• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

8 Nisan 2025: Günün Âyet ve Hadisi

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
8 Nisan 2025: Günün Âyet ve Hadisi

Sizler için hazırladığımız 'Günün Âyet ve Hadisi' ile 'Günün 'Sözü', 'Günün Fotoğrafını' ve 'Kıssadan Hisse'yi istifadelerinize sunuyoruz... (8 Nisan 2025)

VAHYİN DİLİNDEN


(١٨) مَثَلُ الَّذٖينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ اَعْمَالُهُمْ كَرَمَادٍۨ اشْتَدَّتْ بِهِ الرّٖيحُ فٖي يَوْمٍ عَاصِفٍؕ لَا يَقْدِرُونَ مِمَّا كَسَبُوا عَلٰى شَيْءٍؕ ذٰلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَعٖيدُ

Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla

(18) Rablerini inkâr edenlerin yapıp ettikleri, fırtınalı bir günde rüzgârın savurduğu kül gibidir.           Kazandıklarından hiçbir fayda göremezler.
 İşte bu, derin bir sapkınlıktır.

(İbrâhîm Suresi)         (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)

TEFSİRİ:

Önceki âyetlerde Allah’ın birliğini inkâr edenlerin âhirette cezalandırılacağı bildirilmişti. Böyle olunca “bunların dünyada yaptıkları fakirlere yardım, misafir ağırlama ve benzeri dünya hayatında faydalı ve iyi işlerden yararlanıp yararlanamayacakları” sorusu akla gelmektedir.

Yüce Allah, bu soruya cevap olmak üzere onların dünyada yaptıkları ve kazandıkları –ne kadar çok ve iyi olursa olsun– fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu kül yığınına benzeterek âhirette hiçbir değer ifade etmeyeceğini, bunun da telâfisi mümkün olmayan bir ziyan ve bir yanılgı olduğunu vurgulamıştır.

Çünkü Allah insanları önce kendisine ve gönderdiği peygamberlere iman etmekle yükümlü kılmıştır. İnanmayanların dünya hayatında ortaya koydukları güzel eserler, insanlar için fayda sağlayan hizmetler değerli olmakla beraber Allah’a ve âhirete inanmadan yapıldığı takdirde karşılıkları da dünyada alınacak, âhirette sahiplerine bir fayda sağlamayacaktır. Zaten bunları yapanların da amacı dünya hayatıyla sınırlıdır.

Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 310-311

 

ALLAH RESÛLÜ'NDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)

Genç bir kız, Aişe'nin yanına girdi ve:

"Babam beni istemediğim halde kardeşinin oğluna verdi. Benimle, onun itibarsızlığını kaldıracak." dedi. Aişe:

"Peygamber gelinceye kadar otur." dedi.

Sonra Resûlullah geldi ve kız ona olayı anlattı. Bunun üzerine Hz. Peygamber babasına haber gönderdi ve onu çağırıp teklifi kabul edip etmeme tercihini kıza bıraktı. Kız:

"Yâ Resûlallah! Babamın yaptığına razı oldum. Lakin ben babaların bu işte zorlamaya hakları olmadığını kadınlara öğretmek istedim." dedi.

Kaynak: Neseî, Nikâh 36



GÜNÜN SÖZÜ:



GÜNÜN FOTOĞRAFI:

Gazze Kan Ağlıyor... Müslümanlar Seyrediyor!


                                         

KISSADAN HİSSE:

Nasreddin Hoca Akşehir'de kadılık vazifesini yürütürken karşısına iki adam çıktı. Birisi öteden beri cimriliği ile tanınmış bir aşçı, diğeri de boynu bükük bir fakirdi.

Aşçı:

- Hocam! Ben bu adamdan davacıyım. Dükkanın önünde fasulye pişiriyordum. Tencerenin kenarından yemeğin buğusu çıkıyordu. Bu adam elinde somunla geldi. Kopardığı lokmaları yemeğin buğusuna tutup başladı atıştırmaya. Yiye yiye koca bir somunu bitirdi. Ondan yediği fasulye buğusunun parasını istedim, vermedi.

Nasreddin Hoca anlatılanları dikkatlice dinledikten sonra fakire döndü:

- Doğru mu bunlar?

- Evet doğrudur hocam.

- Öyleyse para kesesini çıkar bakalım.

Zavallı fakir, kadı efendiye karşı gelemedi içinde üç beş akçe bulunan para kesesini uzattı.

Hoca bu sefer aşçıyı çağırdı yanına. Keseyi aşçının kulağına yaklaştırarak şıngırdatmaya başladı. Sonra da:

- Haydi aldın işte alacağını.

Aşçı şaşkınlıkla sordu:

- Nasıl olur? Paramı vermediniz henüz.

Hoca cevap verdi:

- Fazla uzatma, yemeğin buğusunu satan, akçenin de sesini alır!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Faruk

Devlet malından bir hırka çalan kabede ölse bütün namazlarını kılsa nafile

Alî

Kul hakkını bilmeyenleri, deisleri etrafında tutmayacaksın. Hela bedavacıları kovacaksın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23