CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, tıpkı CHP İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu gibi asli görevine konsantre olmak yerine il il, ilçe ilçe geziyor. Mansur Yavaş, sokakların köstebek yuvasına döndüğü Ankara’ya hizmet etmek dururken, parti gezilerine katılıyor.
ÇINAR DEMİR ANKARA
CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, tıpkı CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu gibi işini yapmak yerine il il, ilçe ilçe geziyor. İP Genel Başkanı Meral Akşener’in 72 saatlik adaylık krizi sürerken ortaya attığı “Cumhurbaşkanı yardımcısı olsunlar” fikri, altılı masada kabul gördükten sonra iki belediye başkanının başında kavak yelleri esmeye başladı. Bir türlü asli görevlerine konsantre olamayan CHP’li iki başkan, sanki belediye başkanı değil de parti yöneticisi gibi Türkiye’yi gezmeye başladı.
Kaftancıoğlu ilân etti
Tüm bunların üstüne iki belediye başkanına görev biçen CHP’nin düşük İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “Cumhurbaşkanı yardımcılarımızın görev alanları belirlenmeye başlandı. Mansur Yavaş tarımsal kalkınmadan sorumlu cumhurbaşkanı yardımcısı olarak hızlıca oradaki aksiyonları alacak. Ekrem İmamoğlu özellikle deprem bölgesindeki yapılaşma ve oraların yeniden inşasıyla ilgili süreçlerle ilgilenecek” dedi. Bu görevlendirmeler üzerine, iki belediye başkanının belediyelerdeki görevlerini yapmaları adeta imkansız hale geldi.
Belediye Başkanı mı turist mi?
Mansur Yavaş’ı Ankara’da bir türlü göremediklerini, ama her gün başka bir şehirde gezdiğini medyadan takip ettiklerini belirten Ankaralılar, tepkilerini şöyle aktardılar: “Mansur Yavaş yıllarca bu belediye başkanlığı için kapılar aşındırdı. MHP’den aday oldu seçilemedi. Sonra MHP’den ayrılıp tam tersi bir siyasi partiye, CHP’ye geçti. Oradan aday oldu. Aday olduktan sonra ise sanki hevesi geçmiş görünüyor. Gözü daha yükseklerde. Bırakın makamında bulunmayı, Ankara’da bulunamıyor. Kendisine ulaşılamıyor. Sonra medyadan, başka şehirlerde parti gezilerinde olduğunu görüyoruz. Belediye başkanı mı turist mi belli değil. Her sağanak yağışta yollar nehre dönüyor. Alçak mahalleleri sel basıyor. Sokaklar köstebek yuvasına döndü. Her gün birkaç yerde su boruları patlıyor. Gaz sızıntıları oluyor. Yangınlar çıkıyor. Ulaşım aksıyor. Su deseniz bir yıl içinde yüzde 100 zamlandı. Türkiye’nin en pahalı suyunu içiyoruz. O da temiz değil. Böyle Ankara Büyükşehir Belediye başkanlığı gibi önemli bir görev ihmal kabul eder mi? Burası başkent Ankara. Buraya hizmet edecek olan göreve talip olsun. Gözü dışarıda insanın yapacağı bir iş değil bu.”
Türkiye'nin en pahalı suyu
Akit’e konuşan Başkentlilerden emekli Ahmet Y. şunları dile getirdi: “Ankara’da vatandaşlara ‘suyu 2 kuruş yapacağım’ vaadiyle seçimi kazanan Mansur Yavaş, bırakın suyu 2 kuruşa düşürmeyi, Türkiye’nin en pahalı suyu haline getirdi. Suya 1 yılda yüzde 100’e yakın zam yapılır mı? Ama Mansur Yavaş bunu bize yaptı. Şimdi suyun metreküpüne 40 lira ödüyoruz. O da temiz değil. Çeşmelerden akan su leş gibi kokuyor. Çocuklarımız her hafta ishal oluyor. Resmen sağlığımızla oynuyor.”
Her yağmurda yollar teslim
Mamaklı Ali Y. de, her yağmur yağdığında kentteki yolların nehre döndüğünü belirterek, şunları ifade etti: “Ankaralı Allah’a emanet. Mansur Yavaş’ın zaten Ankara’da durduğu yok. Bir insan seçildikten sonra bir tane göze görünür, elle tutulur icraat yapmaz mı? Resmen çalışmamak için göreve talip olmuş. Yağışlarda bazı rögar kapakları yerinden çıktı. Şimdi kapakların yeri araçlar ve insanlar için tuzağa dönüştü. Aylarca bir rögar kapağı bulunup yerine takılmaz mı? Yazıklar olsun. Ona oy veren ellerimiz kırılsaydı keşke.”
Çalışanlara zam hayal oldu
İşinden olma korkusuyla adının kısaltılmış halini bile yazmamamızı isteyen bir belediye çalışanı ise, şunları anlattı: “Mansur Yavaş göreve geldiği andan itibaren bizler için kabus dolu günler başladı. Maaş zamlarını kuşa çevirdi. Maaş ve özlük haklarında partizanca ayrımcılık yapıyor. Kimi zam alıyor, kimi alamıyor. İkramiyeler ise senelerdir artık bir hayal. Gökçek döneminde belediyede çalışmak bir övünç konusuydu. Herkes gıptayla bakardı. Şimdi herkes bize acıyarak bakıyor. Borç harç ayakta kalmaya çalışıyoruz. Kendisinin ise Ankara’da durduğu yok. Sanki çok başarılı bir başkanmış gibi şehir şehir gezip caka satıyor. Ne acı...”
Yükümlülükleri ihmale gelmez
Konuya ilişkin Akit’e değerlendirmede bulunan Avukat Tamer Mahmutoğlu da şunları söyledi: “5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 37. maddesinde belediye başkanının belediye tüzel kişiliğinin başı ve temsilcisi olduğu, aynı kanunun 38/a maddesinde belediye başkanının belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla belediye hizmetlerinin aksamasından birinci derece yükümlülüğü olan belediye başkanının Belediye Kanununda belirtilen yükümlülüklerini ihmal edici her türlü davranıştan kaçınması kanun gereğidir. Nitekim Belediye Kanunu kapsamında belediye başkanına öngörülen yükümlülüklerin ihmal edilmesi halinde İçişleri Bakanı tarafından gerekli işlemlerin yapılacağı da anılan kanunda öngörülmüştür. Bu itibarla halka hizmet etmek için kendisine yine halk tarafından verilen makamları bırakıp belediye başkanlığı görevi dışında işlerle ilgilenmek belediye hizmetlerini aksatacağından Bakanlık tarafından konuya dair denetlemelerin yapılması kaçınılmazdır.”