THY- Banjul

Abartıp kanseri davet etmeyin

Güneş ışınlarıyla derimizden D vitamini yapılması çok cazip bir seçenek gibi görünse de güneş ışınlarının deriyi bozarak yaşlandırması yanında deri kanserlerine sebep olabildiği unutulmamalı..

10 Kasım 2018 Cumartesi 12:27
Abartıp kanseri davet etmeyin


Melanom son yıllarda çok sık rastlanan, ölümcül deri kanserlerindendir.

En önemlisi daha çok güneş daha fazla D vitamini anlamına gelmemektedir. Deriden bir miktar D vitamini yapıldıktan sonra yapım durur, yıkım başlar.

Dolayısıyla fazla güneş ışını aldığınızda D vitamini üretmediğiniz gibi zararlı, kanserojen olan güneş ışınlarına maruz kalmış olursunuz.

Güneşin insan sağlığı açısından azının yarar, çoğunun zarar olduğu unutulmamalı.

Güneş çarpması da zararları arasında.

Akdeniz çanağında yaşayanların en büyük problemi yazları güneş çarpması.. Güneşte uzun süre kalırsanız güneş çarpması, yani ısı çarpması olur. Bu, hafif bir baş ağrısından tutun da ölüme kadar götürebilen komplikasyonları olan bir tıbbi acil durumdur..

Özellikle güneş ışınlarının dünyaya dik olarak geldiği 11.00-14.00 saatleri arasında güneşte 2 saatten daha fazla kalmanın vücutta ısı birikimine sebep olmaktadır.

Bunun bazen bir saat bile olabileceğine dikkatinizi çekeriz.

Özellikle çok korunaksız giyinmişseniz, başınızda şapkanız yok, vücudunuz çıplaksa vücutta ısı birikimi oluyor. Vücuttaki ısı regülasyonunu ayarlayan beyindeki merkezler bu regülasyonu ayarlayamayacak pozisyona düşüyor.

Vücut ısısı yükseldiğinde beyin terleme yoluyla ısıyı düşürmeye çalışıyor.

Bir müddet sonra sıvı kaybınız oluyor, sıvı kaybınız olunca terleme yavaşlıyor. Terleme yavaşlayınca vücut ısınmaya başlıyor, ısınmaya başlayınca tüm organlarınız bundan çok olumsuz etkileniyor.

En başta da beyin, merkezi sinir sistemi etkileniyor. Önce baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, arkasından komaya giden durum söz konusu oluyor..

MADEN SUYU İLE YAPILMIŞ AYRAN İÇİN

Özellikle baş ağrısı, halsizlik, bitkinlik, ciltte kuruma başladığında artık ısı çarpması da başlar. Bu durumda hemen o ortamdan uzaklaşmak, serin bir ortama girmek, bol sıvı almak lazım.

Burada alınacak sıvı çok önemli. Çünkü terlediğimiz zaman tuz da atıyoruz vücudumuzdan. Normal suda bu attığımız elektroliti karşılayacak kadar elektrolit tuzu olmadığı için normal suyu çok fazla içtiğimizde bundan zarar görebiliriz. Hücre şişmesi olur.

Onun için minerali bol su içmelisiniz. Yani halkımızın bildiği madensuyunu.. Hatta ayrana madensuyu katmak ya da ayranı madensuyuyla yapmak ve onu içmek çok daha yararlı olur.

Aldığımız sıvının biraz da soğuğa yakın olması iyidir.

Bu soğuk sıvı iç ısımızı da alarak ısı çarpmasından bizi korumuş oluyor.

Ama bu basit tedbirlerle rahatlama olmazsa mutlaka hastaneye, hekime başvurmak gerekiyor. Tabii asıl olan her hastalıkta olduğu gibi burada da korunmak, yani koruyucu tedbirlerle hareket etmek gerekiyor.

KOLLARINIZ ve DİZDEN AŞAĞINIZ GÜNDE 15-20 DAKİKA YETER..

Güneş ışınları açık cildimize vurduğu zaman D vitamini sentezini sağlıyor ve bu D vitamini de bizim kemik metabolizmamızı düzenliyor.

Güneşsiz kaldığınız zaman osteoporoz gibi kemik hastalıklarına çok erken yaşta yakalanıyorsunuz. Özellikle güneşin az görüldüğü ülkelerde bu yaygın bir hastalık..

Kollarınız ya da dizden aşağınızın günde ortalama 15-20 dakika güneş alması gerekiyor ki, D vitamini eksikliği olmasın.
Aksi takdirde D vitamini eksikliği özellikle ileri yaşlarda karşımıza çıkıyor.

D vitamini gıdalarla da alınan bir vitamin ama gıdalarla aldığınızda böbrekte aktif vitamine dönüşüyor ve dönüşünde problem varsa aldığınız gıda yetmiyor.

Mutlaka cilt yoluyla almanız gerekiyor.

Cilt yoluyla aldığınız D vitamini doğrudan kullanılabilen aktif D vitaminidir, gıdayla aldığınızı ise direkt kullanamadığınız D vitaminidir.

Bu anlamda güneş ışığını mutlaka almamız gerekiyor.

Ve ta baştan beri belirttiğimiz gibi abartmamak şartıyla..

Haber Tarihi: 10 Kasım 2018 Cumartesi 12:27

YORUM YAZ

    Günün Karikatürü

    17 Kasım 2018