Bayramın kaçıncı günü kabir mezarlık ziyareti yapılır? Bayramda kabristan ziyareti yapılır mı?
Ramazan bayramı sebebiyle sevdiklerinin mezarlıkları ziyaret edecek olanlar ‘Bayramın kaçıncı günü kabristana gidilir?’ sorusunun cevabını araştırıyor. Peki, bayramda mezarlığa gidilir mi?
2 Nisan’da başlayan ramazan ayı 2 Mayıs’ta yerini şevval ayıyla birlikte ramazan bayramına bıraktı. Bayram sebebiyle kabristan ziyaretinde bulunmak isteyenler ise ‘Bayramın kaçıncı günü mezarlıklara gidilir?’ sorusunun cevabını araştırıyor.
Bayramın kaçıncı günü kabir mezarlık ziyareti yapılır? Bayramda kabristan ziyareti yapılır mı?
Peygamber Efendimizin (s.a.v) cuma, cumartesi arefe ve bayram günleri kabir ziyaretlerinde bulunduğuna dair rivayetler bulunuyor. Bayramın illa şu gününde kabir ziyareti yapılacak diye bir durum söz konusu değil. Arefe ve bayramın dilediği günlerinde kabirler ziyaret edilebilir.
Kabir ziyaretlerinde nelere dikkat edilmelidir?
Mezarlıkların ziyaret edilmesi, bu vesileyle ölümün hatırlanması ve orada yatanlardan ibret alınması dinimizin tavsiye ettiği hususlardandır.
Kabir ziyaretinde bulunan kişi, ahireti hatırlamalı, dünyanın geçici olduğunu ve bir gün kendisinin de öleceğini düşünmelidir. Hz. Peygamber (s.a.s.), geceleri Baki’ kabristanına gelir ve “Müminler yurdunun sakinleri, sizlere selam olsun. İnşaallah biz de size katılacağız. Bizler ve sizler için Allah’tan afiyet dilerim; Allah’ım, Baki’ kabristanında bulunanları bağışla.” (Müslim, Cenâiz, 102) diye dua ederlerdi. Kabir ziyaretinde bulunan kişinin ölü için dua etmesi ve Kur’an okuyarak sevabını orada bulunanların ruhlarına bağışlaması uygun olur.
Ancak, kabir ve türbe ziyaretlerinde İslam’ın özüne ve tevhid anlayışına ters düşen, itikâdî bakımdan da zararlı olan tutum ve davranışlardan uzak durmak gerekir. Kabrin başında yüksek sesle ağlayıp gürültü yapmak, kabrin parmaklık ve taşlarını öpmek, onlara sarılıp ağlamak İslam ile bağdaşmaz. Türbelerde yatan kişileri beşer üstü varlıklar olarak görmek; bu zatların duaları kabul ettiğine, ilâhi kudretlerinin olduğuna inanmak doğru olmadığı gibi, bir kısım ihtiyaç ve dilekleri onlara arz etmek, kendilerinden medet ummak, bu ziyaretleri dinî bir vecibe gibi telakki etmek; bez bağlamak, mum yakmak, kurban kesmek, şeker vb. yiyecek maddeleri dağıtarak onlardan yardım dilemek gibi davranışlarda bulunmak da, tevhid dini olan İslam’la bağdaşmaz. Ölen kişilerden medet ummak ve onlardan bazı şeyler beklemek iman açısından tehlikeli bir davranıştır.