Bay Kemal’i dinleseydik çeyrek asır gerideydik
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Türk halkını, başörtüsü zulmü, EYT bataklığı, IMF boyunduruğu ve batık banka kamburlarıyla baş başa bırakan zillet yandaşları, bir yandan bunları tek tek çözen iktidarın hizmetlerinden nemalanmaya çalışırken, diğer yandan projelendirilen dev yatırım ve eserlerin önünde takoz olmaya çalışıyor. Başta Kılıçdaroğlu olmak üzere zillet avanesinin yapılmaması için ayak diretip algı yürüttüğü proje, hizmet ve eserler hayata geçirilmese, Türkiye bugün 20 yıl önceki ‘sorunlarla boğuşan’, ‘pısırık’, ‘kendine çizilen figüranlık rolüyle yetinen’ bir ülke olarak kalmaya devam edecekti.
ZEKERİYA SAY İSTANBUL
AK Parti iktidarının yıllardır birikip kangrene dönüşmüş sorunları çözmeye yönelik hamlelerine ve Türkiye’yi daha yaşanılabilir kılmaya dönük her projeye karşı çıkan “İstemezük”çü zihniyet, siyasi rant devşirmek uğruna çok kirli bir algı operasyonu yürüterek sorunları çözen iktidarın hizmetlerine çöküyor. Son olarak KYK geri ödemelerinde farkların kaldırılması ve EYT mağduriyetinin çözümüne yönelik çalışmaları sahiplenen malum zihniyetin siyasi rant devşirmek için sarf ettiği, “Kılıçdaroğlu ne dediyse iktidar yaptı” söyleminin asparagas olduğu ortaya çıktı. AK Parti iktidarı hayra fren, şerre motor olmayı siyaset sanan zillet bileşenlerinin her dediğini yapsaydı, Türkiye 20 yıldır yerinde sayar, her alanda içler acısı halde olurdu.
CHP’nin dediği olmadı ülke şaha kalktı
CHP lideri Kılıçdaroğlu ve ufku dar siyasetçilerin takoz olmasına rağmen, Başkan Erdoğan’ın ileri görüşlülüğü sayesinde hayata geçirilen prestij proje ve hizmetlerden bazıları şöyle:
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Ya hasta yoksa ne yapacağız” şeklinde komik savlarına rağmen 18 ilde şehir hastaneleri açıldı.
Muhalefetin “araç garantisi mi verilir” sözleriyle baltalamaya çalıştığı Osmangazi, Yavuz Sultan Selim ve Çanakkale Köprüleri tamamlanarak milletin hizmetine sunuldu.
“Hizmet değil göçü hızlandırır” denilerek karşı çıkılan Hızlı Tren projeleri ile Türkiye demir ağlarla örüldü.
Tamamlandığında dünyanın en büyük nükleer güç santrallerinden biri olacak Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) 4’üncü güç ünitesinin inşaat çalışmaları, “Enerjide en ciddi tehlike Akkuyu” sözlerine rağmen kısa süre önce başladı.
Kılıçdaroğlu’nun “Türkiye bataklıktan çıkmalı” sözlerine rağmen kararlı duruşundan taviz vermeyen Türkiye, sınır ötesinde icra ettiği Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekatlarıyla terör yuvalarını temizledi.
Yunanlılarla aynı dili kullanarak “Mavi Vatan diye bu 200 mile kadar uzanan alanı da kendi egemenlik alanınız olarak görürseniz, o zaman saldırgan ve yayılmacı bir algı yaratırsınız” ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu’nun dış politika başdanışmanı Ünal Çeviköz’e rağmen Türkiye, Libya’da istediğini aldı, Mavi Vatan’ın sınırlarını çizdi.
Kılıçdaroğlu’nun sözleri ciddiye alınsaydı, 6-7 Eylül Kobani Olayları’nın hesabı sorulmaz, “Boşu boşuna yatıyorlar içeride” dediği terör tutuklusu Selahattin Demirtaş ile Kızıl Soros lakaplı Osman Kavala içeride olmazdı.
Heykel değilse hizmet değil
Heykel dışında hizmet tanımayan, törenle musluk açılışı yapan CHP ve avanelerinin “gereksiz” bulmasına rağmen Ayasofya Camii ibadete açılarak, Hilalin Haça karşı üstünlüğünün ezeli ve ebedi sembolü olan kutlu mabette ezan sesleri yükseldi.
