İslâmî hayat tarzımızın şekillendirdiği evlerimiz Anadolu’da köy evleri, yakın zamana kadar genellikle kerpiçten yapılmış ve üstü toprak örtülü, düz damlı hemen hemen birbirinin aynıydı.
60’lı yıllardan sonra duvarı tuğla, damı “marsilya” kiremitli evler yaygınlaşmaya başladı. Şehir ve kasaba evlerinde ise durum çok farklıydı..
Orta Anadolu ve Rumeli evlerinde durum genellikle şöyleydi: Kapıdan üstü açık bir avluya girilir. Bu avlunun etrafı duvarlarla çevrilidir. Bu evler genellikle iki katlıdır. Üç katlı olanları da görülür. Ama bu tip evlerin ikinci katları bir asma kat ve ara kattan ibarettir. Alt kat ahır, samanlık ve ambar gibi kısımlara ayrılır. Bu katta oturulmaz.
Avludan üst kata, üstü açık bir merdivenle çıkılır. Bazı evlerde iki merdiven bulunur. Bunların birisi haremlik, birisi ise selamlık kısmına çıkmak içindir. Merdivenden bir tarafı açık ve veranda gibi geniş bir sofaya çıkılır.
Ev halkı yaz günleri bu sofada oturur. Bazan geceleri de burada yatarlar. Selamlık olan evlerde bu sofalar bir bölme ile iki kısma ayrılmıştır. Bu sofalara, Anadolu’da her bölgede, değişik tabirler kullanılır. Serge, sergah, divanhane, yazlık, tahtaboş, hanay ve sofa gibi. Yazın ev halkının hayatı burada geçtiği için sokaktan geçenler ve komşular tarafından görülmemek için evin bahçe tarafına yapılmışlardır.
Bu sofaların önü açık ve üstü direklere oturan bir ahşap çatıyla kaplıdır. Soğuğu çok olan memleketlerde sofaların camekanla örtüldüğü görülür. Bunlara Rumeli ve Edirne evlerinde rastlanır. Fakat Anadolu evlerinde, özellikle Ankara evlerinde bu camekanlar çatıya kadar gitmeyip, hava ve güneş girecek kadar üst taraflarında açıklık bırakılır.
Sofaların bir tarafında sekiler, hatta bazılarında eyvanlar vardır. Bunların üzerlerine kerevet ve şilte konarak oturulur. Odalar bu sofanın bir tarafına dizilmişlerdir. Kapıları “yürdüm” denilen bir aralığa açılır. Oradan başka bir kapı ile sofaya geçilir. Kapıları küçüktür. Her odada, içeriye girince, dar ve odanın zemininden alçak odanın enince uzanan tuğla döşeli bir bölüm yapılmıştır. Burası ayakkabı çıkarmaya mahsustur. Seki/eşik altı veya papuç yeri diye tabir edilir. Her odanın bir ocağı ve bu ocağın yanlarında testi vs. koymak için küçük hücreleri ve bazılarında kapaklı dolaplar ve yüklükler vardır.
Odalar umumiyetle sokağa çıkıntılı olduğu için cephede ve yanlarda pencereler bulunur. Bu pencereler iki sıradır. Ve tabii pencereler ahşap kafeslidir. Odaların pencereleri önünde boydan boya bir sedir bulunur. Minder konularak yastık dayanır. Odanın bütün eşyası yere serilen halılar, sedir üstüne konulan minder ve yastıklarla pencerelere asılan perdelerden ibarettir..