• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Ölüm raporunu imzalayan da, sizin üyeniz bir doktor değil mi?

25 Nisan 2020
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

 

“Rakamlar gizleniyor” dediler..

“Hasta sayımız çok fazla.. Ama bilgi verilmiyor” dediler.

“Sayılarımız şeffaf değil, durumumuz çok kötü” dediler..

“İstanbul’da yoğun bakım yatakları doldu.. Artık hastalar geri çevriliyor” dediler..

Dediler ha dediler..

Sıradan isimler değil..

Eczacılar odası başkanları..

Tabipler odası başkanları, bu sıfatları ile bu yalanları söylediler..

Sadece söylemekle yetinmediler..

Yurtdışına da karalama ihbarlarını sıçrattılar..

Kim bilir, belki de..

Tersi olmuştur..

Yurtdışındaki bağlantıları önce buradakilere o yalanları söylettirmişlerdir..

Burdakiler o yalanları söyledikten sonra da..

Amerika’daki ağababaları devreye girmiştir..

Devreye girip, “İstanbul’daki ölümler saklanıyor” diye New York Times’a manşet attırmışlardır..

New York Times böyle haber yapar da..

Sağlık Bakanı’nı açığa düşürmek için, basın toplantısında buna dair soru sorulmaz mı?

Nitekim sordular..

“Türkiye’deki vaka sayıları, ölümler gizleniyor iddiası var, ne dersiniz?”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, tane tane anlattı:

“2009 yılında toplam (1 ocak-20 nisan arası) Türkiye’de ölüm sayısı 152 bin 289’dur. Son 5 yıl içinde yıllık ölümde artış oranı ise 2.89’dur. 2019’da 152 bin 289 olan ölüm sayısını baz aldığımızda 2020’de bu ortalama yıllık ölüm artış oranıyla baktığımızda (1 ocak-20 nisan arası) 156 bin 684 beklenen ölüm.”

Önce 2019 yılında (1 ocak-20 nisan arası) Türkiye’de tüm sebeplerle ölenlerin sayısını açıklıyor..

Ardından, nüfus artışına bağlı olarak, son beş yılı baz alarak, her yıl ölüm sayılarındaki artışı dikkate alıp..

“5 yıldır periyodik olarak, Türkiye’de ölüm sayısı % 2.89 artıyor” diyor..

Bu periyodik artışı da, 2019 yılındaki toplam ölüm sayısına eklediğimizde..

2020 yılı için (1 ocak-20 nisan arası) toplam ölüm sayısının, 156.684 olması gerektiğini söylüyor..

Peki yaşanan ölüm sayısı kaç imiş?

Hani diyorlar ya..

“Koronavirüsten ölenleri, kalp krizi diye kayıta geçiriyorlar.. Koronavirüsten ölenleri, doğal ölüm diye raporluyorlar..”

O zaman hodri meydan..

“Bütün ölümleri ortaya koyalım.. Bakalım, kalp krizinden, doğal yolla, kanserler ve diğer sebeplerle ölenlerin sayısında anormal bir artış olmuş mu?”

Doğru bir analiz..

Doğru bir metod..

Doğru bir test etme çalışması..

Peki sonuç?

2019 yılında (1 ocak-20 nisan arası) 152.289 olan sayı, artış oranını dikkate aldığınızda 156.684 olması gereken sayı, 2020 yılında(1 ocak-20 nisan arası) kaç olarak gerçekleşmiş?

153 bin 766..

Sayın Bakan da soruyor, binlerle ifade ettiğiniz, gizlenen, saklanan ölüm sayısı, hani nerede?

Öyle ya..

Koronavirüsten ölenleri, kalp krizi dediniz, gizlediniz..

Kanser dediniz, gizlediniz.

Beyin kanaması dediniz, gizlediniz..

Normal ölüm dediniz, sakladınız..

İyi de..

Bütün ölümleri topladığınızda, ve eski yılla karşılaştırdığınızda, neyi, nasıl gizleyeceksiniz?

Bu cevap karşısında utanması gerekenler..

Birazcık susup, pişmanlık duyması gerekenler..

Kuyruğu yine dik tutmayı sürdürdüler..

Dün de, bir aile hekimi üzerinden, yine saldırıyı sürdürdüler..

Silifke’de aile hekimi olarak görev yapan Dr. Erdinç Şahin isimli doktor, üç gündür tedavi gördüğü hastanede vefat etmiş.

Koronavirüs testleri negatif çıkmış.

Ancak belirtiler, bu hastalıkla uyumlu olduğu için, ilaçlarını vermişler..

Ama maalesef kurtaramamışlar..

Testleri negatif çıktığı için de, ölüm sebebine koronavirüs yazılmamış..

Ama..

“Bulaşıcı hastalık” notu düşülmüş..

Ayrıca, ölüm sebebi olarak da, koronavirüs gibi benzer bir grip hastalığı olan “viral pnömoni” notu düşülmüş..

Şimdi bunun üzerinden çığırtkanlık yapıyor, tabipler odası ile CHP..

