27 Mart 1791: Yahyâ Tevfîk Efendi'nin vefatı (Osmanlı Şeyhülislâmı)
Onlar; yaşadıkları döneme maddi manevi anlamda damga vurarak iz bırakıp gittiler. Bugün, Osmanlı Şeyhülislâmı Yahyâ Tevfîk Efendi'yi rahmet ve hayırla yâd ediyoruz.
1128’de (1716) İstanbul’da doğdu. Babası müderris Eyüp Efendi’dir. İlk eğitimini babasından ve onun muhitindeki hocalardan aldı. 1149’da (1736) ruûs imtihanını kazanarak çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. 1180’den (1767) itibaren kadılık mesleğine geçti.
Önce Selânik, ardından Şam (1187/1773) ve Mekke (1192/1778) kadılığında bulundu. 1199’da (1785) İstanbul pâyesini, ertesi yıl Anadolu kazaskerliği pâyesini aldı, 1201’de (1787) Rumeli kazaskerliği pâyesine nâil oldu. 28 Rebîülevvel 1202’de (7 Ocak 1788) fiilen Rumeli kazaskerliğine getirildiyse de bu görevde üç ay kalabildi. Ertesi yıl III. Selim’in tahta çıkışından hemen sonra 20 Receb 1203’te (16 Nisan 1789) tekrar Rumeli kazaskerliğine tayin edildi.
Cülûs münasebetiyle düşürdüğü biri Arapça, diğeri Türkçe iki tarih padişah tarafından memnuniyetle karşılandı. Ancak III. Selim yapmayı düşündüğü reformlar için şeyhülislâmlık makamına Hamîdîzâde Mustafa Efendi’yi getirdi. Muhtemelen, yeni şeyhülislâmın mâzul ulemâyı İstanbul dışındaki arpalıklarına gönderme kararına muhalefet ettiği için 28 Muharrem 1204’te (18 Ekim 1789) görevinden alındı; 28 Cemâziyelâhir 1204’te (15 Mart 1790) nakîbüleşraflığa tayin edildi.
Hamîdîzâde Mustafa Efendi’nin ulemâya yönelik ıslahat faaliyetleri büyük tepkiye yol açınca III. Selim onu azledip yerine reîsülulemâ ve nakîbüleşraf Seyyid Yahyâ Tevfik Efendi’yi getirdi (8 Receb 1205 / 13 Mart 1791).
III. Selim ona yolladığı hatt-ı hümâyunda daha önce ilmiye mesleği için uygulanan nizama aykırı davranmamasını, şer‘î hukuktan ayrılmamasını, sürgüne gönderilenleri geri getirmeye teşebbüs etmemesini tembih etmişti. Yahyâ Tevfik Efendi şeyhülislâm oluşundan on üç gün sonra vefat etti (22 Receb 1205 / 27 Mart 1791), Fatih’te Küçük Karaman’da yaptırdığı medreseye defnedildi (Cevdet, V, 111-112).