PEŞİNYAN’IN ZAFERİ ANKARA İÇİN NE İFADE EDİYOR? Paşinyan’ın üçüncü seçim zaferi, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde pragmatik bir ivme yaratma potansiyeli taşımaktadır. Seçim kampanyası boyunca Paşinyan, “barış ve refah” söylemini ön plana çıkarmış, Azerbaycan’la barış anlaşmasını “bağımsız bir gündem” olarak tanımlamış ve Türkiye ile “her türlü işbirliğine açık” mesajlar vermiştir. Bu yaklaşım, 2020’den beri kapalı kalan Türkiye-Ermenistan sınırının kademeli olarak açılması, ticaret hacminin artırılması ve bölgesel bağlantısallığın güçlendirilmesi açısından olumlu bir zemin sunmaktadır. Ankara açısından bakıldığında, Paşinyan’ın iktidarda kalması, Ermenistan’ın Rusya merkezli güvenlik paradigmasından uzaklaşarak çok vektörlü bir dış politika benimsediğini göstermektedir. Rusya’nın seçim öncesi uyguladığı ekonomik baskılara rağmen halkın Paşinyan’ı tercih etmesi, Moskova’nın bölgesel etkisinin azaldığını göstermektedir. Bu durum, Türkiye için stratejik bir fırsat yaratmaktadır: “Önce Azerbaycan’la barış” ilkesiyle uyumlu bir şekilde, Ermenistan’ın anayasal reform sürecini destekleyerek kalıcı normalleşmeye katkı sağlamak mümkündür. Paşinyan’ın zaferi, aynı zamanda Orta Koridor’un geliştirilmesi ve bölgesel ekonomik entegrasyon açısından da Türkiye’nin öncelikleriyle örtüşmektedir.