THY- Banjul

Bir destanın adı: Karayılan Molla Mehmet!

Gaziantep kahramanlarından Karayılan Molla Mehmet'in tarihe geçen destanı...

14 Ocak 2018 Pazar 21:39

Molla Mehmet Karayılan 1888 yılında şimdilerde Gaziantep'in Araban ilçesine bağlı Elifler mezrasında kıl çadırda doğmuş olup, Besni nüfusuna kayıtlıdır.

Asıl adı Mehmet’tir. Malatya Akçadağ ilçesi Söğütlü köyü imamından Kur’an dersleri almıştır. Köyde ara sıra Namaz kıldırdığı için ona "Molla" denildi. Babası Memo bir köy kavgasında elindeki kılıçla köy halkının tamamını mağlup ettiğinden iyi dövüştüğü için ona "Karayılan gibi kayıp gidiyor" demişler. Bu nedenle "Karayılan" unvanı ona babasından kalmıştır.

Molla Karayılan Malatya, Pazarcık, Islahiye'ye kadar uzanan bölgede yaşayan Atmalı boyunun Kabalar oymağındandır. Malatya Askerlik Şubesinden gönüllü olarak Seferberliğe ve Erzurum Doğu cephesinde Kazım Karabekir komutasında Kurtuluş Savaşına katılmıştır. Gösterdiği başarılardan dolayı madalya almıştır.

Cephede yaralanınca, Erzurum Hastanesine kaldırılmış, daha sonra Malatya hastanesine gönderilerek orada tedavi gördükten sonra terhis edilmiştir.

Köyüne dönen Karayılan Kabalar oymağının beyi olarak seçilmiş, Malatya ve Pazacık civarlarında ortalığı kasıp kavuran eşkıya Bozo'yu yakalayıp ağaca asmış, bu davranışından dolayı askeri komutandan mükafat almıştır. Doğu cephesi komutanı Kazım Karabekir'den bir gün kendisine bir telgraf gelir; “Düşman Kilis'ten Antep’e girmek üzeredir. Düşmanı Antep'e sokmayınız! Gözlerinden öperim. Komutanın Kazım KarabekirKarayılan bunu bir emir kabul etti ve savaş hazırlıklarına başladı. Ancak Antep henüz Karayılan'ın adını duymamıştı. Atmalı aşiretinden 82 gönüllü akrabasını çete olarak topladı. 1600 baş hayvanını satarak hiç kimseden yardım ve destek almadan çetelerini donattı.

Annesi Ayşe “Yavrum sen bu kadar malı mülkü satıp nereye gidiyorsun? Sen deli misin?” diyor. Karayılan; “Ana Ana sen doğuda Rusların- Ermenilerin yaptıklarını görseydin, şimdi sen de durmaz giderdin” dedi.

Kadeşi Süro Mamo'yu Maraş'a gönderdi, üç katır yükü silah satın aldı. Kimseye bilgi vermeden kendi köyünden çeteleriyle birlikte geceden Karabıyıklı köyünde pusu kurdu. Maraş'a giden Fransız kuvvetlerini perişan etti. 50 kadar Fransız askerini esir aldı, esirlerini kendi köyüne götürerek hergün onları koyun eti ile besliyordu. Karayılan Antep'e gidince esirleri Pazarcık kaymakamına teslim etti. Adını Karabıyıklı cephesi ile Antep'e ve Türkiye'ye duyuran Karayılan'a Heyet-i Merkezi'ye tarafından görev verilmek üzere davetiye çıkarıldı. Dülük köyüne gelen Karayılan eşkıya Samlı Kel Ahmet'i bu köyde ağaca astı. Kılıç Ali ile bu köyde tanıştı.

Antep'e giren Karayılan 82 çetesi ile birlikte Karagöz Camii'ne yerleşti. Daha sonra çetesi 150'yi buldu. Bu arada Karayılan Antep cezaevinin kapılarını aştırmış, hükümlerin ellerine silah vermiş çetesine yeni gönülüler katmıştır.

Elmalı cephesinde 1. ve 2. Ağcakoyunlu cepheleri, İkizkuyu cephesi, Nizip yolu savaşları, Mağarabaşı savaşları ve Kurbanbaba savaşına katılan Karayılan; İkiz kuyu cephesinde Fransız katar kolunu perişan etmiş, Fransız kumandan Norman kolundan yaralanarak Halep'e kaçmıştır. Norman'ın hanımı ise Karayılan'ın cephesine esir düşmüştür.

Hanım iki ay çetelerle birlikte kalmış mütarekeden sonra başkarakolun orada hanımı Norman'a teslim edilmiştir. Antep'in teslim olmasından sonra, Fransızlar yardım dağıtırken çeteler yardım almaya gelmezler, Norman'ın hanımı bizzat ismen onları çağırtarak kocası normana “Ne istiyorlarsa onlara fazlasıyla ver. Onlar bana dokunmadılar, iki ay boyunca bana bir hanımefendi gibi baktılar” deyince Norman çetelere ne istediklerini sorar.

"Çetelerde silah ve mermi istiyoruz" dediler. Bunun üzerine "silah ve mermiyi ne yapacaksınız" diye sorulunca "size sıkacağız" dediler.

Karayılan 24 Mayıs 1920 sabahı kalkar her zaman olduğu gibi beyaz kefenini giyer, sabah namazını kıldıktan sonra kamçı ve gümüş saplı kamasını Karagöz camii imamı Mehmet Ömer'e teslim eder “Hocam ben cepheden dönersem emanetimi geri verirsin. Şehit olursam bunları köydeki kızım Selvi'ye verirsin” der.

