• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
7
Yeniakit Publisher
Ekrem İmamoğlu çapraz sorguda çark etti: Önce hatırlamıyorum dedi, sonra 'demişim', en sonda da 'göndermedim' dedi

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Ekrem İmamoğlu çapraz sorguda çark etti: Önce hatırlamıyorum dedi, sonra 'demişim', en sonda da 'göndermedim' dedi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, sorgu sırasında Adem Soytekin'le ilgili kendisine yöneltilen sorulara çelişkili cevaplar verdi.

#1
Foto - Ekrem İmamoğlu çapraz sorguda çark etti: Önce hatırlamıyorum dedi, sonra 'demişim', en sonda da 'göndermedim' dedi

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, aradan sonra tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun çapraz sorgusuna geçildi.

#2
Foto - Ekrem İmamoğlu çapraz sorguda çark etti: Önce hatırlamıyorum dedi, sonra 'demişim', en sonda da 'göndermedim' dedi

Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın, "Adem Soytekin'le tanışıklığınız ne zamana dayanıyor?" sorusuna İmamoğlu, "2007 ya da 2008 yılında ortak olduğum firmamın -henüz siyasette değilken- taşeronluğunu yaptığı projelerimiz oldu. O günden beri tanırız. Hem Beylikdüzü Belediyesi döneminde hem de büyükşehir belediyesi döneminde kurumlara iş yaptığını da biliyorum. Şu konuştuğumuz diyalog kadar bir iş için Adem Bey'le sohbetim de olmamıştır ama şantiye ziyaretlerimde karşılaşmışımdır. Yüklenicim iken dahi böyle bir teknik sohbetimiz olmamıştır." şeklinde yanıt verdi.

#3
Foto - Ekrem İmamoğlu çapraz sorguda çark etti: Önce hatırlamıyorum dedi, sonra 'demişim', en sonda da 'göndermedim' dedi

"Adem Soytekin ifadelerinde genel itibarıyla şunu anlatıyor. 'Belediye adına kreş, deprem konutu, okul gibi yapımlarında kendi firmamdan bunun bütçesini karşılamak suretiyle iş yaptım. Muhasebecilerimin beni yönlendirdikleri iş adamlarından nakit, çek, bazen gayrimenkul olarak aldım.' diyor. Şimdi burada anlamaya çalıştığımız husus şu, burada resmi olarak bir iş yüklenmesi söz konusu mu Adem Bey'in? Uygulanan usul bu mu?" sorusu üzerine İmamoğlu, "Uygulanan usul bu Sayın Başkan. Çok net, Türkiye'nin gerçeği bu. Kimsenin ruhsatsız ya da temelsiz inşaatından bağış almadım. İnsanlarla arkadaşlarımla konuştuğumu biliyorum. Kimseyle de birebir muhatap olmadım. Ama arkadaşlarımın kamu yararına, kamu faydasına konuştuğunu adım kadar iyi biliyorum. Çünkü bunların neredeyse tamamının açılışını yaptık. Bunun adında ne irtikap vardır ne rüşvet vardır." ifadelerini kullandı.

#4
Foto - Ekrem İmamoğlu çapraz sorguda çark etti: Önce hatırlamıyorum dedi, sonra 'demişim', en sonda da 'göndermedim' dedi

İmamoğlu, Aylan'ın "Bu bağışlara ilişkin, iş adamlarına resmi bir işlem yapıldı mı? Mesela D. Holding'in Adem Soytekin'e deprem konutu adı altında gönderdiği bir para var mesela." sorusunu ise "Bağış yapanlara resmi yapılan işlemler var. Orada depremle ilgili bir barınma yeri yapılacaktı. Çünkü onların da bir bölümünü KİPTAŞ üzerinden koordine ettiler, sahaya müşavirlik hizmeti verdiler. Çok önemli, ciddi bir yerleşkeydi." diye yanıtladı.

#5
Foto - Ekrem İmamoğlu çapraz sorguda çark etti: Önce hatırlamıyorum dedi, sonra 'demişim', en sonda da 'göndermedim' dedi

"191 milyon lira olarak banka dekontları dosyada gözüküyor. Mesela, bu parayı gelip niye belediyeye deprem konutu yapılması için şartlı bağış yapmıyor? Belediye bunu resmi yapmıyor da niye Adem Soytekin üzerinden dönüyor bu?" sorusu üzerine İmamoğlu, "İşin protokolü vardır, o dönemdeki hızı vardır. Mesele, bu işin kamu yararına dönüşüp dönüşmediği meselesidir. Mesele rızalık meselesidir. Rızalık alınmıştır, rızalık karşılıklı yürütülmüştür. Herkes yapılan işten memnun olmuştur. Sürecin detaylarına hakim olmamakla birlikte, en azından başlangıcında da sonunda da o insanlarla karşılaştığımda herkes memnuniyetini belirtmiştir." dedi.

