Yok böyle bir araştırma: Ne beyin ne de göz! Güvercinlerin kusursuz navigasyon sırrı: Adeta mucize
Güvercinlerin kusursuz navigasyon sırrı yapılan araştırmayla ortaya çıktı.
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Güvercinlerin kusursuz navigasyon sırrı yapılan araştırmayla ortaya çıktı.
Bilim insanları mekanizmayı beyinde ve gözlerde aradı, ancak güvercinlerin Güneş görünmediğinde bile yuvalarını nasıl bulabildiğini açıklayabilecek şaşırtıcı yapıyı bakın nerede keşfetti. 'İnanılır gibi değil' denilerek bu durum karşısında şaşkınlıklarını gizleyemediler...
Bilimsel bir dergide yayımlanan araştırma, süperparamanyetik makrofajların özellikle kapalı havalarda yapılan uçuşlarda güvercinlerin yönlerini korumasına yardımcı olabileceğini ortaya koyuyor.
Güvercinler son derece gelişmiş bir doğal yön bulma sistemine sahiptir. Bu sayede uzun mesafeler kat ettikten sonra bile büyük bir doğrulukla yuvalarına dönebilirler.
Bilim insanları onlarca yıl boyunca bu yeteneği ağırlıklı olarak Güneş'in konumu, görsel işaretler ve mekânsal hafızayla açıkladı. Ancak 28 Mayıs 2026'da yayımlanan bir araştırma, bu yön bulma sisteminin bir başka önemli bileşenine ilişkin yeni kanıtlar sundu.
Araştırmaya göre karaciğerde bulunan ve demir bakımından zengin bağışıklık hücreleri, güvercinlerin Dünya'nın manyetik alanını algılamasına yardımcı olabiliyor.
Posta güvercinleri, daha önce hiç bulunmadıkları bölgelere götürülseler bile yuvalarını bulabilir. Bunu başarabilmek için uçuş sırasında farklı bilgi kaynaklarından yararlanırlar. Bu nedenle yön bulma süreci tek bir biyolojik mekanizma tarafından kontrol edilmez.
Güvercinler ayrıca Güneş'in konumundan, coğrafi işaretlerden ve daha önceki uçuşlarda edindikleri mekânsal hafızadan da faydalanır. Dünya'nın manyetik alanı ise özellikle görsel ipuçlarının sınırlı olduğu durumlarda yön tayini için önemli bir referans görevi görür.
Güvercinlerin yön bulurken kullandığı başlıca unsurlar arasında gündüz saatlerinde Güneş'in konumu, Dünya'nın manyetik alanı, tanıdıkları coğrafi işaretler ve önceki uçuşlarda gelişen mekânsal hafıza yer alıyor.
Araştırma kapsamında bilim insanları, manyetik algıyla ilişkili yapıları bulabilmek amacıyla gözleri, gagayı, beyni, dalağı ve karaciğeri inceledi. Yapılan analizlerin ardından en güçlü manyetik tepkinin karaciğerde ortaya çıktığı belirlendi.
Araştırmacılar bu organda, yaşlanan kırmızı kan hücrelerini parçalayarak vücudun geri dönüşüm sürecine katkı sağlayan makrofaj adı verilen bağışıklık hücrelerini tespit etti.
Bu süreç sırasında söz konusu hücreler demir biriktiriyor. Biriken demir ise süperparamanyetik özelliklere sahip yapılar oluşturuyor.
Araştırmacılar ayrıca bu makrofajların sinir liflerine oldukça yakın konumlandığını belirledi. Bu durum, manyetik bilginin beyne iletilmesinde rol oynayabileceklerini düşündürüyor.
Araştırmada elde edilen başlıca bulgular arasında karaciğerde yüksek miktarda demir bulunması, manyetik alanlara duyarlı makrofajların tespit edilmesi, bu hücrelerin sinir liflerine yakın konumlanması, makrofajların geçici olarak devre dışı bırakılmasının ardından güvercinlerin yön bulma yeteneğinin bozulması ve manyetik sinyallerin beyne iletilebileceğine işaret eden bulgular yer aldı.
Araştırma ekibi, güvercinleri Almanya'nın Konstanz kentindeki Max Planck Hayvan Davranışları Enstitüsü'nde bulunan kümeslerine geri dönecek şekilde eğitti. Deneylerde kuşlar, başlangıç noktasından 20 kilometreden daha uzak mesafelere bırakıldı. Daha sonra araştırmacılar demir bakımından zengin makrofajları geçici olarak devre dışı bıraktı. Gökyüzünün bulutlu olduğu günlerde güvercinler doğru yönü belirlemekte zorlandı.
Buna karşılık güneşli havalarda kuşlar yuvalarına dönmeyi başardı. Araştırmacılara göre bu durumda yön bulmak için Güneş'in konumunu referans olarak kullandılar.
Elde edilen sonuçlar, manyetik pusulanın doğal yön bulma sistemindeki diğer unsurları tamamlayan bir mekanizma olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar elde edilen bulgulara rağmen, karaciğerde oluşan sinyallerin beyin tarafından nasıl işlendiğinin hâlâ tam olarak anlaşılamadığını belirtiyor.
Bu nedenle söz konusu mekanizmanın insan yapımı GPS teknolojisinden daha üstün bir sistem olarak tanımlanmasının doğru olmadığı ifade ediliyor.
Bununla birlikte yaplan bu araştırma, güvercinlerin uçuş sırasında manyetik, güneş kaynaklı, görsel ve mekânsal bilgileri bir araya getiren bütünleşik, hassas ve verimli bir biyolojik yön bulma sistemine sahip olduğunu ortaya koyuyor.
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23