Helsing ise Ukrayna’daki saha verilerinin istatistiksel olarak güvenilir olmadığını savunuyor. Şirket, cephede şimdiye kadar yalnızca “düşük çift haneli sayıda” HX-2 drone kullanıldığını, bu nedenle genel performans hakkında kesin yargılara varılamayacağını belirtiyor. Şirket ayrıca, Almanya, Birleşik Krallık ve Kenya’da Britanya ordusuyla yapılan testlerde HX-2’nin yüzde 100’e yakın isabet oranlarına ulaştığını ve bunun yazılı test raporlarıyla belgelendiğini ileri sürüyor. Helsing, Ukrayna’da kullanılan sistemlerle Almanya’nın satın alacağı dronlar arasında teknik fark olup olmadığına dair ise gizlilik gerekçesiyle yorum yapmıyor. Alman Savunma Bakanlığı, saha verileri ve ihale süreci hakkında yorum yapmayı reddetti. Ancak tedarik sürecine aşina iki yetkili, Ukrayna’daki performans verilerinin Bakanlık tarafından iç değerlendirmelerde dikkate alındığını doğruladı. Sözleşme, bir çerçeve anlaşma niteliği taşıyor. Bu da gelecekte 20 bin adede kadar ek drone ve ilave yer kontrol istasyonlarının satın alınabileceği anlamına geliyor. Sözleşme bedelinin yüzde 15’inin peşin ödenmesi öngörülüyor. Almanya’da 25 milyon euronun üzerindeki tüm askeri alımların Federal Meclis’in (Bundestag) onayından geçmesi gerekiyor. Kararın Şubat ayı sonuna kadar verilmesi bekleniyor.