Kepeği alıp hayvan yemi yapıyoruz. Beyaz ekmek yiyoruz. “Devamlı olarak beyaz ekmekle beslenmek uzun vadeli bir intihardır” deniyor ve yasaklanması dahi isteniyor.
Mesela İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Halk Ekmek Fabrikası doğal ekmek üretiyor. Sağlıklı olanı işte bu. Fakat fiyatı pahalı.
Fakat fiyatı ucuz olan kepekli ekmek de çıkartıyorlar. Yüzde yüz ekolojik değildir ama bembeyaz francalaya (Frenk ekmeğine) göre bin kere daha sağlıklı.
Sağlıklı, zinde yaşamak için elbette sadece kepekli ekmek tüketmek yeterli olmaz. Lakin işin başı ekmektir. Önce ondan başlanmalıdır.
Kepekli ekmek konusunda Türkiye'mizde çok güzel gelişmeler var ama bunlar yeterli değil. Maalesef unlara (un fabrikalarında ve fırınlarda) en az dört çeşit kimyevî madde konulmaktadır. Bunlar yasaklanmalıdır.
Elenmemiş buğday unu, unların en hasıdır. Bazı fırınlar beyaz una sonradan kepek katarak sözde kepekli ekmek yapıyor. Bu ekmekler sahte kepekli ekmektir. Bunları tüketmeyiniz. Bir de, ekmeklerin esmer görünmesi için boya katanlar olduğu iddia edilmekte. Bu bir suçtur.. Belediyelerin fırınları bu açıdan sıkı denetim altına almaları gerekiyor.
Cinayetin tam listesi
Her gün yediğimiz beyaz ekmeğin içinde ne kadar katkı maddesi olduğunu biliyor musunuz? Katkı maddeleri o kadar çok ki sanki un, tuz, su falan bunların yanında ekmeğin süs maddesi gibi kalıyor. Üstelik bu maddelerin çoğunun kanserojen olduğu düşünülüyor.
Yediğimiz ekmeğe bile güvenemeyeceksek artık ne yiyelim ki biz. İşte o uzun katkı maddesi listesi...
Enzimler, E 300 Askorbik Asit(C vitamini), Bitkisel Yağlar, Emülgatörler (E 471-E477 Mono- ve digliseridler ve modifiye edilmiş formları), E 282 kalsiyum propiyonat, E 281 sodyum propiyonat, E 262 Sodyum diasetat, sirke, E 260 asetik asit, E 280 propiyonik asit, E 202 potasyum sorbat, E 200 sorbik asit, E 202 potasyum sorbat ve E 203 kalsiyum sorbat, E 283 potasyum sorbat, Şekerler (Sakaroz, Maltoz, Fruktoz, glukoz), E170 kalsiyum karbonat, E332 Potasyum sitrat, E481 Sodyum stearol-2-laktilat, E422 Gliserol (gliserin)
Ayrıca, daha beyaz görünen un elde etmek için, E928 benzoil peroksit ve E924 potasyum bromat gibi kanserojen ve alerjik maddeler kullanılıyor. Beyazlatıcı olarak ise tiksineceğiniz E920 Sistain gibi insan saçından ve domuz kılından üretilen ve hacim artırıcı olarak kullanılan katkı maddeleri de söz konusu..
Bunları görünce insanın iştahı kaçıyor değil mi? Artık bu ekmeği yer misiniz yemez misiniz siz düşünün.
Katkısız un bulursanız kendiniz yapın
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın yeni tebliğinde “Ekmeğe, herhangi bir katkı maddesi katılmaz ise etiket üzerinde ekmek adı ile birlikte "katkısız" ifadesi kullanılır.” şeklinde bir düzenleme getirilmiştir. O halde öncelikle çevremizde katkısız ekmek üreten fırınları araştırmalıyız. Bulduktan sonra iyice sorgulamalıyız. Çünkü maalesef ülkemizde üreticilerden doğru bilgi almak ekseriya zor olmaktadır. İyice emin olduktan sonra katkısız ekmek tüketmeliyiz. Bulabilirseniz 2 kg. tam kepekli, rafine edilmemiş, kepeği ayrılmamış, katkı maddesi kullanılmamış buğday unu ile kendi ekmeğinizi kendiniz yapabilirsiniz. Yeteri kadar tuz ve iyi su, az miktarda sızma zeytinyağı, hamur mayası yeterli.
Hamuru karın. Sızma zeytinyağıyla sıvanmış tepsiye yerleştirerek 20-30 dakika fırında pişirin.. Dilimlendikten sonra poşet içinde buzdolabına koyun ve her gün ihtiyacınız kadarını çıkarıp, mikrodalgada ısıtıp yiyin..