UNESCO korkutan tahmini paylaştı. Önümüzdeki 30 yıl içinde Akdeniz'de 1 metreyi aşan tsunami dalgalarının vurma ihtimali yüzde 100.
Akdeniz uzun yıllardır düşük tsunami riski taşıyan bir bölge olarak görülse de geçmişte Fransa kıyılarında çok sayıda yıkıcı olay yaşandı. Yeni araştırmalar ve tahliye planları ise özellikle yoğun turistik kıyı bölgelerinde hazırlık süresinin kritik önem taşıdığını ortaya koydu.
UNESCO verilerine göre Akdeniz, Pasifik’ten sonra tarih boyunca en fazla tsunami kaydının bulunduğu ikinci bölge konumunda bulunuyor. Fransa’nın Cote d’Azur kıyılarında 16. yüzyıldan bu yana yaklaşık 20 tsunami olayı kaydedildiği belirtildi.
1979’da Nice kentinde meydana gelen deniz altı çökmesi sonrası oluşan tsunami 8 kişinin ölümüne yol açtı. 1887’de Ligurya Denizi’nde meydana gelen deprem sonrası oluşan dalgaların ise Cannes ve Antibes kıyılarında yaklaşık iki metreye ulaştığı aktarıldı. 2003 yılında Cezayir’de meydana gelen Boumerdes depremi sonrası oluşan tsunami de Fransa’nın Akdeniz kıyılarında limanlara ve teknelere zarar verdi.
UNESCO, "Önümüzdeki 30 yıl içinde Akdeniz’de en az bir metre yüksekliğinde tsunami yaşanma ihtimali yüzde 100" açıklamasını yaptı.
Uzmanlar, Akdeniz’de meydana gelebilecek bazı tsunamilerde ilk dalgaların kıyıya ulaşma süresinin 10 dakikanın altına düşebileceğini belirtti. Özellikle Korsika ile İtalya arasındaki Ligurya Denizi’nin riskli bölgeler arasında yer aldığı ifade edildi.
Fransa’da 2012’den bu yana UNESCO koordinasyonunda çalışan ulusal tsunami uyarı sistemi bulunuyor. Sistem, tsunami oluşturabilecek depremleri kısa sürede tespit ederek yetkililere uyarı gönderiyor.
Ancak uzmanlar, kıyıya çok yakın bölgelerde meydana gelen deniz altı heyelanları veya yerel tsunamilerde mevcut sistemlerin yetersiz kalabileceğini vurguladı. Bu nedenle halkın, denizin aniden çekilmesi veya güçlü sarsıntılar gibi doğal uyarı işaretlerini tanımasının kritik önem taşıdığı belirtildi.
Uzmanlar, tsunami sırasında en etkili yöntemin hızlı tahliye olduğunu belirterek kıyı bölgelerinde yaşayanların bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.