• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

15 Temmuz gazisi o geceyi anlattı: Önce vatan şuuruyla direndik

Yeniakit Publisher
2019-07-15 13:05:00 - 2019-07-15 13:06:06

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
15 Temmuz gazisi o geceyi anlattı: Önce vatan şuuruyla direndik

15 Temmuz’un asla unutulmamasını isteyen Boğaziçi Köprüsü Gazisi Yusuf Çiftçi, “Şehit olsaydım çocuklarım yetim kalabilirdi. Ama vatan sağ olunca ben başlarında olmasam da onlar yalnız olmayacaktı ve büyüyecekti” diyor...

15 Temmuz’un yıl dönümündeyiz. Milletimiz ebediyen bu tarihi hiç unutmayacak. FETÖ’cü katillerin silahlarını milletimize doğrultuğu yüzlerce şehit, binlerce yaralının olduğu bir kalkışmanın tarihidir 15 Temmuz... Bir milletin korkusuzca meydanlara koşup tanklara kafa tutarak destan yazdığı tarihtir aynı zamanda... Milletimiz bütün dünyaya vatanına sahip çıkmanın adeta dersini vermiş oldu. 15 Temmuz’da kirli planlarla devletin her kademisine sızan küresel cephelerin maşası olan FETÖ örgütüne yönelik tarihi bir tokat atılmış oldu. Ülkemizin işgaline, milletimiz müsaade etmedi.

15 Temmuz’un romanı

Buradaki en büyük pay şüphesiz kahraman şehitlerimizindir. Onları rahmetle minnetle anıyoruz. Yine canları pahasına direnen yiğit gazilerimiz de bu büyük destanın önemli kahramanları oldular. Onları da saygıyla selamlıyoruz. Bu vesileyle şehit yakınları ve gazilerimiz adına bu önemli tarihin yıldönümünde darbe gecesi ağır yaralanan 15 Temmuz Gazisi Yusuf Çiftçi ile o meşum geceyi konuştuk. 15 Temmuzların tekrar yaşanmaması için sürekli hafızalarda canlı tutmamız romanlar yazıp filmler üretmemiz gerekiyor. Maalesef bugüne kadar darbeyi konu alan büyük bir eser ortaya koyamadık. Ne edebi eser ne sinema filmi üretemedik. Yarın katillerin mazlum, mazlumların katil olarak gösterilmesini istemiyorsak 15 Temmuz’u sanat, edebiyat cephesinden işlememiz, gelecek nesillere aktarmamız gerekiyor. Özellikle şehitlerimizin ve gazilerimizin hikayeleri bir kahramanlık örneği olarak mutlaka nesilden nesile taşınmalı canlı tutulmalıdır.

> Fatma Gülşen Koçak

-Darbe gerçekleştirildiğini ilk duyduğunuzda neler yaptınız?

Bayram münasebetiyle memlekete gitmiştim. Memleketten yeni dönmüştük. Bilgisayarı açıp haberlere bakmak istedim. Ankara’da bazı çatışmalar, sıkıntılı haller var gibi söylemleri okuyunca bir darbe teşebbüsü olduğunu hemen anladım. Komşuya çıktım, “Şu an durum nedir, netleşirse hemen gideceğim ben” dedim, o da “tamam” dedi.

“Ben gidiyorum” dedim

Çıktıktan 5 dakika sonra eşimi aradım. Evde un, şeker var mı diye sordum ’var’ deyince ‘tamam o zaman ben gönül rahatlığıyla gidiyorum’ dedim.

-Hangi duygu ve düşüncelerle yola çıktınız?

Köprüye gidelim, köprü önemli” dedim. Beylerbeyine indik, orada bir grup gördüm sevindim, rahatladım. Hani biz 5 kişiyiz. Hiç olmazsa askerin karşısına oturup psikolojik baskı uygularız. “Halk olarak biz size karşıyız” mesajını veririz.

-Köprüye vardığınızda nelerle karşılaştınız?

Tahayyül dahi edemeyeceğimiz durumla karşılaştık. Ben mermi sesleriyle yürürken insanların bir anda yere düştüğünü gördüm. Yerde vurulanlar oldu. Kimisi boğazından, kimisi karnından kimisi sırtından vuruldu. Sonra önümde bir yaralı vardı, hemen gidip ona yardım etmek istedim.

-Halka ateş açabileceklerini beklemiyor muydunuz?

Yaşadığım en büyük şok “nasıl bize ateş ederler”. Kendi kafama sıkmam gibi bir şey.

-Size saldırı nasıl oldu?

Başlarında bir komutan vardı, 20-25 yaşlarında, esmer. Gözü dönmüştü. Ben hayatımda böyle bir şey görmedim. Sonra askerlerden birinden G-3 aldı. Silahı bana doğrulttu. Yanımdaki birisi namluya müdahale edip yukarı kaldırınca mermi kafamın üzerinden geçti. O anda şehadet nasip olmadı, yoksa gözü kararmıştı. Kafama sıkıyordu. Bir baktık karşımda biri bacağından vurulmuş. Sonra mermiler geliyor. Adeta bana ateş ediliyor. Tam çekicinin arkasına geldim, kendimi güvende gibi hissettiğim anda dizimden vuruldum.

Vatansever nesil

-Bu süreçte devletten beklentileriniz gerçekleşti mi?

15 Temmuz üzerinden 3 yıl geçti ve şehit ve gazileri için toplanan nakit yardımlardan halen bir haber yok. Şehit yakınları ve gazilerin para filan istediği yok. Devlet dillendirince kamuoyu merak ediyor.

-15 Temmuzların yaşanmaması için neler yapılmalı?

Bütün şer odakları aynı noktada birleşmiş iken bize düşen vatana sahip çıkmaktır. Birliği, beraberliği korumaktır. Aileyi, dinimize ve örfümüze göre yeniden şekillendirmeliyiz. Aile olmazsa toplum olmaz. Toplum olmazsa vatan olmaz. Ve bizler, ne ailelerimizi ne de vatanımızı sokakta bulmadık. Vatansever, dindar nesiller yetiştirmeli, geleneklerimize sahip çıkmaya devam etmeliyiz.

Torunlarımız “Bu köprünün adı Boğaziçi’ymiş ama...” diyecekler!

-Eşiniz olayları öğrenince size ulaşabildi mi?

Benim telefonumu aramış başka biri açmış. İster istemez daha da endişelenmiş. Ama en zoru büyük kızım 3 yaşında, başına bir şey gelirse ona nasıl anlatacağım diye ağlıyormuş.

-Çocuklarınıza ve bütün milletin çocuklarına asil bir hikaye bıraktınız...

Şehit olsaydım (kısmet değilmiş) hepten yalnız kalabilirlerdi. Ama vatan sağ olunca ben başlarında olmasam da onlar yetişebilirdi. Şimdi biz tarihi yaşadık. Bizim yaşadıklarımız, şehitler de dahil onların sayesinde de çocuklarımız, torunlarımız diyecekler ki: “Bu köprünün adı önceden Boğaziçi’ymiş. Bir olay olmuş, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü demişler.” Vatanın kıymetini bilecek, onlar da gerektiğinde canları pahasına sahip çıkmaya çalışacaklar. Biz Önce Vatan şuuruyla 15 Temmuz’da direndik. Onlar da bu şuurla donanacaklar.

Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23