• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Alper Tan yazdı: "ABD her yerden çekilecek, AB parçalanabilir!"

Yeniakit Publisher
2024-02-27 20:33:00 - 2024-02-27 22:20:28
Alper Tan yazdı: "ABD her yerden çekilecek, AB parçalanabilir!"

Stratejik Düşünce Enstitüsü Başkan Yardımcısı Alper Tan, bugünkü köşesinde dikkat çeken bir makale kaleme aldı.

Tan makalesinde, BM eski Genel Sekreter Yardımcısı Michael von der Schulenburg'ın ABD ve AB ile ilgili öngörüsünü analiz etti.

Alper Tan'ın yazısı şöyle:

Eski BM Genel Sekreter Yardımcısı Michael von der Schulenburg, 20 Şubat 2023 ve bir sene sonra 13 Şubat 2024 tarihli değerlendirmelerinde ABD, AB ve Ukrayna konularında çok çarpıcı tespitlerde bulunuyor. Ne dediklerine geçmeden önce kısaca onun profiline bakalım.

Michael von der Schulenburg kimdir?

Eski BM Genel Sekreter Yardımcısı Michael von der Schulenburg, 1969'da Doğu Almanya'dan kaçtı, Berlin, Londra ve Paris'te eğitim gördü ve 34 yılı aşkın bir süre Birleşmiş Milletler ve AGİT için “savaş veya iç silahlı çatışmalar” yaşanan birçok ülkede çalıştı. Çalıştığı ülkeler, genellikle kırılgan hükümetlerin ve/veya silahlı devlet dışı aktörlerin yer aldığı yerlerdi. Bunlar arasında Haiti, Pakistan, Afganistan, İran, Irak ve Sierra Leone'deki uzun vadeli görevler ile Suriye, Balkanlar, Somali, Sahel ve Orta Asya'daki daha kısa görevler yer alıyordu. 2017 yılında AUP adlı 'Barışı İnşa Etmek, Ulus Devleti Kurtarmak ve Birleşmiş Milletleri Kurtarmak Üzerine' kitabını yayınladı.

Schulenburg, 20 Şubat 2023 tarihli makalesinde(1) çok önemli ve orijinal tespitlerde bulunuyor. BM'deki geçmişi ve konu hakkındaki önemli uzmanlığı göz önüne alındığında söylediklerini özellikle ciddiye almak gerekir. Schulenburg, “Batı'nın, tüm barış çabalarına rağmen, Ukrayna'ya ne pahasına olursa olsun askeri destek vermesi konusunda BM Şartını ihlal ettiğini” söylüyor. Yani bu iddia, aslında Batılı ülkelerin suç işlediği anlamına geliyor.
ÖNE ÇIKAN VİDEO

Onun bu konudaki argümanına gelince:

Şöyle soruyor: "BM Şartı, Batı'ya bu savaşı kendi isteğiyle sürdürme, Rusya'ya karşı askeri zafer arama ve bu gerekçelerle tüm barış çabalarını reddetme hakkını veriyor mu? Kesinlikle hayır!"

"BM Şartı'nın, tüm üye devletler arasında çatışmaların barışçıl yollarla çözülmesine yönelik bir anlaşma olduğunu" ve "Şart'ın çatışmaları barışçıl bir şekilde çözme yükümlülüğünün yalnızca savaşları önlemek için değil, aynı zamanda savaşlardan çıkış yollarını bulmak için de mevcut olduğunu" açıklıyor.

Ancak Batı'nın yaptığı bu değil, hatta tam tersi.

Birincisi, "Batı'nın, Rusya'nın [savaştan önce] güvenlik kaygılarını meşru olarak kabul etmeyi reddetmesinin", yani Rusya'nın "NATO'nun kendi sınırlarına doğru genişlemesine" ilişkin kaygılarının bizzat BM Şartı'nın ihlali olduğunu yazıyor. Çünkü Batı, çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye çalışma yükümlülüğünü yerine getirmedi. Von der Schulenburg, Angela Merkel ve François Hollande'ın, Minsk II'yi yalnızca Ukrayna'nın askeri takviyesi için gerekli zamanı kazanmak amacıyla kötü niyetle müzakere ettiklerini açıkça itiraf etmelerini özellikle eleştiriyor. Bunun "herhangi bir uluslararası yasanın şok edici bir taklidi" olduğunu yazıyor.

Batı'nın "çatışmaya barışçıl bir çözümü müzakere etmeyi reddetmesinin” aynı zamanda “BM Tüzüğü'nün de ihlali anlamına geldiğini, çünkü bir kez daha, barışın sağlanabileceği savaşlardan çıkış yollarını bulma yükümlülükleri” olduğunu vurguluyor.