“Vay efendim.. İşte delili” imiş..

Koronavirüsten ölen aile hekimine, “viral pnömoni” yazılmış.

Sanki koronavirüs yazılsa, kaybettiğimiz doktoru geri getirebileceğiz de..

Ölüm sebebi olarak “viral pnömoni” yazdığımız için, artık geri dönme imkanı yok..

Söyler misiniz, tabipler odası.. Söyler misiniz CHP..

Ne faydası var, koronavirüsten bir fazla ölümün size?

Diyorsanız ki, “Gerçek ne ise, o yazılsın.. Başka bir derdimiz yok..”

O zaman siz söyleyin, testi negatif çıkan birisine, “Koronavirüsten öldü” diye nasıl yazılacak?

Verebilecekleri bir cevapları yoktur ama..

Tantanayı sürdürüyorlar:

“Bakan Bey tanımlamada ‘Hiçbir sorun yok’ diyor ama biz katılmıyoruz!”

Katılmıyorlar da ne yapıyorlar?

Soruyorlar:

“Risk grubunda olmayan, herhangi bir kalp ya da solunum sistemi hastalığı taşımayan, BT’si ve kliniği COVID-19 tanısıyla uyumlu 50 yaşındaki Dr. Erdinç Şahin’in ölüm nedeni sizce nedir?”

Onlar sorunca, Bakanlık da otopsi için, cenazeyi İstanbul’a getirttirmiş.

Bu sefer CHP kafayı çıkarıp soruyor:

“Cenaze İstanbul’a niye götürüldü?”

Nasıl organize olmuşlar, görüyor musunuz?

Tabipler birliği, ölüm raporunu hazırlayan kişi de, kendilerinin üyesi konumundaki bir doktor olmasına rağmen, dedikodu üretiyor..

Raporu hazırlayan doktora soracağı soruyu, bakana soruyor..

Otopsi yapılmak istenilince de..

CHP kafayı çıkarıp, “Cenaze niye İstanbul’a gidiyor” diye sorgulama yapıyor..

Neresinden bakarsanız bakınız, mesleklerini, ideolojilerine esir eden bir fanatik ekibin algı operasyonları ile karşı karşıyayız.

Türkiye’de koronavirüsten bir tane fazla insan ölmesi için çırpınan, bunun için geceli gündüzlü çalışan bir ekip ile karşı karşıyayız..

Oysa.. 

Tam da bu tabipler odasının.. Tam da bu CHP’nin.. Bize çağdaş uygarlık merkezi olarak gösterdikleri ABD’de, Avrupa’da bile.. Türkiye’dekinden kat kat fazla koronavirüs ölümü yaşandığı bir süreçte.. 

Bakanlık, bir kişinin iki kişinin ölüm sebebini gizleyerek ne elde edecek?

“Bunu bile düşünmekten acizler” mi diyelim?

Yoksa..

“Hinliklerinden/hainliklerinden bunu yapıyorlar” mı diyelim?

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Başeğmez

İyiyle kötünün savaşı kıyamete kadar sürecektir. Bu süreçte Allah’ını bilen müslümanlar Allah’a, bilmeyen müslüman ve kafirlerde şeytana askerlik yapacak ve en nihaye kıyamet gününde de sonuçlarına katlanacaklardır. Solak cahil yobaz beyinlerin üzerlerine düşen fitne fesat yaşan iftira gibi tüm kötülükleri en yüksek perdeden yaptıklarını görüyoruz. Buraya kadar herşey normal. Anormal olan ise: dünya ya yepyeni bir nizam veren, Ortadoğu da üç deccalin çizdiği sınırları değiştiren, etnik kökeni ve inancı ne olursa olsun zor durumda olana yardım elini uzatan, son yüz yıldır manda ve himaye altında olan Türk Milletini özgürlüğüne kavuşturan, yeryüzündeki tüm müslümanlara yeni bir onurlu duruş kazandıran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ ın yalnız bırakılmasıdır. Bu konuda CHP zihniyetine sahip zındıkların nasıl çalıştıklarına şahit oluyoruz. Yapılması gereken şey ivedilikle imanlı genç neslin yetiştirilerek, ataları Osmanlı nın dokuzyüz yıl bayraktarlık yaptığı islamı tekrar tüm dünyaya hakim kılmak için bu yolda can hıraş çalışanların yanında olmaktır.

fetösavar

bir öneri. bu grubun memnuniyetini düşünerek bundan sonra kayıpları bire iki olarak kaydedelim. yani elli kişi kaybettiğimizde yüz kişiyi kaybettik malesef ölümler durmuyor, artık başka çaremiz kalmadı.. canan hanım olaya el ayak artık ne koyacaksa koysun durum vahim diyelim. memnun olsunlar yazıktır... günahtır. şu ramazan günü garip guraba da sevindirilmeli... bakınız ekrem mahzun mahzun gözlüklerinin altından bakıyor... üzülmüş, kırılmış, cancığının serzenişlerine...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23