Değerli ve az bulunan elmas, süs taşı olarak kullanılmasının yanında cam kesmede, sert metalleri işleme ve delmede, torna ve matkap uçlarında bol miktarda kullanılabiliyor.
Elmas aslında saf karbondan başka bir şey değildir. Elması yakabilecek yüksek ısıya çıkılabilse hiç kül bırakmadan yanar. Tamamen karbon olan yapısına rağmen mineraller içinde en sert olanıdır. Genelde renksizdir ama hafif sarımsı gri veya yeşilimsi de olabilir. Işığı kırma, yansıtma ve renk dağıtma özelliği kuvvetlidir. Bu özelliklerinden dolayı çok kıymetlidir. Elmasın değeri rengine, saflığına ve işleniş şekline de bağlıdır.
Peki elmas bu kadar değerli ve az bulunan bir mineral ise nasıl oluyor da cam kesmede, sert metalleri işleme ve delmede, torna ve matkap uçlarında bol miktarda kullanılabiliyor?
Aslında elması iki ayrı şekilde düşünmek gerekmektedir:
Süs taşı olarak ve endüstride.
Süs taşı olan elmasın büyüklüğü çok seyrek olarak bir santimetrenin üstündedir. Bugüne kadar bulunan en büyük elmas 621 gram gelen Cullian'dır.
Sanayideki elmas uçlar aslında elmas kumu olarak adlandırılan "bulanık elmas"lardır. 'Karbonado' denilen bu ince taneli, kok görünümlü elmaslar sondaj makinelerinde en sert taşları bile delmede kullanılabilirler. Endüstrideki bu tür elmas uçlara olan talep "yapay elmas" üretimini gündeme getirmiştir. Yapay elmas üretme tekniğinde prensip, yüksek basınç ve sıcaklıkta grafiti elmasa dönüştürmektir.
Daha düşük basınçta da, gaz fazındaki karbondan yapay elmas elde edilebilmiş olup lens ve cam kaplamalarında, hoparlör diyafram kaplamalarında (paraziti azaltmada), optik aletler ve transistor telleri üretiminde ve diğer birçok değişik alanlarda kullanılmaktadır.
Süs elması olarak da 0,2 gramın üstünde yapay elmaslar elde edilebilmiştir ama maliyeti doğal elmas fiyatından on kat daha pahalıya gelmektedir.
Peki, elmas ile pırlanta arasında ne fark var biliyor musunuz? İkisinin de aslı aynı, yani karbon kömüründen farksız taş parçaları..
Yoksul Afrika'daki madenlerden çıkarılan ham elmas, kesimine, şekline göre süs elmasına ya da pırlantaya dönüşür.
Pırlanta daha parlak, kesim oranı daha fazla ve alt kısmı kubbe gibidir.
Elmas'ın alt kısmı düz ve yüzey sayısı 12 ile 37 arasında değişir.
Pırlanta'nın kesimi daha zordur ve yüzey sayısı 57'dir. Yani pırlanta elmastan daha değerlidir, daha ince işçiliktir. Renkli olanlarına 'fantezi' denilir ki fiyatları astronomiktir.
Gelelim zurnanın zırt dediği deliğe!
Elmas ve pırlantanın çıkarılmasından, işlenmesine ve pazarlanmasına kadar her noktasında ve anında Yahudiler vardır. Onlardan habersiz tek taş yüzük pırlantası dahi piyasaya giremez! Afrika'daki madenlerden, deniz altı taramalarından çıkarılan elmas, doğrudan Amsterdam, New York, Tel Aviv üçgeninde biçimlenir, paraya dönüşür.
Hani bizde pek meşhurdur ya, "İsrail Yahudi mallarını boykot!" Kimsenin aklına elmas pırlanta boykotu gelmez! Aslında şu veya bu şekilde bir Müslüman kadınların sahibi olduğu her elmas veya pırlanta, İsrail'in kasasına gider; döner en azılı silahlar halinde Müslümanı vurur!