Tefekkürden laikçi kemalist partizana: İlber Ortaylı nasıl zehirlendi? Egoistti! Parayı, yemeyi, içmeyi, gezmeyi severdi!
Tarihçi Mustafa Armağan 1996 ve 2004 yılların arasında yakından tanıdığı İlber Ortaylı’nın ardından ‘İlber Ortaylı’yı nasıl bilirdim’ başlıklı dikkat çeken bir yazı yazdı. Daha şöhret olmadan tanıdığı Ortaylı’daki tefekkürü fark ettiğini anlatan Armağan, Ortaylı hakkında şu ifadelerdi kullandı: “Ancak tanındıkça çok değişti; başlangıçta kendisini yoğun olarak destekleyen kesimi dışlayarak laik, Kemalist kesime teveccüh etti. Egoist olduğu doğru. Parayı, yemeyi, içmeyi, gezmeyi severdi. Ancak o kadar savruldu ki, ‘Parayı veren düdüğü çalar’ tezgâhına yuvarlandı. Yer yer Kemalist partizana bile dönüştü. Popülerliği arttıkça mağrurlaştı ve nihayet, 7 Ekim’den sonra İsrail’in Gazze’deki insanlık dışı katliamlarını kınayacağına, kalktı, “Eskiden Filistinli demek arazi satıp yaşayan insan demekti” diyerek Müslüman halkın gözüne baka baka “Filistinliler Osmanlıya ihanetlerinin bedelini ödüyor” diyebilmişti.”