Taliban’dan Afganistan’ın devlet başkanı Eşref Gani’ye ve Afganistan'a operasyon yapan batılı güçlere bir bildiri yayımladı.
Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani, 25 Nisan Pazartesi günü parlamentoda yaptığı konuşmada “Pakistan, ya Taliban ile kendi topraklarında askeri olarak mücadele etsin ya da onları bize teslim etsin” diyerek “Barış sürecine Taliban’ın katılması için çağrılara son veriyoruz, tüm gücümüzle Taliban ile mücadele edeceğiz” açıklaması yapmıştı.
Bu konuşmanın ardından taliban sözcüsünü tarafından Gani’ye cevap olarak bir beyanat yayınlandı.
İşte o açıkalama;
''Her aklı başında insan anlayacağı gibi Afganistan Amerikan haçlıları tarafından işgal edilmiştir. Küfür ve İslam arasında yaşanan bir savaş vardır. Bu sahtekârlığın başını, İslam’a karşı yürütülen bu savaşta paralı askerler olarak çalışan Gani ve Abdullah liderliğinin kontrolünde, kendisine bölgesel bir güç verilen Amerika Firavunu vardır.
Afganistan’daki Amerikan istilası, İslam ümmetine karşı olan batılı haçlıların tarihi saldırganlığındaki üçüncü aşamanın başlangıcıydı. Batılılar defalarca, boyun eğdirmek, yükselişte olan Müslüman ümmetin kazandığı fetihlerin intikamını almak ve köleleştirmek amacıyla İslam dünyasına saldırdı. Bu ilk aşama, 11. yüzyılın ortalarından itibaren başladı ve tarihsel olarak ‘Haçlılar’ adını aldıkları 13. yüzyılın sonuna kadar sürdü. İkinci aşama 18. yüzyılın sonlarında batı tarafından İslam’a karşı başlatıldı ve 20. yy ortalarına kadar devam etti. Tarihi olarak Emperyalist Savaşlar tanımıyla bilinen ve Hicaz ile Afganistan dışında kalan, kolonileşen ve yağmacı sömürgeci batının yönetiminde olan tüm İslami dünyasını kapsayan bir dönemdi.
20.yy ortalarında Doğu blokunun ve soğuk savaşın oluşu görünüşe göre doğruda doğruya batı istilasını engellemişti. Amerika ‘Yeni Dünya Düzeni’ni ilan etti ve bir kez daha 21. yüzyılın başlarında Afganistan’ı işgal ederek Müslümanlara karşı istila savaşları başlattı.
Mevcut olan bilgiler ışığında, Afganistan’da devam eden savaşın meşru ve dini statüsü ve tarafların pozisyonları gün gibi açık ve nettir.
Bu savaş İslam’a, Kuran’a ve Müslümanlara karşı batılı kâfirlerin, inançsızların ve Kuranı Kerim’e karşı düşmanlık besleyen güçlerin işgal savaşıdır. Eğer Batı’nın ilk ve ikinci istila hamlesine Selahaddin Eyyubi, İmaduddin Zengi, İzzettin Kassam, Ömer Muhtar, Gazi Akbar Han, Mir Mescidi Han ve Molla Muşki Alam gibi büyükler tarafından karşı konulsaydı, bugünkü batılı Amerikan istilasına karşı olan bu direnişin sancağı Molla Ömer Mücahid, Aktar Muhammed Mansur ve Celaleddin Hakkani tarafından yükseltilmiş olurdu.
Küfür ve İslam arasında yaşanan bu savaşta Abdullah Abdullah ve Eşref Gani gibi yerel Amerikan paralı askerlerinin rolü dün Babrak Karmal ve Şah Şuja tarafından ifâ edilmiştir. Onlar kâfirlerin müttefikleridir, İslam’a, Müslümanlara ve mümin millete ihanet etmişlerdir, onlar kâfirlerin kontrolü ve emri altında Müslüman kitlelere karşı yürütülen savaşa ortak olmuşlardır.
Şeriatın açık kâideleri doğrultusunda, kendi yönetimleri de aynı savaşan kâfirlerinki gibidir. Saldırıya uğramalarının ve mücahitlerce öldürülmelerinin sebebi de budur. Kurumları yıkıldı ve yolsuzluklarını def etmek için her türlü meşru yola başvuruldu. Biz doğru bir kanaatle inanıyoruz ve anlıyoruz ki, ordusu ve yerel yardımcıları ile Amerika, dinimize karşı bir savaş yürütüyor.
