27 Ekim 1889: Ömer Hilmi Efendi’nin vefatı (Âlim/Fetva Emini)
Onlar yaşadıkları dönemlere çalışmalarıyla, eserleriyle damga vurup iz bıraktılar. Bugün, Âlim/Fetva Emini Ömer Hilmi Efendi’yi hayırla yâd ediyoruz.
Ömer Hilmi Efendi, Karinâbâdî Hoca Abdurrahman Efendi’nin oğludur. Ömer Hilmi Efendi İstanbul’a geldikten sonra küçük yaşlarından itibaren babası Abdurrahman Efendi’nin de himmeti ile ilim tahsiline başlamış ve dönemin önemli isimlerinden ders okumuştur. 20 yaşlarında iken müderrisliğe başlamıştır. Karinâbâdîzâde Ömer Hilmi Efendi, küçük yaşlardan itibaren ilim tahsil ederek, yirmi yaşında Fatih Câmii’nde ders okutmaya başlamıştır.
Bu ilk vazifesinden sonra ilmiye makamlarını hızlı bir şekilde çıkmıştır. İlmiye sınıfındaki vazifelerinin yanında devlet adamı olarak da önemli görevlerde bulunmuştur.
Ebu’l-Ulâ Mardin’in naklettiği Ömer Hilmi Efendi hakkındaki bir olay da şöyledir: Ömer Hilmi Efendi Şeyhülislâm Hayrullah Efendi’nin yanında Fetvahâne başmüsevvidi vazifesini yürütmekteyken Hayrullah Efendi Sultan Abdülmecid’in hal fetvasını Fetvahâne defterine kaydetmesini emrettiğinde “Fetvahânede yazılmış bulunmayan fetvaların kaydı usulden değildir. Ayrıca bu fetva asıl ve ibare uygunluğu açısından da usulden değildir” diyerek fetvayı kaydetmemiştir.
Bunun üzerine Hayrullah Efendi bu duruma kızmış ve Ömer Hilmi Efendi’yi Fetvahâne’den ihraç etmiştir. Böyle tehlikeli günlerde genç bir fakihin bu kadar metanetli duruş sergilemesi herkesin hayretini celp etmiştir. Bu hâdisenin akabinde Ömer Hilmi Efendi halk arasında büyük şöhret bulmuştur.
Defterhâne-i Şer’iyye memurluğunu ifa ettiği dönemde Defter-i Hakânî emini olan ve o zaman Mabeyn Başkâtipliği’nde görev yapan, dostluğunu kazandığı Süreyya Paşa’nın vesilesiyle hakkında işlem yapılmayan Ömer Hilmi Efendi, bu olaydan hemen sonra 27 Ekim 1889 tarihinde 47 yaşındayken vefat etmiştir.