Türkiye başaramadı! O ülke toryum yakıtını uranyuma dönüştürdü
Son yapılan deneyde toryum yakıtını uranyuma dönüştürmeyi başararak dünyada bir ilke imza attılar. Bu gelişme, tam enerji bağımsızlığına giden yolda tarihi bir adım olarak görülüyor.
Son yapılan deneyde toryum yakıtını uranyuma dönüştürmeyi başararak dünyada bir ilke imza attılar. Bu gelişme, tam enerji bağımsızlığına giden yolda tarihi bir adım olarak görülüyor.
Parçacık fiziği uzmanı olan Prof. Dr. Engin Arık (1948) 30 Kasım 2007 günü Isparta’da meydana gelen uçak kazasında yanındaki altı meslektaşıyla birlikte hayatını kaybetti.
Uçak kazası sonrası suikast olasılığı ortaya atıldı fakat bir sonuca ulaşılamadı.
Arık toryum üzerinde çalışıyordu ve nükleer güçte Türkiye'nin önünü açmak istiyordu.
Çin, nükleer enerji alanında devrim niteliğinde bir başarıya imza attı. Çin Bilimler Akademisi’ne bağlı Şanghay Uygulamalı Fizik Enstitüsü tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda, Gobi Çölü’nde bulunan deneysel bir reaktörde toryum yakıtı ilk kez uranyuma dönüştürüldü.
Bu gelişme, Çin’in sınırsız ve temiz enerji üretimi için yeni bir kapı aralarken, ülkenin enerji bağımsızlığı hedefinde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Projede kullanılan 2 megavatlık Toryum Bazlı Erimiş Tuz Reaktörü (TMSR), dünyada toryum yakıtını başarıyla yükleyip kullanan tek faal reaktör konumunda. Çin Bilimler Akademisi’nin açıklamasına göre, bu deney toryum kaynaklarının nükleer enerji üretiminde teknik olarak kullanılabilirliğini ilk kez somut biçimde kanıtladı.
Bilim insanları, toryumun uranyuma kıyasla çok daha bol, erişilebilir ve çevre dostu bir element olduğuna dikkat çekiyor. Çin’in mevcut toryum rezervlerinin ülkenin enerji ihtiyacını 1.000 yıldan fazla karşılayabileceği belirtiliyor.
Reaktör çekirdeğinde gerçekleştirilen “toryumdan uranyuma dönüşüm” sürecinde, doğal toryum-232 izotopu nükleer reaksiyon zinciriyle uranyum-233’e dönüştürülüyor. Bu izotop, fisyon zincir reaksiyonlarını sürdürebilen bir yakıt türü oluşturuyor. Klasik basınçlı su reaktörlerinden farklı olarak TMSR sistemi, erimiş tuz içinde çözünmüş sıvı yakıt kullanıyor. Bu sayede reaktör, çalışmasını durdurmadan yakıt ikmali yapabiliyor. Bu tasarım hem yakıt verimliliğini artırıyor hem de radyoaktif atık miktarını azaltıyor. Ayrıca sistem, suya ihtiyaç duymadığı için çöl ve iç bölgelerde de güvenle inşa edilebiliyor.
Toryum erimiş tuz reaktörlerinin, gelecekte güneş, rüzgar, hidrojen üretimi ve petrokimya mühendisliği gibi alanlarla entegre edilebileceği belirtiliyor. Böylece Çin, çok kaynaklı, düşük karbonlu ve hibrit enerji sistemleri geliştirme konusunda da öncü rol üstlenmeyi hedefliyor. Bu teknoloji, yalnızca kara reaktörlerinde değil, büyük gemiler ve mobil enerji platformlarında da kullanılabilecek.
Çin Bilimler Akademisi, TMSR projesini 2011 yılında stratejik bir araştırma programı olarak başlatmıştı. Hedef; ülkenin zengin toryum rezervlerini kullanarak enerji üretiminde tam bağımsızlığa ulaşmak ve karbon nötr vizyona katkı sağlamak. Reaktör, 11 Ekim 2023’te ilk kritik düzeye, 17 Haziran 2024’te ise tam güç operasyonuna ulaştı. Aynı yılın ekim ayında, dünyada ilk kez bir erimiş tuz reaktörüne toryum eklenmesi başarıyla tamamlandı. Çin, 2035 yılına kadar 100 megavat termal güce sahip ticari bir prototip reaktör inşa ederek teknolojiyi ticarileştirmeyi planlıyor.
Uzmanlara göre Çin’in bu başarısı, yalnızca Asya için değil, küresel enerji dengesi açısından da büyük önem taşıyor. Toryum temelli enerji üretimi, klasik nükleer santrallerin risklerini azaltırken karbon emisyonlarını sıfıra yakın seviyelere indirebilecek potansiyele sahip.
Bu gelişme, Çin’in 2060 yılına kadar karbonsuz enerji sistemine geçiş hedefinde en somut adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Kaynak: China Daily - Yeni Akit
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23