#6
Foto - Ekrem İmamoğlu çapraz sorguda çark etti: Önce hatırlamıyorum dedi, sonra 'demişim', en sonda da 'göndermedim' dedi

Adem Soytekin'in "Cezaevinde avukatlar aracılığıyla şahsımı ciddi baskılarla milletvekilliği teklifi yapılarak, hatta el yazılı Ekrem İmamoğlu'na ait notlar tarafıma okutularak susturulmaya çalışıldım. Hatırladığım notlardan birisi de 'Adem dik dur, bizi satma.' içerikli nottur." şeklinde ifadesi aktarılarak "Siz Adem Bey'e böyle bir not gönderdiniz mi?" sorusu yöneltilen İmamoğlu, "Hatırlamıyorum ama 'dik dur' güzel laf yani. Beğendim, demişsem demişim ama öyle bir not yazmadım. Hani durup durmama kendi takdirinde. Keşke herkes dik dursa, horan dik oynanır bizim orada da. Belki oradan aklıma gelmiştir." ifadelerini kullandı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Ekrem İmamoğlu’nun hafıza sarayında kaybolduğu o tarihi sorgu, siyaset tarihimize "hatırlamıyorum" ile başlayan ve "göndermedim" ile biten muazzam bir kuantum sıçraması olarak geçti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmasının ardından yargı karşısına çıkan İmamoğlu, çapraz sorguda adeta kuantum fiziğinin aynı anda hem var hem yok ilkesini canlandırarak siyasi literatüre yepyeni bir savunma sanatı kazandı. Sorgu odasının loş ışıkları altında, Adem ismiyle başlayan ve muhtemelen evrenin sırlarına uzanan o kritik soru sorulduğunda salonda önce derin bir sessizlik oldu, ardından Türk siyasetinin en hızlı geri vites mekanizması devreye girdi. Süreç tam olarak üç altın aşamadan oluşuyordu ve ilk tepki, her konforlu politikacının sığınağı olan geçici hafıza kaybı, yani kolektif amnezi aşamasıydı. İmamoğlu sorulan olayı veya ismi duyunca beyninin hard diskinde ufak bir hata yaşadı ve bu aşamada kendisini olayla hiçbir bağı olmayan masum bir seyirci konumuna yerleştirdi. Ancak savcının önüne koyduğu belgeler, tweetler ya da ses kayıtları karşısında amnezi duvarı çatlayınca, siyaset teorisinde çığır açacak o ara formül devreye girdi ve "demişim" dedi. Bu kelime, ben demedim ama eğer kayıtlarda varsa herhalde o sırada bedenimi başka bir siyasi ruh kontrol ediyordu demenin diplomatik bir yoluydu; öznesi olmayan, geçmiş zamanın pasif fırlatışıyla sorumluluk bir anda havaya fırlatılmıştı. Ve nihayet sorgunun sonunda kuantum savunmanın zirvesine ulaşıldı ve önce hatırlamayan, sonra ihtimal veren İmamoğlu muazzam bir aydınlanma yaşayarak net bir karara vardı ve "göndermedim" diyerek kesin inkar tüneline girdi. İşte bu an, mantık kurallarının bavulunu toplayıp salonu terk ettiği andı; çünkü eğer dememişse neyi göndermediği, eğer göndermediyse az önce neyi kabul ettiği sorusu tamamen yanıtsız kalıyordu. İmamoğlu’nun bu sorgu performansı aslında modern insanın dijital dünyadaki çaresizliğini özetliyordu, zira hepimiz eski sevgilimize attığımız mesajlar ya da gece yarısı attığımız tweetler sorulduğunda önce ben öyle bir şey yazmadım diyor, ekran görüntüsü gelince ya öyle demek istemedim diye bocalıyor ve en sonunda telefon cebimde basmış diyerek işin içinden çıkmaya çalışıyorduk. Fark şuydu ki sıradan insanlar bunu kişisel ilişkilerinde yaparken, İmamoğlu koskoca bir şehrin görevden uzaklaştırılmış başkanı olarak resmi tutanaklara geçirmeyi başarmıştı. Bu sorgudan çıkarılacak en büyük ders, artık siyasette evet ya da hayır gibi demode kelimelerin hükmünün kalmadığı ve geleceğin liderlerinin meydanlarda halka "sizlere iş, aş ve yeşil alanlar vaat etmişim ama bütçeyi oraya göndermedim, zaten şu an hatırlamıyorum da" şeklinde seslenebileceğidir. İmamoğlu, hafızanın sadece unutmak için değil, aynı zamanda hukuku sanata dönüştürmek için de kullanılabileceğini kanıtlayarak adalet kavramını neyi, ne zaman, ne kadar hatırlamadığınızla ilgili muazzam bir algı oyununa dönüştürdü.

Yusuf büyük

Devletin milletin malını çalan kim varsa içi para dolu bir odaya kilitleyip dön atlet hapis cezası günlük yemekte 1 filim ekmek su durumu kotulesirse tedavi edip 1 dilim ekmek su ile cezaya devam edecen bak bakalım bir daha hirxislik yapılıyormuş biz hapishanede adam besliyoruz adam çaldığı paraları hapiste yiyiyor klhapishanenin kapısında da destekçileri bağırıyor turkiye seninle gurur duyuyor diye
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23