Bakan Çavuşoğlu: Bugün adayım diye çıkan bazı kişiler...
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Bugün adayım diye çıkan bazı kişiler 'YPG terör örgütü değildir' diyor. Terör örgütü değildir de nedir?” ifadelerini kullandı.
Bir dizi ziyaretler ve ‘Hemşehri Dernekleri Buluşması’ programı için Eskişehir’e gelen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bir otelin toplantı salonunda sivil toplum temsilcileri, partililer ve hemşehri derneklerinin üyeleri ile bir araya geldi. Düzenlenen programa AK Parti Eskişehir Milletvekili Emine Nur Günay, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nabi Avcı, AK Parti Eskişehir Milletvekili Harun Karacan, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Süleyman Reyhan, Cumhur İttifakı’nda bulunan partilerin yöneticileri, birçok önemli isim ve vatandaşlar katıldı. İftar yemeğinden önce katılımcılar okunan Kur'an-ı Kerim tilavetini dinledi. Çavuşoğlu, burada katılımcılarla birlikte orucunu açıp iftar yaptı.
“Türkiye'de koalisyonlar dönemi bitti”
Burada yaptığı konuşmada seçimlere dair de konuşan Çavuşoğlu, "Türkiye'de koalisyonlar dönemi bitti" dediği konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bugün herkes Türkiye'de seçimlerin ne zaman yapılacağını konuşuyor. Konuşmuyor bile. Beş senede bir olacağını biliyor. Yerel seçimlerde yani bir erken seçim bir seçim tarihinden önce bir şey olacak da Allah korusun bir belediye başkanımız ayrı ruhsal ya da bir sebepten dolayı vefat etmediği sürece konuşulur mu? Olsa bile kendi içinden seçilir. Türkiye'de koalisyonlar dönemi bitti. İşte görüyoruz koalisyonla yönetilen en güçlü Avrupa ülkelerine. Ben şimdi 9 sene oldu, toplam Avrupa Birliği Bakanı olarak, 8 seneyi geçti Dışişleri Bakanı olarak. Sadece İtalya'da 8’den fazla Dışişleri Bakanıyla çalıştım. Her 2 senede bir, 1 senede bir, 1,5 senede bir hükümet değişiyor. Bir tek Fransa istikrarlı. İşte İngiltere kaç tane başbakan değişti? Şurada son 1 sene içinde 3 başbakan değişti. Cumhurbaşkanımız hatırlamıyordu kaç tane başbakanla çalıştığını. Maalesef öyle koalisyonla yönetilen ülkelerde böyle oluyor. Ama ülkemizde istikrar var. Bunun kıymetini bilelim.
Şimdi birileri çıkıyor. Yok şu sisteme döneceğiz, yok bu sisteme döneceğiz. Türkiye'nin bundan geri dönmesi mümkün değil. Bir kere halkımız izin vermez. Neymiş efendim de Cumhurbaşkanı tekrar meclis geçecekmiş. O günleri de gördük. 367’yi dayattılar bize ilk dönemde. Öyle değil mi? Dayattılar. Anayasa Mahkemesi karar verdi. Yani bir nevi orada kimlerin devrede olduğunu biliyoruz biz. Oysa meclis içtüzüğü ve anayasa açık, açılış için 3’te 1 çoğunluk yeter. Neymiş efendim de 3’te 2 olması lazım. O zaman meclis hiçbir zaman açılamaz. Meclisin çıkardığı hiçbir karar geçerli değildir. Eğer bu mantıklı olsaydı. Yani millet elindeki gücü bu şekilde doğrudan gücü zaten vermez. Çünkü doğru olmadığına inandığı için izin vermez. Yoksa milletvekillerini seçiyor, meclise gönderiyor. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir dediği çatının altında milletvekillerinin de milletimizi iyi temsil etmesi önemli. Ama yönetim sistemi başka bir şey. Yani bizim ülkemizin o karanlık, o çalkantılı günlere gitme lüksü yok. Öyle bir dönemde hizmet etmek mümkün değil. Bakıyorum bizim dışişleri bakanlarına 3 ay, 4 ay, 5 ay. Hepsi kıymetli insanlar. Bir sene yapana şanslıymış diyoruz. Öyle mi? Ya ben şu anda Cumhuriyet tarihi döneminde en uzun Dışişleri Bakanlığı yapan 2’nci kişiyim.”
