Bakan Tekin’in tespiti foncuları çılgına çevirdi: “CHP, FETÖ istilasına tabi tutulmuştur”
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, CHP’li Ekrem İmamoğlu'nun geçmişteki şüpheli eğitim kariyeri ile yatay geçiş oyunlarını örnek göstererek yaptığı "CHP, FETÖ istilasına tabi tutulmuştur" tespiti fondaş medyada ve parti yönetiminde büyük bir infiale yol açtı. İtiraf niteliğindeki bu tarihi gerçekler karşısında köşeye sıkışan, CHP genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'ndan rahatsız olan Özgür Özel'i destekleyen avanelerden biri olan sözde CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise seviyeyi düşüren, pişkin açıklamalarla konuyu perdelemeye çalıştı.
İmamoğlu’nun şaibeli geçmişi deşifre olunca fondaş medyada deprem koptu. Türk siyasetini ve muhalefeti dizayn etmek isteyen gizli şebekelerin CHP üzerindeki operasyonları, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yaptığı sarsıcı açıklamalarla bir kez daha gün yüzüne çıktı. Ekrem İmamoğlu’nun 1980’li yıllarda Trabzon’daki FETÖ okullarından Kıbrıs’a uzanan ve oradan Türkiye’deki üniversitelere yapılan gizemli yatay geçiş sistemini "Bu net bir projedir" diyerek deşifre eden Bakan Tekin, ana muhalefet partisinin şu an tamamen bir istila altında olduğunu vurguladı. Yeşil Vadi filmindeki "Tosun Paşa" benzetmesiyle CHP'yi arkadan yöneten gizli bir elin varlığına dikkat çeken Tekin'in bu sözleri, partiyi finanse eden kanallarda ve fondaş medyada büyük rahatsızlık oluşturdu.
ÖZEL’İN AVANESİ DE RAHATSIZ OLDU
Bakan Tekin'in tarihe geçecek siyasi analizleri ve haklı uyarıları karşısında verecek somut bir cevap bulamayan CHP yönetimi, çareyi konuyu sulandırmakta ve hakaret diline sarılmakta buldu. CHP genel başkanlığı koltuğuna oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu'ndan rahatsız olup Özgür Özel'in arkasına hizalanan avanelerden biri olan sözde CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, partisinin içine sızan yapıyı temizlemek yerine, "Onlar için FETÖ özel bir şampuan... Kendilerini arındırdılar, istediklerine sıçratıyorlar" şeklinde haddini aşan ve ciddiyetten uzak bir savunma mekanizmasına sığındı. Bakan Tekin’in "Yarın bir gün pişman olup rüyadan uyanmak isteyeceksiniz" uyarısını görmezden gelen fondaş medya ise suçluluk psikolojisiyle bu çarpık sözleri manşetlerine taşıyarak kirli ilişkilerin üstünü örtmeye çabaladı.
“CHP, FETÖ İSTİLASINA TABİ TUTULMUŞTUR”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, CHP'ye yönelik FETÖ istilası altında vurgusunda da bulunarak açıklamaları şöyle sürdürdü:
'İlk Meclis'teki bütçe görüşmemde, o zamanki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ile ilgili olarak bir şey söyledim ben sorular üzerine. Dedim ki; Türkiye'de 1980'li yıllarda daha özel okullar yokken, FETÖ bir tehdit değilken bir adam Trabzon'da özel okul kuruyor. Ve bu özel okulu kuran adam sonra, kimsenin... 1980'li yıllar, yani benim üniversite sınavına girdiğim 88-89'dan bahsediyorum. Ve bizim aklımıza... Burada hiç kimsenin çoluğu çocuğu 'Kıbrıs'a gideyim, Kıbrıs'ta okuyayım, oradan yatay geçiş...' Bu, o zaman kimsenin aklına gelen bir şey değildi, kimsenin bildiği bir şey de değildi. Düşünebiliyor musunuz; FETÖ'nü özel okulunu Trabzon'da kuran ailelerin çocuğu Kıbrıs'ya gidiyor, sonra Kıbrıs'tan Türkiye'deyken asla kazanamayacağı bir okula yatay geçiş yapıyor. Şimdi bunun bir proje olduğunu düşünmek için çok aşırı zeki olmaya gerek yok arkadaşlar, herkesin görebileceği bir şey. Bakın, şu anda Cumhuriyet Halk Partisi, FETÖ istilasına tabi tutulmuştur. Şu an Cumhuriyet Halk Partisi'ni tekeline almaya çalışan yapı, FETÖ yapısıdır diyordum ben, itiraz ediyorlardı. E şimdi kendileri söylüyorlar. O zaman ben diyordum ki; hepiniz seyretmişsinizdir, Kemal Sunal'ın bir filmi var 'Yeşil Vadi' diye. Yeşil Vadi'de Şener Şen... Evet, Seferoğulları'yla Tellioğulları kavga ediyorlar. Kavganın konusu; Yeşil Vadi'yi kim alacak, valinin kızını kim alacak? Şener Şen akıllara durgunluk veren bir kurgu yapıyor. 'Mısır'dan Tosun Paşa gelecek' diyor, 'Tosun Paşa da benim arkadaşım' diyor ve kendi hizmetçileri Kemal Sunal'a Tosun Paşa rolünü veriyor, giydiriyor. Ben bu benzetmeyi yapmıştım. Demiştim ki; Cumhuriyet Halk Partisi'ni yöneten birisi var. O, birine Tosun Paşa kıyafeti giydirdi, genel başkan yaptı ama arkada onu başkası yönetiyor. Sizi uyarıyorum; Yeşil Vadi de, valinin kızı da size kalmayacak, başkası alacak. Bunları söylerken diyordum ki yine; bakın ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin haline üzülüyorum. Bir siyaset bilimci olarak, Türk demokrasi tarihi çalışan bir kişi olarak üzülüyorum. Yarın bir gün bunların farkına varacaksınız ve Tanju Okan'ın şarkısındaki gibi 'Öyle sarhoş olsam ki, her şey bir rüya olsa, unutarak uyansam' diyeceksiniz. Şu an Cumhuriyet Halk Partisi aynı günleri yaşıyor.'
