Ele geçirdikleri belediyelerin imkânlarıyla siyasi kampanya yürüten, rüşvet paralarıyla CHP’de parti içi darbe yapan, algı oyunlarıyla toplum mühendisliğine soyunan Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in, ‘mutlak butlan’ kararı sonrası, toplumsal tabanı olmadığı ortaya çıktı.
Buğra Kardan İstanbul
Belediyelerin imkânlarıyla siyasi kampanya yürüten, rüşvet paralarıyla CHP’de darbe yapan, algı oyunlarıyla toplum mühendisliğine soyunan Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in balonu söndü. İstanbul’u yağmalayan çetenin lideri konumundaki İmamoğlu, Silivri’de yargılandığı duruşma salonunu dolduramazken, kirli delege pazarlığıyla oturduğu CHP Genel Başkanlık koltuğundan ‘mutlak butlan’ kararıyla kalkmak zorunda kalan Özel’in siyasette karşılığının olmadığı ortaya çıktı.
ÖZEL-EKREM İKİLİSİ BUTLAN OLDU!
CHP yönetimini Kemal Kılıçdaroğlu’na bırakmamak için her yolu deneyen, kendisini makam odasına kilitleyen, tahliye tebligatını yırtarak gerilimi tırmandıran ve kaos çağrıları tutmayınca Genel Merkez’i apar topar terk eden Özel’in toplumsal tabanı olmadığı anlaşıldı. CHP’nin başında olduğu dönemde yandaşlarını sokağa davet eden ve ekonomiyi durdurma tehditleri yapan Özel, yaklaşık 3 yıldır gündemde olan mutlak butlanla ilgili “A, B, C, D, E planı olduğunu” iddia ettiği hâlde Genel Merkez binasından kovulduktan sonra resmen sokakta kaldı. Gidecek bir yeri olmayan, CHP tabanından destek bulamayan ve provokatif çağrılara rağmen sokağa dökecek yandaş bulamayan Özel’in vaziyeti “Ekrem gibi o da butlan oldu” yorumlarına yol açtı.
PEŞİNDEKİ KÜÇÜK GRUP DA DAĞILIR
CHP’de olan biteni Akit’e değerlendiren AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, şunları söyledi: “Mutlak butlan kararının çıkmasının ardından CHP’de çok vahim bir tablo belirdi. Hakaretler, tekmeler, yumruklar havadaydı. Taraflar, birbirlerini ‘hain’ ve ‘hırsız’ olarak vasıflandırdı. Özel, İmamoğlu gibi mağduru oynamaya ve infial uyandırmaya uğraştı ama çuvalladı. Kılıçdaroğlu’nun destekçilerini CHP’den atacağını biliyordu. Bu nedenle direndi. Bir nevi CHP’den kopuşa zemin hazırladı. Mahkeme kararına uyması gerekirdi. Arkadaşları yalnız bırakılırdı ama siyaseten iflas etmezdi. İmamoğlu, tutuklandığında Özel ve ekibinin her yerde ‘Yargı eliyle bize operasyon çekiliyor’ iddiasını dillendirip durduğunu hatırlıyoruz. Bu iddianın boş olduğu kati iken iki önemli vakaya tanıklık edildi. Özkan Yalım skandalları ifşa edince Özel ve ekibinin boyaları döküldü. İkincisi de Kılıçdaroğlu’nun CHP’de dönen dolapları deşifre etmesiyle başlayacak. Millet de ‘Bu kadar olur mu’ diyecek. İmamoğlu gibi Özel ve ekibinin de itibarı dibe vuracak. Özel, sokaktan medet umuyor ama boşuna. Çalıp çırpanların cümlelerine bakan, dışarı çıkan olmaz. CHP’den kapı dışarı edilen Özel için yolun bittiği muhakkak. A, B, C, D, E planının olmayan Özel’in peşine küçük bir grubun takıldığı belli. Böyle giderse Ekrem gibi esamisinin okunmayacağı şüphesiz.”
ALGICILAR DUVARA ÇARPTI
AK Parti Bingöl Milletvekili Zeki Korkutata da şunları dile getirdi: “Mutlak butlan kararının ardından ortaya çıkan tablo Türkiye’deki muhalefet krizini bir kez daha gösterdi. Özgür Özel ‘A planımız var, B planımız var’ diyordu. Ancak anlaşıldı ki ortada devlete, millete ve demokrasiye güvenen güçlü bir siyasal hazırlık değil; sokak gerilimine dayalı bir refleks siyaseti varmış. Kılıçdaroğlu-Özel kavgasıyla CHP’de ‘suni liderlik’ tartışması da açığa çıkmıştır. Yıllardır medya ve sosyal medya üzerinden oluşturulan algı ile toplumsal gerçeklik arasındaki fark netleşmiştir. İmamoğlu’nun duruşma salonlarını dolduramaması, Özel’in beklenen toplumsal mobilizasyonu sağlayamaması bize dijital dünyada oluşturulan siyasi köpük ile milletin gerçek teveccühünün aynı şey olmadığını göstermiştir. Bugün CHP yönetimi ciddi bir temsil krizinin içindedir. Çünkü toplum artık slogan değil proje, gerilim değil istikrar, popülizm değil devlet ciddiyeti görmek istemektedir.