İşte o gün bu gündür 24 Mayıs 1920 Sarımsak tepede zorlu bir savaştan sonra düşman kaçmaya başlayınca sevinerek mevzi değiştirmek ayağa kalkan Karayılan, Hayri Efendi'nin bağının çitinin üzerinden geçerken talihsiz bir kurşun göğsünü parçalamıştır. O gün kendisi ile birlikte 19 arkadaşı daha şehit olmuştur. Sarımsak tepeKarayılan'ın son cephesi olmuştur. Antep iki ay içerisinde kader arkadaşı olan iki kahramanı kaybetmiş olup Şahin Bey ve Karayılan’ın şehadetinden sonra Antep pek fazla aşlığa dayanamadan telsem olmuştur. Antep’li bu savaşta 6347 şehit vermiştir.

Antep halkı Karayılan’ın ölümünden sonra Karayılan’ın ardından şu ağıtı yakmıştır:

Karayılan der ki gelin oturak

Kilis yollarından kelle getirek

Fransız adını bütün batırak

Vurun Antepli’ler namus günüdür

Vurun çetelerim namus günüdür

 

Atına binmiş de elinde dizgin

Girdiği cephede hiç olmaz bozgun

Çeteler içinde yılanım azgın

Vurun Antepliler namus günüdür

Vurun çetelerim namus günüdür

(Mehmet Demir Atmalı'nın "Gaziantep Savunmasında Destanlaşan Karayılan" isimli makalesinden alıntıdır.)

KIZININ AĞZINDAN KARAYILAN MOLLA MEHMET 

2011 senesinde geçirdiği beyin kanamasının ardıdandan 93 yaşında Hakk'a kavuşan ve cenazesi Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesine bağlı Kösüklü köyüne defnedilen Molla Mehmet Karayılan'ın kızı Selvi Sevimli kendi ağzından Kahraman Molla Mehmet'i böyle anlatmıştı:

"Babam Molla Mehmet Birinci Dünya Harbi'nde Rus Cephesi'nde savaşmış, adı batası Sarıkamış'tan sağ gelmiş. Ayağından yaralanmış. O zaman Erzurum hastanesine taşımışlar, sonra da Malatya'ya hastaneye getirmişler. İyileşince de 'Savaş bitti, git evine' demişler. Geri dönünce babamı aşiretin başına geçirmişler. Karayılan için 'çoban idi', 'ırgat idi' derler ama babam Kabalar aşireti reisidir. Ayıntap'a düşman geldiğini duyunca bütün malını satıp silah almış."

Selvi ninenin anlattığına göre Karayılan hayvan sürüleri bulunan ve etrafına göre zengin sayılan bir ailenin çocuğuymuş. Bahar ve yaz aylarında Adıyaman ve Maraş yaylalarında kışın ise Antep'in 45 km kadar kuzeyinde konaklayan bir aşiretin reisiymiş. Ermeni eşkiyasının babasını öldürdüğünde 16 yaşında bir delikanlıymış. Yaylalarda sürülerini otlatırken, bir çok eşkiyayla karşılaşmış. Bu durum onun az zamanda usta bir silahşor olarak yetişmesine sağlamış. Savaştan gledikten sonra düşman kuvvetlerinin Antepe girdiğini gören Karayılan bütün alını bu yolda harcamaktan çekinmemiş.

Selvi nine şöyle devam ediyor: "O zaman hükümet zayıf idi. Bize hükümet bakamadı. Babam baktı. Koyunlarımızı satarmış, öküzleri satarmış, sana diyeyim ekinimizi çubuğumuzu satarmış, katır yükleriyle silah satıp Fransız'a karşı çeteleri silahla donatmış. Malını satmasına ailesinden karşı çıkanlar olmuş. "Sen aklını mı yitirdi? Bu kadar hayvanı, malı satıp sen nereye gidiyorsun" diyen anasına Karayılan, 'Ana Rus'un, Ermeni'nin yaptıklarını görseydin, şimdi sen de durmaz giderdin" dermiş."

Kendisine yapılan yardım tekliflerine ise şöyle cevap veriyor: "Sana aylık bağlayacağız" dediler ama istemedim. Etme dedim bara yardım. Allah'a şükür benim yardıma ihtiyacım yok.

Bu röportajdan 3-4 sene sonra Selvi Sevimli hayatını 2011 senesinde kaybetti.

Kızının hayatını kaybetmesinden 5 ay sonra da Molla Mehmet Karayılan'ın yakın tanıklarından yeğeni Vakkas Ölez de Hakk'ın rahmetine kavuşmuştu.

Haber Tarihi: 14 Ocak 2018 Pazar 21:39

YORUM YAZ

  • ibrahimibrahim10 ay önce
    Vay beee ağladım be kardeşlerim......:((((((yollayalım şanlı ejdadımıza FATİHALAR....
  • Osmanlı kadını Osmanlı kadını 10 ay önce
    Tüylerim diken diken oldu.Işte böyle bizim vatan aşkımız!Bilmediğimiz nice kahramanları buradan okuyup öğrenmek isteriz.Allah rahmet eylesin.... Size minnettarız...
  • Sorumlu İnsan.Sorumlu İnsan.10 ay önce
    Allah şehadetlerini kabul etsin. Bu milletin birlik ve dirliğini daim eylesin.

Günün Karikatürü

15 Kasım 2018