Ali Şükrü Bey’i Atatürk mü öldürttü? 103 yıllık sır perdesi aralanıyor
Yakın tarihimizin en karanlık sayfalarından biri olan Trabzon milletvekili Ali Şükrü Bey cinayeti, aradan geçen 103 yıla rağmen gizemini ve tartışmalı mahiyetini koruyor. Tarihçi yazar Mustafa Armağan, 27 Mart 1923'te şehit edilen Ali Şükrü Bey'in ölüm yıl dönümü vesilesiyle kaleme aldığı yazısında, olayın perde arkasındaki çarpıcı iddiaları ve cevapsız kalan soruları yeniden gündeme taşıdı.
Birinci Meclis'in en ateşli muhaliflerinden ve ikinci grubun önde gelen sözcülerinden olan Ali Şükrü Bey, özellikle Lozan görüşmelerine yönelik sert eleştirileriyle tanınıyordu. Öyle ki, vefatından kısa süre önce Meclis çatısı altında Mustafa Kemal Paşa ile tabanca çekme noktasına varan şiddetli tartışmalar yaşadığı tarihi kayıtlara geçmişti. Bu gergin atmosferin ortasında, 27 Mart günü Ali Şükrü Bey aniden ortadan kayboldu.
Cinayetin delili: Avuçtaki hasır parçası
Dört günlük arayışın ardından Ali Şükrü Bey’in cansız bedeni, Mühye köyünde bir tarlada bulundu. Maktulün sıkı sıkıya kapalı avucunda bulunan bir hasır parçası, cinayetin seyrini değiştirdi. Yapılan incelemeler, bu parçanın Çankaya Köşkü korumasıyla görevli Topal Osman Ağa’nın evindeki kırık bir iskemleye ait olduğunu ortaya koydu. Şüphelerin odağı haline gelen Topal Osman, teslim olmak yerine çatışmayı seçti.
"Bir taşla iki kuş" mu vuruldu?
Mustafa Armağan, yazısında cinayetin ardından yaşanan seri ölümlere ve susturma iddialarına dikkat çekiyor:
- Susturma şüphesi: Yaralı ele geçirilen Topal Osman'ın, konuşmasına fırsat verilmeden sedye üzerinde vurularak öldürülmesi, olayın azmettiricileri hakkında soru işaretleri doğurdu.
- İtiraflar ve hatıralar: CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Faik Ahmet Barutçu’nun hatıratında yer alan, İsmet İnönü’nün bu olaydan Atatürk’ün haberdar olduğuna dair imaları, tartışmanın boyutunu derinleştiriyor.
- Kritik yorum: Dönemin Meclis katibi Mahir İz'in "Bir taşla iki kuş vuruldu" tespiti, hem güçlü bir muhalifin hem de kontrolü zorlaşan bir milis liderinin aynı süreçte tasfiye edildiğine işaret ediyor.
Meclis raporu neden tamamlanmadı?
Cinayeti araştırmak üzere kurulan Meclis Tahkikat Heyeti, 1 Nisan'da Meclis'in feshedilmesiyle çalışmalarını tamamlayamadı. Yeni seçilen ikinci Meclis'in ise konuyu bir daha gündeme getirmemesi, Ali Şükrü Bey cinayeti üzerindeki sır perdesini bugüne kadar kalınlaştıran en büyük etkenlerden biri olarak görülüyor.
103 yıl önce işlenen bu siyasi cinayet, tarihçiler ve araştırmacılar için hala karanlıkta kalan noktalarıyla "Yakın Tarih" galerisindeki yerini koruyor.
Mustafa Armağan'ın yazısını okumak için tıklayın>>>


