İnsanlarda, lif ve balık yağının birleşimi, bağırsaktaki doğal hücre ölüm mekanizmasını harekete geçiren gen ekspresyonunda değişikliklere yol açmıştır. Buna karşılık, plasebo grubundaki katılımcılarda bu etki gözlemlenmemiştir. Profesör Chapkin, hücre ölümünün normal bir sürecin parçası olduğunu, vücudun zararlı maddeleri ortadan kaldırmasına yardımcı olan koruyucu bir mekanizma olduğunu açıkladı. Kanserde ise bu süreç genellikle engellenir ve tehlikeli hücrelerin hayatta kalmasına ve çoğalmasına olanak tanır. Sonuçlar oldukça umut verici olsa da, bilim insanları omega-3'lerin kanser önlemedeki etkinliğini tam olarak değerlendirmek için daha büyük ölçekli çalışmalara ve uzun vadeli insan takibine ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor. Şu anda omega-3'ler kanıtlanmış kanser tedavilerinin yerini alamıyor, ancak bu bulgu, beslenmenin vücudun kanser hücrelerinin oluşumuna ve gelişimine karşı savaşmasına yardımcı olma rolü üzerine yeni araştırma alanları açıyor.