Eski BM Genel Sekreter Yardımcısı Schulenburg, her iki taraf da "kapsamlı bir barış anlaşmasının taslağı üzerinde anlaşmayı başarmış" olmasına rağmen, Batılı ülkeler Ukrayna'yı, Mart 2022'de, savaştan sadece bir ay sonra Rusya ile bir barış anlaşması imzalamaktan vaz geçirecek kadar ileri gittiler diyor.

NATO ülkeleri Rusya’nın zayıflaması için Ukrayna savaşının uzamasını istedi

Von der Schulenburg'un hatırlattığı gibi, Türk Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, sonradan sabote edilen İstanbul Barış Konferansı ve barış çabalarının engellenmesi hakkında şunları söylemişti: “Bazı NATO ülkeleri, Rusya'yı zayıflatmak için Ukrayna'daki savaşın devam etmesini istiyordu." "NATO'nun bu barış çabalarını torpillemesinin" bir sonucu olarak, "o zamandan bu yana savaşın neden olduğu birçok kurban ve yıkımın suçunun ağır bir kısmını üstleniyor."

Von der Schulenburg, "Bugün Ukrayna'nın müzakere pozisyonunun Mart 2022'ye göre çok daha kötü olduğuna" vurgu yapıyor. Von der Schulenburg, bu yazısında ABD dış politikasına da ağır eleştiriler getiriyor. "BM Şartı” ve onun “egemen eşitlik” ilkesi, “ABD'nin tek küresel liderlik iddiasıyla” bağdaşmadığı için Washington’un buna uymadığına ve tam tersi hareket ettiğine dikkat çekiyor ve devam ediyor:

ABD, Soğuk Savaş sonrası hep başarısız oldu

"Küresel kural koyucu olarak algılanan rolüyle, ABD Kongre Araştırma Servisi'ne göre ABD, Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana diğer ülkelerde 251 askeri müdahale gerçekleştirdi. Gizli CIA operasyonlarını veya vekâlet savaşlarına verilen desteği saymazsak.. Bu müdahalelerin tamamı olmasa da çoğunun BM Tüzüğü'nün ihlali olduğu varsayılabilir. Neredeyse tüm vakalarda başarısız oldular ve geriye yalnızca insanların çektiği acı, yıkım ve kaos bıraktılar. Arkalarında işlevsiz hükümetler var, onlardan hiçbir zaman demokrasiler ortaya çıkmadı. Şimdi Ukrayna da benzer bir kaderi mi yaşayacak?"

Batı, Ukrayna’yı Rusya ile anlaşmaya zorlayabilir

13 Şubat 2024’te yayınlanan ve “Ukrayna savaşı beklenmedik bir şekilde sona erebilir” başlığını taşıyan makalesinde (2) ise Michael von der Schulenburg, bu defa 2022’dekinin tam aksine Batının, Ukrayna’yı barış yapmaya zorlayabileceğini belirterek şunları yazdı:

“Cephede çatışmalar devam etse bile Ukrayna'daki son gelişmeler, savaşın Batı'da hiç beklenmedik bir şekilde, Ukrayna-Rusya anlaşmasıyla sonuçlanabileceğini gösteriyor. Bütün bunların nedeni, savaşın artık ön saflarda değil Kiev'de karara bağlanabileceği gerçeğiyle ilgili. Bunun merkezinde, bir zamanlar bir savaş kahramanı olan, giderek Ukrayna'nın geleceğini riske atabilecek askeri bir çözümün yanıltıcı bir savunucusu olarak görülebilecek Başkan Zelensky'nin siyasi olarak hayatta kalması yer alıyor.”

Ukrayna’ya ABD ve NATO desteği kesilebilir. Zelensky’nin görevden alınması an meselesi

Schulenburg, Zelensky’nin, Batı'daki desteğinin çoğunu ve bununla birlikte Ukrayna'daki siyasi gücünün önemli bir dayanağını kaybettiğini, onun bir kahraman olarak karşılandığı ve ülkesine büyük mali ve askeri destek topladığı dönemin sona erdiğini ifade ettikten sonra şunu ekliyor. “En önemlisi, bir zamanlar Rusya'ya karşı mücadelenin ana destekçisi olan ABD'nin desteğini kaybetti. Washington'a yaptığı son iki ziyaretin ardından eli boş döndü ve ABD'nin mali ve askeri desteğine devam etmesi giderek daha düşük bir ihtimal haline geliyor. Artık bir yıl önceki NATO'nun devasa silah ve mühimmat teslimatlarından hiçbiri yok ve NATO, onun yeni bir saldırı planı konusunda en iyi ihtimalle şüpheci. …….. Bütün bunlar Zelensky'yi giderek zayıflayan ve yalnızlaşan bir başkan haline getirdi ve onun görevden alınması an meselesi olabilir.”

