Çocuklarımız için 7 yaş son derece kritik bir kırılma dönemi. O yaşa gelinceye kadar yapamadığınız bazı şeyleri ileride telâfi edebilirsiniz ama, bazılarını asla.. Onlar ise çocuğunuzu ömür boyu etkileyecek!
Çocukların zihinleri bebekliklerinden 7 yaşına kadar inanılmaz bir kapasiteye sahip.. Hafızamız ve zekâ oluşumumuz 3 ilâ 7 yaş arasında müthiş bir gelişme yaşıyor. Adeta hafıza ve zeka gelişiminin % 75’i bu 4 yıl içine sığıyor.
Mesela bu devre içinde bir bebek daha konuşmaya bile başlamamış olsa; aynı anda çevresinde kendisine yönelik olarak konuşulan diyelim 2, hatta 3-4 dili aynı anda ana dili gibi hecelemeye, konuşmaya başlayabilir. 6 dili dahi bu 4 yıl içinde öğrenebilenler olmuştur. Çocuğun bu dönemdeki hafızası her öğrendiği dili kendi gramerinin çekmecesinde saklayacak, ihtiyaç duyduğundan kullanılacak kapasitede ve canlılıkta oluyor. Asla bir çekmeceye yerleştirdiği kelimeleri, başka bir çekmecedeki başka bir dilin kelimeleri ile karıştırmıyor. Bu şaşırtıcı olay, 7 yaşına kadar sürüyor ve 7 yaşından sonra kapanıyor. 7 yaşından sonra asla böyle bir dil öğrenme kolaylığına sahip olamıyor; binbir emekle, çabayla, eğitimle öğrenebiliyoruz..
Telâfisi yok. Pişmanlığı çok!
● İlk ağız sütünü vermemek,
● 2 yaşına kadar anne sütüyle beslememek,
● Anne sütünden sonra dengeli beslenmesini sağlayamamak,
● Bebekle 3 yaşına kadar diyalogdan uzak durmak; onu tv karşısına oturtup başından savmak.
● Uygun eğitim zemini hazırlamamak.. Telafisi mümkün olmayan bu konuları kaçırmanın bedeli açıktır. Çocuğunuzun okul çağında öğrenme zorlukları veya öğrenme problemleri çekmesinin ve akranlarına göre daha yavaş öğrenmesinin sizi ne kadar üzeceğini düşünün bir kere. Çabaladığı halde yapamadığı için sizin üzüldüğünüzü görmek onu nasıl etkileyecek acaba? Çocuğunuzun bu durumu sizi üzmekle kalmayacak, onunla çok daha fazla ilgilenmek zorunda kalmak ve buna rağmen çok fazla birşey yapamamak sizi yiyip bitirecektir.
İmkanlarınız yoktur, çok sevdiğiniz bir papucu çocuğunuza alamamışsınızdır.. Veya bir oyuncağı.. Bir bisikleti.. İsterdiniz ki, onunla şöyle bir seyahat yapayım.. Olmamıştır.. Hiç önemi yok.. İleride olabilir. Maddeten alınamayan giysiler, oyuncaklar; para ele geçtiğinde, 7 yaş sonrasında da telâfi edilebilir.. Hattâ, edilmese bile olur. Bunlar çocuğun geleceğini olumsuz etkiyecek meseleler değil.. Bunların telafisi mümkün..
Herkesin en önemli hedeflerinden biri çocuklarımız için iyi bir gelecek hazırlamaktır. Bu büyük ölçüde de elimizdedir. Bunların bazıları belki ihmale gelir ama bazıları asla ihmale gelmez. Gelmiyor.. Çünki çocuğu ömür boyu etkiliyor. İhmale gelmeyenler hele 7 yaşından sonra asla telâfi edilemiyor..
İlk iki “süt” konusu doğrudan doğruya annenin sorumluluk duygusuyla ilgili.. “Dengeli beslenme” hem biraz maddi imkanlar ve hem de yine annenin titizliği, hassasiyeti..
Öte yandan “uygun eğitim zeminini hazırlamak” anne ve babanın ortaklaşa sorumluluğu, diyebiliriz. Bu zemin annenin ilk üç ihmale gelmeyen konudaki dikkatinin temelleri üstüne kurulur. Bu da bir gerçek. Çünki, ilk ağız sütü, 2 yaşına kadar anne sütü emmek ve dengeli beslenmek bebeğin bağışıklık sistemi kadar zihnî gelişmesinin de olmazsa olmazlarıdır.