2000’den 2026’ya Türkiye’nin yolculuğu! Küresel krizlerle yoğrulan Türkiye küresel aktöre dönüştü!
2000’li yılların başında ekonomik kırılganlıklar ve “bekle-gör” politikalarıyla yoluna devam eden Türkiye, çeyrek asırlık süreçte kabuk değiştirdi.
OKAN ÇETİNDAĞ İSTANBUL
İnternetin yaygınlaşmadığı, cep telefonlarının tuşlu olduğu o yıllarda, toplumun ortak duygusu temkinli bir beklentiydi. Ancak tüm zorluklara rağmen Türkiye, krizlerle mücadele etme refleksini korudu.
Pandemi Süreci: Türkiye Kendi Çözümlerini Üretti
2021 yılında dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi, küresel sistemin ne denli kırılgan olduğunu gözler önüne serdi. Avrupa ülkelerinde sağlık sistemleri ciddi şekilde zorlanırken, ABD’de kriz yönetimine ilişkin tartışmalar kamuoyunun gündemine oturdu. Türkiye ise bu süreçte yeni hastaneler inşa ederek sağlık altyapısını güçlendirdi, maske ve sağlık ekipmanı üretimini artırdı. “Biz Bize Yeteriz” kampanyasıyla toplumsal dayanışma ön plana çıkarken, sağlık hizmetlerinin kesintisiz bir şekilde sürdürülmesi dikkat çekti.
2022–2023: Enerji ve Savaş Gölgesinde Denge Politikası
Pandemi sonrası dönemde dünya bu kez enerji krizi ve bölgesel savaşlarla karşı karşıya kaldı. Avrupa ülkeleri enerji arzında ciddi sıkıntılar yaşarken, Türkiye alternatif tedarik yolları ve enerji çeşitliliği arayışına yöneldi. Aynı dönemde yaşanan savaşlarda Türkiye, taraflardan biri olmak yerine arabulucu rolü üstlenerek diplomatik girişimleriyle öne çıktı.
Küresel ölçekte yükselen enflasyon, Türkiye’yi de etkilerken, toplumda sabır ve dayanışma vurgusu ön plana çıktı. Dünyanın birçok bölgesinde siyasi ve ekonomik belirsizlikler sürerken, Türkiye savunma sanayi ve enerji alanlarında yatırımlarını artırdı.
2026’ya Gelinirken: Yeni Küresel Düzende Türkiye
Bu süreçte Yerli ve millî savunma projeleri geliştirildi, İnsansız hava araçları ve savunma sistemleri üretildi ve Enerji arama faaliyetleri hız kazandı. Uzmanlar, bu dönemi Türkiye’nin stratejik alanlarda kapasitesini artırdığı bir süreç olarak değerlendiriyor.
Küresel sistemin yeniden şekillendiği 2026 yılında, Türkiye hem bölgesel hem de uluslararası arenada etkinliğini artıran ülkeler arasında yer aldı. Ekonomik ve siyasi dalgalanmalara rağmen istikrarlı duruşunu koruyan Türkiye, kriz dönemlerinde geliştirdiği reflekslerle dikkat çekti. 2000’li yılların başında “bekle-gör” politikalarının hâkim olduğu bir ülkeden, 2026’da küresel gelişmelerde söz sahibi bir aktöre dönüşen Türkiye’nin bu süreci; kriz yönetimi, toplumsal dayanışma ve stratejik hamlelerle şekillendi. Uzmanlara göre, Türkiye’nin son çeyrek asırlık serüveni, zorluklar karşısında direnç gösteren bir ülke profilini ortaya koyuyor.