Başbağlar Köyü Yardımlaşma Derneği Eski Yönetim Kurulu Başkanı Şerif Gül, 1993 yılının anaların babaların ağladığı, köylerin yakılıp yıkıldığı bir yıl olduğunu belirterek, “O yıllarda en ağır bedeli de Başbağlar köyü olarak bizler ödedik, 33 canımızı şehit ettiler, Başbağlar sıradan bir katliam değildir” dedi
Başbağlar Köyü Yardımlaşma Derneği Eski Yönetim Kurulu Başkanı Şerif Gül, Başbağlar’ın planlı bir katliam olduğunu söyledi. Gül, 5 Temmuz 1993 tarihinde yaşananları gazetemize anlattı. Gül, “Akşam ezanını müteakip köyümüzü bastılar. 700 senelik köyümüzü haritadan silmek istediler. 210 hanemizi yıktılar. İçinde bulunan 700 senelik eşyalarımızı kül ettiler. Büyük baş ve küçükbaş hayvanlarımızı yakarak telef ettiler. En üzücü hadise ise 33 canımızı şehit ettiler. Başbağlar katliamı sıradan basit bir terör olayı değildi. Tamamen daha önceden planlanmış bir katliamdı. Başbağlar katliamı Türkiye’nin üzerinde oynanan oyunların bir parçasıydı. Türkiye’nin kalkınmasını engellemek için barış ve huzurumuzu bozmak için her türlü kalleşçe oyunları oynadılar. Dış güçler masa başında oturup devamlı senaryo yazıp, ‘Türkiye’yi nasıl parçalarız’ diye plan kurdular. Maalesef içimizde doğup büyüyen vatan hainleri, bunların oyunlarına gelerek senaryoyu uygulamaya başladılar ve tam 10 sene devam ettiler” dedi.
BİZİ BİRBİRİMİZE DÜŞÜRMEK İSTEDİLER
“Sivas’ı yakanlarla Başbağlar Köyü’nü basanlar da aynı güçlerdir” diyen Şerif Gül, “Başbağlar katliamından sonra Türkiye sanki hiçbir şey olmamış gibi süt liman oldu. Hiç kimsenin sesi çıkmaz oldu. Bizler Başbağlar Köyü halkı olarak Türkiye’nin üzerinde oynanan oyunların farkındaydık. Bu oyunlara gelmedik. Dik durduk. Eğer bizler bu oyuna gelseydik Alevi-Sünni çatışması başlayıp iç savaş çıkabilirdi” diye konuştu.