Gazze olayı Ukrayna’yı unutturdu

Schulenburg, NATO ve Avrupa Birliği’nin, içi boş vaatlerle Ukrayna halkını aldattığını dile getiriyor ve şunları yazıyor. “Ukraynalılar, şimdiye kadar 'Sizi, savaş ne kadar sürerse destekleyeceğiz' sözünün hiçbir zaman ciddiye alınmadığını, Ukrayna'nın geri kalan kısmının asla NATO üyesi olamayacağını ve von der Leyen'in Ukrayna'nın AB üyeliğini hızlandırma vaadinin hiçbir zaman ciddiye alınmadığını anlamış olmalılar. Çünkü sadece boş vaatlerdi. Ukraynalılar ayrıca, siyasi açıdan felçli olan ve akıl sağlığıyla ilgili soruların kafasında asılı kalan Başkan Biden'dan artık fazla bir destek beklenmemesi gerektiğini de bilecekler. Ayrıca ABD ve İsrail için Gazze savaşının ve Orta Doğu'daki genel istikrarın Ukrayna'nın kaderinden çok daha önemli olduğunu anlamış olacaklar. Ve Ukraynalılar, ABD'nin bir sonraki başkanının, Ukrayna'yı göz ardı ederek Rusya ile siyasi bir anlaşmaya varabilecek Donald Trump olabileceğinin giderek daha muhtemel olduğunun farkına varacaklar. Ve tüm bunların içinde, AB'nin tekrar tekrar yaptığı dayanışma açıklamaları, büyük sözler dışında çok az şey ifade ediyor.”

Yeni hükümet Rusya ile anlaşabilir

Schulenburg, genelkurmay başkanının görevden alınmasının Ukrayna’da ciddi rahatsızlıklara yol açtığına dikkat çektikten sonra mevcut hükümetin görevden alınabileceğine ve gelecek hükümetin, Rusya ile anlaşmaya çalışabileceğine değiniyor. Hatta Rus ve Ukrayna askerleri arasında temasın devam ettiğine dolayısıyla anlaşma konusunda şu anda bile gizli görüşmelerin yapılıyor olabileceğine vurgu yapıyor…

Rus ve Ukrayna orduları arasında gizli temas var

“Zelensky sonrası bir hükümet bu nedenle Rusya'ya yeniden ulaşmaya çalışabilir. Görüşmelerin zaten gizlice yapılıyor olması muhtemel. Batı, Putin'le konuşmak istemese bile Rus ve Ukrayna orduları arasında düzenli temaslar mevcut; aksi takdirde çok sayıda esir değişimi ve şaşırtıcı derecede az sayıda sivilin öldürülmesi düşünülemez olurdu.”

ABD’nin hiçbir rolü olmayacak, dünyada her yerden çekilecek

Eski BM Genel Sekreter Yardımcısı von der Sculenburg, 13 Şubat 2024 tarihli yazısında çok önemli “ezber bozan” tespitlerde bulunuyor ve şunları söylüyor. “Ancak bir şey zaten açık: Böyle bir senaryoda Batı'nın ve ABD'nin hiçbir rolü olmayacak. NATO'nun doğuya doğru genişlemesi durdurulacak ve Ukrayna, Gürcistan ve Moldova'nın yanı sıra Karadeniz de Rusya'nın nüfuz alanına girecek. ABD'nin dünyanın birçok yerinden olduğu gibi bu bölgelerden de çekilmesi, Küresel Güney'in alkışlarıyla, artık Batı'nın hakimiyetinde olmayacak yeni bir dönemin habercisi olacaktır.”

Avrupa Birliği (AB) parçalanabilir

Eski BM Genel Sekreter Yardımcısı Schulenburg makalesini şu umutsuz temenniler ve tespitlerle tamamlıyor: “Ukrayna'yı yeniden inşa etmek için Avrupa'da bir barış anlaşmasına ihtiyacımız var. Aslında tüm Avrupa'yı kapsayan kalıcı bir barış çözümü için mücadelenin artık başlaması gerekiyordu. ABD'nin iç sorunları çözdüğü bir dönemde AB ve üye devletlerin bu barışa Rusya'dan daha çok ihtiyacı olacaktır. Ancak şu ana kadar ne AB içinde ne de AB üye ülkeleri arasında pan-Avrupa barışının neye benzemesi gerektiği ve bunun nasıl başarılabileceği konusunda en ufak bir girişimde bulunulmadı. Bu tür değerlendirmelerin acilen şimdi başlatılması gerekiyor; Aksi takdirde AB bu konuda parçalanabilir.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

İ. Keskin

Amerika bizim başımıza çorap örmeden buralardan çekilmez.

Oğuzhan Öztürk

Böyle saçma bir öngörü olamaz. ABD hiçbir yerden çekilmez. ABD iç bölünme yaşamadığı sürece hiçbir yerden askerini çekmez
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23