annesi gibi toprak oldu” dedi.
Kıyafet bile verilmiyor
Belkavli’nin zindanda yaşadıklarını anlatan Kangalgil, şöyle devam etti: “Sara krizi geçirince 3 gün kendisine gelemiyor. Sersemleşiyor. Yemek yiyemiyor. Altına kaçırıyor. Üstünü kim değişecek? Üstünde kuruyor. Kıyafet problemi yaşıyor. Gönderdiğimiz yeni kıyafetler de ‘kotası dolu’ denilerek kabul edilmiyor. Allah razı olsun Faruk ağabeyimin sorunlarıyla kendisi gibi Sivas mazlumu Erkan Çetintaş ağabey ilgileniyor, yardımcı olmaya çalışıyor. Allah imtihanlarını kolaylaştırsın. Faruk ağabeyim bunca sağlık sorununa rağmen tahliye edilmiyor, bari yeniden yargılanarak adalete kavuşturulsun. Bütün mazlumların umudu Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bu feryatlara da duyarsız kalmayacağını umuyoruz.”