• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
9
Yeniakit Publisher
Gazze'deki vahşetin aynısı 1912'de Edirne'de yaşanmıştı! Tarihin acımasız yüzü bu mermide
Türkiye'nin güncel haber kaynağı Yeni Akit'i Google'da takip et, gündemi kaçırma.
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Gazze'deki vahşetin aynısı 1912'de Edirne'de yaşanmıştı! Tarihin acımasız yüzü bu mermide

Edirne’deki ecdad yadigarı Selimiye Camii’nde uzun yıllar başmüezzinlik yapan Yusuf Karabıyık Çengelci, 1912 Balkan Harbi sırasında Bulgar ordusunun attığı ve cami içinde namaz kılan iki kadın ile 10 yaşındaki bir kız çocuğunu şehit eden gülle parçasını yarım asırdan fazladır gözü gibi koruyor. "Katil mermi" adını verdiği 1,5 kiloluk demir yığınını evinde saklayan Çengelci, vahşetin izini gelecek nesillere ibret olması için anlatıyor.

#1
Foto - Gazze'deki vahşetin aynısı 1912'de Edirne'de yaşanmıştı! Tarihin acımasız yüzü bu mermide

Edirne'de Selimiye Camii'nde 23 yıl müezzin ve başmüezzin olarak görev yaptıktan sonra emekli olan Yusuf Karabıyık Çengelci, Balkan Harbi sırasında Bulgarlar tarafından camiye isabet eden gülle mermisinin parçasını yaklaşık 58 yıldır muhafaza ediyor. Çengelci, "Katil mermi" adını verdiği parçayı gelecek nesillere ibret olması amacıyla sakladığını söyledi.

#2
Foto - Gazze'deki vahşetin aynısı 1912'de Edirne'de yaşanmıştı! Tarihin acımasız yüzü bu mermide

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve Mimar Sinan'ın ustalık eseri olarak kabul edilen Selimiye Camii'nde uzun yıllar görev yapan Yusuf Karabıyık Çengelci, caminin geçmişine ışık tutan önemli bir hatırayı günümüze taşıyor. Çengelci, Balkan Harbi sırasında Bulgarlar tarafından atılan ve caminin kubbesini delerek içeri düşen gülle mermisinin parçasını yaklaşık 58 yıldır koruduğunu anlattı.

#3
Foto - Gazze'deki vahşetin aynısı 1912'de Edirne'de yaşanmıştı! Tarihin acımasız yüzü bu mermide

Çengelci, söz konusu mermi parçasının dönemin emekli baş imamı tarafından kendisine emanet edildiğini belirterek, parçanın zamanla kaybolmaması için muhafaza altına aldığını ifade etti. Yaklaşık bir buçuk kilogram ağırlığındaki merminin bir parçasını yıllar önce müzeye teslim ettiğini söyleyen Çengelci, diğer parçayı ise halen evinde sakladığını dile getirdi. Geçmişte Edirne'nin de savaşların acı yüzünü yaşadığını vurgulayan Çengelci, bugün Gazze ve Filistin'de yaşanan olayların benzerlerinin Balkan Harbi döneminde Edirne'de de görüldüğünü ifade etti. Mermi parçasını genç nesillere savaşların yıkıcı sonuçlarını anlatmak için gösterdiğini belirten Çengelci, "Savaşın kazananı olmaz" sözünün önemine dikkat çekti.

#4
Foto - Gazze'deki vahşetin aynısı 1912'de Edirne'de yaşanmıştı! Tarihin acımasız yüzü bu mermide

Yıllardır sakladığı parçayı "katil mermi" olarak adlandırdığını söyleyen Çengelci, bu hatıranın hem Selimiye Camii'nin hem de Edirne'nin yakın tarihine tanıklık ettiğini kaydetti. Öte yandan, Selimiye Camii'nin duvarında bulunan ve savaş döneminden kaldığı belirtilen top mermisi izi de restorasyon çalışmalarında korunarak olduğu gibi bırakıldı. Tarihi olayların unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla muhafaza edilen iz, camide savaşın bıraktığı izlerden biri olarak dikkat çekiyor.

#5
Foto - Gazze'deki vahşetin aynısı 1912'de Edirne'de yaşanmıştı! Tarihin acımasız yüzü bu mermide

"Bu mermi, Selimiye'de yaşanan acı bir olayın izidir" Edirne'de Türk İslam mimarisinin zirve eserlerinden Selimiye Camisi'nde 30 yıl müezzin ve başmüezzin olarak görev yaptıktan sonra emekli olan Yusuf Karabıyık Çengelci, "Balkan Harbi'nde Bulgarların Selimiye Camii'nin kubbesine atmış oldukları gülle mermisinin parçası bu. Bu parça da kubbeyi deliyor. Caminin ortasına düşüyor. İki hanımla on yaşında bir kız çocuğu namaz kılıyorlarmış. Üçünü birden paramparça ediyor. İki metrekarelik bir alanı da tahrip ediyor tabii. Buna ben Bulgarların atmış olduğu ‘katil mermi' diyorum" dedi.

#6
Foto - Gazze'deki vahşetin aynısı 1912'de Edirne'de yaşanmıştı! Tarihin acımasız yüzü bu mermide

"Yaklaşık 58 yıldır muhafaza ediyorum" Çengelci, "1968'de buraya müezzinlik görevine başladığımda bu caminin emekli baş imamı Şaban efendi vardı. O verdi bana. Dedi ki, ‘Evladım, burada pencerede duruyor bu mermi. Zamanla kaybolabilir. Sen bunu muhafaza edebilirsin.' İki tane parça bu. Şu an bunu tarttırdım, bir buçuk kilo geliyor. Bunun bir eşini ben o tarihte müzeye verdim. Hatıra kalsın diye. Bugün de hâlâ saklıyorum. Bu caminin tarihi kitaplarına da resmiyle beraber yazdım. 1968'den günümüze yaklaşık 57-58 yıldır ben bunu itinayla saklıyorum" diye konuştu.

#7
Foto - Gazze'deki vahşetin aynısı 1912'de Edirne'de yaşanmıştı! Tarihin acımasız yüzü bu mermide

"Savaşın kazananı olmaz, bu mermiyi ibret olsun diye saklıyorum" Çengelci, "Bugün Gazze'de, Filistin'de olan aynı olaylar Edirne'de de yaşandı. 1912 Balkan Harbi'nde, sonrasında yaşanan savaşlarda aynı olaylar, hatta daha beterleri yaşandı. O tarihten kalan düşmanın attığı katil mermisi bu. Bunu nesillere ibret olarak gösteriyorum ve anlatıyorum. Benim için çok önemli bir anıdır."

#8
Foto - Gazze'deki vahşetin aynısı 1912'de Edirne'de yaşanmıştı! Tarihin acımasız yüzü bu mermide

"Allah vatana, millete, devlete zeval vermesin. Vatanımızda, milletimizle, bayrağımızla, topraklarımızla kardeşçe el ele, gönül gönüle yaşayalım. Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi, ‘Savaşın kazananı olmaz.' Bu çok güzel ve anlamlı bir söz. Bunun ismi katil mermi. İbret olarak saklıyorum" ifadelerini kullandı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23