28 Şubat kafası hâlâ pusuda
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
İslam’a ve Müslümanlara yönelik düşmanlıklarından milim taviz vermeyen laikçi yobazlar, her fırsatta dindarların değerlerine nefret kusarak 28 şubat zihniyetinin dipdiri olduğunu gösteriyor.
İslam’a ve Müslümanlara yönelik kadim düşmanlıklarından milim taviz vermeyen laikçi yobazlar, her fırsatta mütedeyyin insanlara ve kutsallarına hakaret etme küstahlığında bulunuyor. İslamofobiklerin fırsatını bulduklarında dindar kesimin değer verdiği kutsalları yasaklamaya kalkması veya nefret kusması, 28 Şubat ruhunun dipdiri olduğunu ve hâlâ pusuda yattığını gözler önüne seriyor.
Seçim yaklaştıkça befret artıyor
Masa başında hazırlanan düzmece anketlerle iktidar hayali kuran ve Türkiye’yi 90’lı yılların koalisyon bataklığına saplamayı vaat eden muhalefet paydaşlarından cesaret alan laikçi azgınlar, İslam’a ve mukaddes değerlerimize yönelik saldırılarına hız verdi. Son bir ayda yaşanan saldırılar, azgın azınlığın dinimize yönelik nefretinin hiç irtifa kaybetmediğini ve seküler yobazların hâlâ mevzide olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yakın dönemde gerçekleşen ve ‘28 Şubat kafası hâlâ pusuda bekliyor’ dedirten rezaletlerden bazıları şöyle:
Hakaret, yasak ne ararsan var
Bir vakıf üniversitesinin Psikoloji Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde 3. sınıf öğrencisi olan Nezaket Akbulut, staj için başvurduğu Kağıthane’deki bir kolejden, başörtülü olduğu gerekçesiyle kovuldu.
Kamuda başörtüsü yasağı 2013’te, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde ise 2017 yılında kalkmasına rağmen, Kayseri 2’nci Ana Bakım Fabrika Müdürü Albay İlhan Coşkun, yayımladığı iç emirle fabrikadaki personele ve ailelerine başörtüsü ile sakalı yasaklamaya kalktı.
Laikçi yobaz Eğitim-İş Sendikası Merkez Kurulu, 5 Eylül 2022 tarihinde Genel Başkan Kadem Özbay Başkanlığında aldığı kararla, “Siyasi iktidarın kamu kurumlarına saf dini simgeleri sokma, toplumu muhafazakârlaştırma, Cumhuriyet değerleriyle hesaplaşma adına özgürlük kisvesi adı altında yapmış olduğu uygulama ve düzenlemeler kabul edilemez” diyerek mukaddes değerlere savaş açtı.
Başörtülü öğretmenlere yönelik skandal ifadeleriyle tanınan küstah Prof. Dr. Üstün Dökmen, “Başörtülü psikolog olmaz” diyerek bu kez de tesettürüne riayet eden psikolog ve psikiyatristleri hedef aldı.
Müziği yerine teşhir ettiği bedeniyle gündeme gelmeye çalışan şarkıcı müsveddesi Gülşen, orkestradaki bir çalışanı tiye alarak “İmam Hatip’te okumuş daha önce kendisi, sapıklığı oradan geliyor” diyerek İmam Hatip’lileri aşağıladı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise, TBMM’de Diyanet’in 4-6 yaş Kur’an kurslarını eleştirerek, okul öncesine verilen din eğitimini ‘Ortaçağ zihniyeti’ olarak tanımladı.
Başörtüsü anayasal güvence altına alınmalı
İslamofobik saldırılara tepki gösteren Din Bir Sen Genel Başkanı Yusuf Özdemir, şunları dile getirdi: “Küresel ekonomik krizin getirmiş olduğu ülkemizdeki belli bir sancı bile bunlara yetti. Kendilerine iktidarın geçeceğini düşünerek ön hazırlıkları yapmaya başladılar. İdeolojik saplantıları olan, geçmişten bugüne fırsat bulamayan hücreler yeniden uyanıyor. Anlıyoruz ki ülkede 28 Şubat ruhu daha ölmemiş. Bunlara fırsat vermemek lazım.
