İtiraf geldi: İzmir'i vuracaktık, geceleyin bizi iki dakika alarmına geçirdiler
Dönemin Yunan Hava Kuvvetleri pilotlarından Dimitrios Tzoumerkiotis, Kardak kriziyle ilgili dikkat çeken itiraflarda bulundu.
Dönemin Yunan Hava Kuvvetleri pilotlarından Dimitrios Tzoumerkiotis, Kardak kriziyle ilgili dikkat çeken itiraflarda bulundu.
1996 Ocak’ında tarihe "Kardak Krizi" olarak geçen gerilim, Türkiye ile Yunanistan’ı savaşın eşiğine getirmişti. Türkiye ve Yunanistan'ın deniz kuvvetleri adanın çevresinde konuşlanmış, iki ülkenin savaşmasına ramak kalmıştı. ABD ve NATO'nun devreye girmesi tansiyonu düşürdü, savaşın eşiğinden dönüldü.
Krizin 30. yılında konuşan Yunan Hava Kuvvetleri’nde 337. Filo Komutanı olarak görev yapan Dimitrios Tzoumerkiotis, 31 Ocak 1996 sabahı şafak vaktinde kendilerine İzmir’in bombalanması görevi verildiğini itiraf etti. Tzoumerkiotis’in anlatımında hedef olarak İzmir’deki bazı telekomünikasyon antenleri yer aldı.
Tzoumerkiotis, Pazar akşamı 19.00’da çağrı cihazının çaldığını ve filoya ulaşır ulaşmaz tüm pilotlara yeni görev verileceğinin söylendiğini aktardı.
Salı günü şafak vaktinde hem Türkiye içindeki hem de Kardak (Imia) yakınlarındaki bazı hedeflere saldırı görevi verildiğini dile getirdi. Görev hazırlığında gece boyunca "İki Dakika Alarmı" uygulamasına geçildiğini anlattı. Bu düzenin, pilotların emniyet kemerleri bağlı şekilde motorları çalışır halde uçak içinde beklemesi anlamına geldiğini söyledi:
"Biz İzmir’deki bazı telekomünikasyon antenlerini vuracaktık. Görev planlaması sırasında henüz Ulusal Çatışma Kuralları yayınlanmadığı için bazı anlaşmazlıklar yaşandı. Geceleyin bizi "İki Dakika Alarmı"na geçirdiler. Bu, uçakların içinde emniyet kemerlerimiz bağlı ve motorlar çalışır halde beklememiz anlamına geliyordu. O gece hava berbattı. Yağmur yağıyordu ve 4.000-32.000 feet irtifa arasında bulutlar vardı. Bu nedenle F-16’lar ve Mirage uçakları yerine, bu tip havalarda daha iyi performans gösteren F-4 uçaklarını tercih ettik."
O gece hava koşullarını "berbat" sözleriyle aktaran Tzoumerkiotis, yağmur ve geniş irtifa bandında bulut bulunduğunu belirtti. Bu nedenle F-16 ve Mirage yerine, bu tip havalarda daha iyi performans gösterdiğini söylediği F-4 uçaklarının tercih edildiğini ifade etti. İlk iki uçağın 01.05’te, ikinci grubun ise 02.30’da havalandığını anlattı. Kendisinin de 03.00’ten kısa süre sonra kalkış yaptığını söyledi.
Tzoumerkiotis, uçuş sırasında "Türkiye tarafında ise tam bir sessizlik hakimdi" dedi. Devriye sırasında Kardak üzerinde bir helikopterin havalandığını duyduklarını ve kötü hava koşullarında helikopter kaldırılmasını sorguladıklarını aktardı.
Yıllardır gündeme gelen helikopterin vurulduğu iddiasına da değinen Tzoumerkiotis, "Helikopterin Türkler tarafından vurulduğu iddiasını kabul etmiyorum" dedi. Soruşturma komitesinde yer alan ve olayı gördüğünü söylediği yakın arkadaşlarının helikopterde kurşun izi bulunmadığını aktardığını ileri sütfü. Silahlı askerlerin bulunduğu bir kayalığın üzerinde projektörlü silahsız helikopter uçurulmasını ise "yanlıştı" sözleriyle anlattı. Tzoumerkiotis, sabah 05.30’da filoya döndüğünü, hemen yeni bir kaptanın yerine geçmek üzere başka bir uçağa yönlendirildiğini söyledi. Uçağa bindiğini ve hazır olduğunu, ancak iki tarafın anlaşmaya vardığı bilgisi gelince kalkış yapamadığını aktardı.
Kardak Krizi sırasında Mürted’ten Çiğli’ye intikal eden bir F-16 pilotunun sözleri, yaşanan gerilimin boyutunu gözler önüne serdi. Aynı pilot, Ege’de yürütülen hava faaliyetlerini "karşı taraftan sinek bile kalksa reaksiyon veriyorduk" cümlesiyle aktardı. Uçakların "5 dakika hazırlık" düzeninde tutulduğu ve acil kalkış emri beklediği bilgisi paylaşıldı.
Kriz sırasında hava harekatını yöneten isimlerden Emekli Hava Pilot Korgeneral Erdoğan Öznal, yaşananları "Hava Kuvvetlerinde 40 Yıl" adlı kitabında doğrudan aktardı. Kitapta, Kardak Krizi’nin çok kısa sürede tırmandığı, 1’inci Taktik Hava Kuvveti Komutanlığı’nın tüm hazırlıkları hızla tamamladığı ve Harekât Merkezi’ne geçildiği bilgileri yer aldı. Aynı eserde, Batı meydanlarına yapılan yoğun intikaller, nakliye uçaklarının aralıksız iniş kalkışları ve oluşan hava resminin Yunanistan tarafından görülmemesinin mümkün olmadığı satırlara yansıdı.
Erdoğan Öznal’ın kitabında yer alan bir diğer bölümde, Ankara’nın Kardak’a ilişkin tavrı açık bir cümleyle yer aldı: "Bu bayrak inecek, bu asker gidecek". Bu kararın ardından Türk SAT komandolarının Kardak’ın yanındaki kayalığa çıktığı, gelişmenin sahada dengeleri değiştirdiği ve kısa süre sonra Yunan bayrağının indirildiği bilgisi kitapta doğrudan yer aldı.
Türk Hava Kuvvetleri’nin gece ve her hava şartında operasyon kabiliyeti sağlayan LANTIRN sistemi, kriz sırasında belirleyici unsurlardan biri oldu. Kitapta, Yunanistan’ın özellikle bu kabiliyetten ciddi rahatsızlık duyduğu, Türk uçaklarının oluşturduğu hareketliliğin karşı tarafta geri çekilme kararını hızlandırdığı satırlara yansıdı.
Kardak Krizi boyunca Türkiye’nin sahadaki askeri hazırlıkları, uluslararası arabuluculuk girişimlerinin hızlanmasına yol açtı. Ege hattındaki bu gerilim, Avrupa ve ABD’de yakından takip edildi. Sürecin sonunda Yunanistan askerini çekti, bayrak indirildi ve kriz fiilen sona erdi. Kaynak: Türkiye Gazetesi
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23