Onlar dinsizliği, laikliği, müstehcenliği, çıplaklık ve zinayı, faizi, kumarı ve müziği yaygınlaştırmayı amaçlamaktadır. Onlar kâfirlerin kültürünü milletimize enjekte etme ve onları inançsızlığa ve ateizme doğru sürükleme, demokrasiye teşvik ederek İslam’ı reddettirme, İslam kardeşliği yerine milliyetçiliği ve ırkçılığı aşılama arzusundadırlar, tıpkı liberalizm ve ahlaksızlık ile İslam ahlakını değiştirmek istedikleri gibi. İşte bu amaçları doğrultusunda bu ülkede yüzsüzce uyguladıkları dış müdahale yoluyla Eşref Gani gibi kuklaları beslediler ve kullandılar. Yüzlerce kanal, organizasyon ve gizli örgütlerin,
İslam dini ve Afgan değerleri ile mücadele etmek için görevlendirilmesinin neticesidir.
Dindar Afganlar, tesettür ve sakalı olanlar parmaklıklar arkasına hapsedildi. Dindar öğrenciler şehid edildi. Dindar üniversite hocaları ve cami imamları hapishanelere atıldı. Din otoriteleri ve ritüelleriyle farklı bahaneler ile alay edildi ve onların bütün çabalarıyla bu milletin gözünde İslam ve dindarlığın tüm değerlerini alçaltmaya odaklandılar.
Ancak savaş dâhilindeki batılı devletler ve aşırıcıların yanı sıra ortakları ve işgalci kâfirlerin müttefikleri şunu unutmamalı ki, bizim dindar ve zeki milletimiz sizin ve sisteminizin layık olduğu şeyin farkındadır. Tüm millet, Badakşan’dan Nimroz’a kadar, uyum içerisinde Allah’ın emrini kabul etmiştir.
Dinlerini savunma noktasında cihâdi açıklamaları ve bu yoldaki adımları şunu açıkça gösteriyor ki bu millet tetiktedir, zeki ve dini kutsallarını korumak için son derece kararlıdır.
Bâtıl ordularının böyle saçmalıklar ile İslam’ın yiğit evlatlarına karşı hakikati asla tahrif edemeyeceklerini anlamaları gerekir. Hakikat ve batıl güneş gibi aşikârdır. Herkes Rahman’ın orduları ile şeytanın orduları arasındaki farkı ayırt edebilir.
Batıl ordular tarafından ifade edilen zafer hayalleri Amerikan idolünün desteğiyle yayılıyor. İslam orduları zafer için binlerce kez ikna olmuştur ve inançları uğruna kendilerini feda etmeye hazır bulunmaktadır.
Eşref Gani liderliği altındaki tüm kuklalar ve kâfir işgalcilerin destekçileri şunu çok iyi anlamalıdır ki, kaderleri millete ihanet eden diğer hainlere benzer olacaktır. Kendi insanlarını Amerikan dolarıyla, Amerikan silahlarıyla ve yabancı destekçileriyle terörize eden, yabancı hava birliklerine kendi insanını hedef alması için koordinasyon sağlayan bu insanlar şunu anlamalıdır ki, er ya da geç kesinlikle, işledikleri suçlar ve ihanetleri için adaletin önüne getirileceklerdir.
İşgalci kâfirlerin yoldaşları!
Kendi insanlarını katletmekten yorulmadıysanız, şunu kafanıza sokun; biz de dindar halkımızı savunmaktan asla yorulmayacağız! Amerikan Firavunu için didinmekten pişmanlık duymuyorsanız, biz de Allah’ın emri ile cihad ve kutsal mücadelemiz için savaşmaya devam edeceğiz. Eğer tağut yolunda mücadele etmek için bahaneler uyduruyorsanız, bizler, kâfirlere karşısında durmamızı emreden Kuran ve nebevî geleneklere sıkıca tutunuyoruz ve İslam’ın en yüksek direği olan ‘Allah yolunda savaşanlar’ olarak tarif ediliyoruz.
Unutmayın ki, bu millet ne zaman İslam sancağı altında ilerlese, onu dünyada alt edecek hiçbir güç olmayacaktır. Sahip olduğunuz tüm gücünüzü kullanın ama şunu bilin ki, nihai zaferi kâfir elçilerinin değil, müminlerin olacaktır. Şah Şuja, Babrak Karmal ve diğerleri gibi, tarihte kara bir leke olarak kaydedilecek ve isimleri utançla eşdeğer olacaktır.
Afganistan İslam Emirliği Sözcüsü
Kari Muhammed Yusuf Ahmedi
26/04/2016''
Kaynak:KüreselAnaliz