İnanç özgürlüğü korunmalı
Herkesin inanç değerleriyle bütün bir şekilde yaşaması ve kıyafet özgürlüğünün güvence altına alınması için kanun değişikliği, anayasa değişikliği gerekiyor. Yasa değişikliği olmadığı sürece her siyasi değişiklikte toplumumuz bu gibi sorunlarla karşı karşıya gelecektir. Günümüzde ve gelecekte benzer süreçlerin yaşanmaması için gerekli cezaları ve müeyyideleri uygulayacak kanunu devletimizden bekliyoruz. 28 Şubat ruhunun tekrar hortlatılmaması için inanç özgürlüğünün anayasal güvence altına alınması gerekiyor.”
Müslüman her zaman hedef
Önce İnsan Derneği Genel Başkanı Nuray Canan Songür ise, şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri Müslümanların tam anlamıyla özgür olduklarını söyleyemeyiz. En çok da görünür olduğu için başörtüsü üzerinden din düşmanlığı yapılıyor. Bunun gerekçesi olarak laiklik, Atatürk ilke ve inkılâpları öne sürülerek, ‘rejim karşıtlığı’ bahanesine sığınıyorlar. Bunun tamamen önüne geçilmesi ve keyfiyet olmaktan çıkması için yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Her iktidar değiştiğinde ya da oradaki muktedirler değiştiğinde bunun üzerinden siyaset güdülmemesi için muhakkak ciddi adımlar atılması gerekiyor. Bizim Ak Parti iktidarından beklentimiz buydu. Bir daha geri dönüşü olmaksızın yasal düzenlemelerle inanç özgürlüğünün garanti altına alınmasını istiyoruz. Son dönemde artan olaylar o günlerin geri gelmesinin özlemini çeken bir kesim olduğunu bir kez daha gösterdi. Yaşanan hadiseler, bunun sinyalleri diye düşünüyorum. İnşallah iktidar bu anlamda kalıcı çözümler üretecek bir adım atar ve hiç kimse bir daha bunu düşünmeye bile tevessül edemez diye ümit ediyorum.”
Kamu davası şart
İnanca yönelik saldırılara kamu davası açılması gerektiğini vurgulayan Songür, şunları dile getirdi: “Bunun son örneği olan, başörtülü kardeşimizin staj başvurusunu reddedilmesi olayında, reddeden kurumun suçlu pozisyonda olması gerekiyor. Yapılan ayrımcılığı kamu davası olması gerekiyor. Çünkü bu bir şahıstan çok tamamen Türk toplumuna karşı işlenmiş bir suç. Bireysellik arz ettiği zaman bunun yükü bir iki kişinin üzerine, yani o mağduriyeti üreten şahsın üzerine kalmış oluyor. Yasal düzenlemeler yapıldığı zaman bunu seyri değişir. Hiçbir kurumun, hiçbir kişinin bu ayrımcılığı sergilemeye cesaretini olmaması gerekiyor. Buda ancak bunun ciddi bir suç olduğunun kabulüyle mümkün görünüyor.”
Allah CHP'den korusun!
Her seçimde iktidar rüyası gören muhalefetin yönetime gelmesi halinde kesinlikle mütedeyyin insanların ilk hedefte olacağını kaydeden Nuray Canan Songür, şöyle devam etti: “Evet, bunun hayaliyle bunun üzerinden siyaset güden bir parti var. Daha önce yaptığı açıklamalar zaten ortada. Bu insanların siyasetteki var oluş sebepleri bu. Bugün Allah rızası için tesettürünü koruyan hiçbir insan CHP iktidarında huzurlu olamayacak. Hatta şimdiden böyle bir ihtimalin varlığı bile insanları rahatsız ediyor. Toplumda görüştüğümüz kişilerde Bunu da gözlemiyoruz. O yüzden Allah CHP’den memleketimizi insanımızı ve insanımızı korusun.”