"Bize karşı olun ama Türkiye'ye karşı olmayın"
Türkiye’nin küresel konumunu devam ettirmesi için topyekûn diplomasi yapılması gerektiğinin altını çizen Çavuşoğlu, “Türkiye'nin dünyada küresel konumunu devam ettirmesi için topyekun diplomasi yapmamız lazım. Tıpkı devlet, millet el birliğinde her konuda beraber çalıştığımız gibi. Bunun başka seçeneği yok. Başka türlüsü olmaz. Dolayısıyla böyle 7’li koalisyonmuş yok 8’li koalisyonmuş, yok kanun hükmünde kararnameyle girenleri çıkaracaklarmış olmaz. Biz bunu söyleyince de rahatsız oluyorlar. Niye rahatsız oluyorsunuz? Ben söylemiyorum ki, genel başkanınız kanun hükmünde kararname ile atılanları işlerine geri getireceğim, diyor. Şimdi benim FETÖ'yle bağlantısı kesinleşmiş, Bakanlığımızda komisyonla ve kanun hükmünde kararnameyle uzaklaştırılmış ve birçoğu da yurt dışına kaçmış, 630 FETÖ'cüyü getireceksin. Bu devletin sırrı ne olacak? Bunların sadakati devlete millete mi? Değil. Bunları siz söylüyorsunuz. Ben söylemiyorum. Kimi çıkaracaksınız o zaman? Onu söyleyeyim. PKK'lıları mı çıkaracaksınız? FETÖ'cüleri mi çıkaracaksınız? Daha açık konuşun daha açık. Ne kazancımız varsa karşı çıkıyorsunuz. SİHA'ya da karşı çıkıyorsunuz. Bakacağız, durduracağız, soruşturacağız. Nesini soruşturuyorsun? Eski zihniyet, o devrimi engelleyen zihniyet hortlamak üzere. İnsan iktidara karşı olur da ülkenin kazanımlarına karşı olmaz. Ben onları hep mecliste yalvarıyorum. Bize karşı olun ama Türkiye'ye karşı olmayın. Türkiye'nin çıkarlarına karşı olmayın kardeşim. Cumhur İttifakı Türkiye sevdasıyla bir kurulmuş bir ittifaktır. Aramıza yeni arkadaşlarımız yeni partiler de katıldı. Bize güç veren Türkiye sevdası. Devletimizi, milletimizi, hedeflerine ulaştırmak için. Çıkar ittifakı yok bizde. ‘Maalesef Türkiye Azerbaycan'a yardım etti’ diyenlerden bir şey olmaz bu memlekete. Bize aferin desinler diye siyaset yapanlardan bu memlekete bu millete bir fayda gelmez. Vallahi gelmez, billahi gelmez. Yani bunların öyle bir derdi de yok zaten. İHA'lara, SİHA'lara karşı çıkanların derdi ne? Yine yurt dışına bağımlı mı kalalım? Biz bugün yüzde 80’e çıkarmasaydık yerlilik ve millilik oranının bir tane SİHA'yı bile uçuramazdık. Çünkü vermek istemiyorlar. Mesela Kanada, önce kamerayı vermiyordu, istemiyordu. Şimdi motorları da vermek istemiyor. Kanada'nın bizimle ne derdi var? Hiçbir derdi yok. Ama Azerbaycan Karabağ'ı geri aldı diye rahatsızlar. Biz bunlara mı hizmet edeceğiz? Kimisi diyor ki Suriye'den çekileceğiz. Suriye'nin sınır toprak bütünlüğünü tanıyoruz da bugün Suriye'den çekildiği zaman bu boşluğu kim dolduracak? PKK'ya, YPG'ye operasyon yapmayın, diyor. Ne işiniz var diyor Suriye'de. YPG'yle PKK'nın teröre destek verdiği halde aynı örgüt olduğu Amerika'nın resmi kaynaklarında var. Resmi raporlarında var. Ama bugün adayım diye çıkan bazı kişiler 'YPG terör örgütü değildir' diyor. Terör örgütü değildir de nedir? Her gün oradan saldırıyor. Okullarımıza roket attılar. Öğretmenlerimiz, çocuklarımız şehit oldu, askerimiz şehit oldu, polisimiz şehit oldu. Kim yaptı bu saldırıları? Bunu yapanlara terörist denmez de ne denir? Kusura bakmasınlar. Onlar bunlardan rahatsız olabilir. Ama biz onları rahatsız devam edeceğiz. Türkiye'den rahatsız olanlara biz de rahatsız etmeye devam edeceğiz. Ama milletimiz her şeyi görüyor. Her şeyi biliyor. Ve 14 Mayıs demokrasi bayramıdır. Milletimiz sandığa gidecek. Biz 14 Mayıs’a kadar hepsi her şeyi söyleyeceğiz. Herkes söyleyecek hakkıdır. Ama kararı milletimiz verecek. Milletimiz hangi kararı verirse herkes de onu kabul edecek” dedi.
“Her seçimde olduğu gibi seçimlerimiz şeffaf olacak”
Son olarak 14 Mayıs'ta gerçekleşecek olan seçim ilişkin Çavuşoğlu, “Ve biz seçimlerin gözlemlenmesi için de Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) yine bizim kendi bölgesel örgütlerimiz de var. AGİT parlamenter gibi birçok gözlemci kuruluşu davet ettik. Her zaman olduğu gibi her seçimde olduğu gibi seçimlerimiz şeffaf olacak. Seçimlerimiz demokratik olacak. Ama 2 tane HDP, PKK'ya destek veren, daha önce izin vermediğiniz gözlemci siyasi partilerin kontenjanından Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Gözlem Heyeti’ne dahil olmuş. Daha önce de uyardık, tekrar uyardık, yine koymuşlar. Daha önce olduğu gibi o ikisi buraya geldiler. Çünkü HDP, PKK propagandası yaptılar. Yani bu sefer de onların da ülkemize girmesine izin vermeyeceğiz. Çünkü onlar gözlemci olarak gelmiyorlar, provokatör olarak geliyorlar. Avrupa Konseyi'nde 11 yıl görev yaptım. Objektif dengeli olması gerekiyor. Bir kurumun itibarı da en az ülkelerin itibarı kadar önemlidir. Çünkü o kurumlarda hepimiz hep birlikte çalışıyoruz.” dedi.