Türkiye’de laikliğin toplumun İslâm’la ilişkisini sıfırlaması için tepeden jakoben yöntemlerle dayatılan bir pranga olduğunu Malezya’daki teknoloji üniversitesi bile dünyanın ilk 100, bazı alanlarda ilk 50, bazı alanlarda ilk 10 üniversitesi arasına girebilirken, bizim ilk 100’e, 200’e, ilk 300, 400’e bile giren üniversitemiz olmadığını görünce çok daha iyi anlıyorsunuz. Türkiye, bu epistemik kölelikten kurtulamadığı sürece tam bağımsızlığına kavuşamayacak. Salak ve asalak nesiller, Batılıların kölesi yapacaklar bu ülkeyi ve Batılı leş kargalarına teslim edecekler. Biraz dikkatle bakan herkes bunu görebilir. Bu ülkede işgal ve darbe girişimi olduğunda toplumun seküler kesimlerinin banka kuyruklarına koşması, Anadolu insanının, özellikle de İslâmî kesimlerin ise darbecilere karşı koymak için tanların altına yatarak bir destan yazması bu ürpertici çatallanmayı, yarılmayı, kopuşu ve ülkeye kimin, nasıl sahip çıktığını ve çıkacağını gözler önüne seriyor.