“S-400’leri kimin için kullanacağız?” diyen Kılıçdaroğlu dinlenseydi, S-400’ler alınmazdı.
Muhalefetin sözlerine göre hareket edilseydi, ‘oyuncak uçak’ benzetmesinde bulunan, gerçekte ise dünya savaş doktirini değiştiren yerli ve milli SİHA’larımız üretilmezdi.
Muhalefete kalsa Ukrayna-Rusya savaşında tarafsız kalınmaz, Finlandiya ile İsveç kayıtsız şartsız NATO’ya alınırdı.
17-25 Aralıkta operasyonunda ve 15 Temmuz darbe girişiminde tutklanan FETÖ’cü hainlerin hepsi tahliye olur, FETÖ yeniden devleti ele geçirirdi. KHK ile ihraç edilenler göreve iade edilerek, yüklü tazminatlar ödenirdi.
CHP’ye kalsa Avrupa’da önemli havalimanlarını geride bırakan ve rekor üstüne rekor kıran İstanbul Havalimanı projesi gündeme bile gelmezdi.
Malum zihniyet, Türk bilim insanları tarafından üretilen yerli ve milli aşı Turkovac’a karşı kirli bir operasyon yürüterek, “Ortada bir aşı yok, aşı olduğu iddia edilen bir solüsyon var” söyleminde bulundu.
Yerli otomobil projesini hedef alan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, deneme üretimi başlayan TOGG için, “Otomobil üretiyoruz’ dediler. Hani nerede? Milleti kandırmak için” ifadelerini kullandı.
CHP, Çökme siyaseti yürütüyor
AK Parti Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Dr. Mehmet Sarı, “CHP demek kalitesizlik demektir. CHP demek, Türkiye’nin hayrına olan her hizmetin karşısında olmak demektir. CHP demek, siyaseti yıkım siyaseti demektir. Bunlar Türkiye’nin hayrına olan hiçbir meseleye destek vermezler. Türkiye’nin gerek iç gerekse uluslar arası dış siyasetinde hiçbir zaman ulusla saf tutmazlar. Garazları ve kinleri o derece büyük boyutta ki, düşünün; ‘Ak Parti dünyanın en iyi işini yapsa da bizim bunu alkışlayacak halimi yok” diyerek bizim yapacağım hizmetleri onaylamayacaklarını söylediler. Türkiye’nin önünü açan, bölgesinde varlığını, vatanın ve milletin egemenliğini inşa noktasında her türlü girişimin önünde engelleyici rol oynadılar. Diğer yandan, devletimiz her alanda maksimum düzeyde hizmetler sağlıyor. Ama tüm bu gelişmeler ortadayken CHP’nin dönüp dolaşıp siyaset yapıyor görünerek AK Parti’nin hayata geçirdiği tüm hizmetlere çökme girişiminde bulunuyor. ‘Bunları biz önerdik’ diye, ‘Biz öncü olduk’ diye, utanmadan sıkılmadan bunları siyaset diye milletin önüne getiriyorlar. Milletimizin bunların farkında olduğunu düşünüyorum. Bu kirli siyasetin, bu çökmeci siyasetin toplumda bir karşılığı olmadığını ifade ediyorum” dedi.
Takoz siyasetinden fayda gelmez
Bu kalitesiz muhalefet siyasetinin vatana ve millete bir hayrının olmayacağını ifade eden Sarı şöyle devam etti: “Biliyorsunuz, Suriye’ye yönelik sınır ötesi operasyonlara, ‘Ortadoğu bataklığına adımınızı atmayın, sakın girmeyin” diye bağıran Kılıçdaroğlu, YPG-PKK’nın Türkiye’ye füzeler attığı dönemde sessiz kaldı. Bunların yaptığı takoz siyasetidir. Engelleme siyasetini yol olarak benimsemiş durumdalar. Türkiye Akdeniz’deki egemenlik haklarını kullandığında, Mavi Vatan’daki enerji kaynaklarına ulaşmaya çalıştığında, zihni bulanık siyasetin peşinde olan CHP ve bunların temsilcileri söylemleriyle bunu engellemeye çalışıyor. ‘Cihatçıları taşıyorsunuz’ diyerek hem de uluslar arası hukuk bağlamında Türk devletini mesuliyet altına sokacak beyanların parçası oluyorlar. Bu kirli siyasasetleriyle bunların millete ve vatanımıza bir faydaları dokunmaz. Bu takoz siyasetinden Türkiye’ye bir fayda çıkmaz.”
