Gökyüzünü Hubble'dan 1000 kat daha hızlı tarayacak Roman Uzay Teleskobu'nun görev süresi boyunca yapacağı gözlemlerin kapsamı, uzay araştırmalarında yeni bir döneme işaret ediyor. Teleskobun ana haritalama çalışmasında üreteceği tek bir görüntüyü 4K televizyon ekranlarında tam olarak göstermek için yarım milyondan fazla televizyona ihtiyaç duyulacağı belirtiliyor. Yaklaşık bir yıldan fazla sürecek ana tarama sürecinde teleskop, Samanyolu'nun "galaktik şişkinlik" olarak bilinen yoğun ve yıldızlarla dolu merkezine odaklanacak. Planlanan üç temel taramadan ikincisinde ise teleskop, tüm gökyüzünün yaklaşık yüzde 12'sini bir buçuk yıldan kısa bir sürede tarayacak. Ortaya çıkacak kozmik harita, gökbilimcilerin evrenin ne kadar hızlı genişlediğini ölçmelerine olanak tanıyacak. Bu veriler, evrenin en gizemli iki olgusu olan karanlık madde ve karanlık enerjinin anlaşılmasını kolaylaştıracak. Üçüncü tarama ise 8 milyar yıl öncesine kadar meydana gelen süpernova patlamalarına odaklanarak evrenin genişleme tarihinin izini sürecek. 1990 yılında fırlatılan Hubble Uzay Teleskobu ile benzer boyutlarda ve silindir şeklinde olan Roman, evreni Hubble'dan 1000 kat daha hızlı tarayacak ve her görüntü Hubble'ın yakaladığı bir gökyüzü kesitinden en az 100 kat daha büyük bir alanı kapsayacak. McEnery, bu durumu "Roman'ın bir aylık gözlemi, Hubble'ın yüz yıllık çalışmasına karşılık geliyor." sözleriyle özetledi. Örneğin Hubble'ın Andromeda Galaksisi'ne ait ikonik panoramik görüntüsü 400'den fazla gözlemin birleştirilmesiyle oluşturulurken, Roman geniş görüş açısı sayesinde aynı manzarayı sadece iki gözlemle yakalayabiliyor. Webb ve Hubble ile ortak çalışacak Hem Hubble hem de Roman, ışığı farklı dalga boylarına veya renklere ayıran spektroskopi yöntemini kullanıyor. Gökbilimciler uzaydaki nesnelerin boyutunu, sıcaklığını ve bileşimini ölçmek için bu ışık kalıplarını analiz ediyor. Teleskop, Güneş ve Dünya'dan gelen kütleçekim kuvvetlerinin birbirini dengelediği ve kararlı bir yörüngede kalmasını sağlayan uzaydaki L2 Lagrange noktasına yerleşecek. Uzayda bu özelliklere sahip sadece beş nokta bulunuyor ve Roman, bu yörüngeyi 2021 yılında fırlatılan James Webb Uzay Teleskobu ile paylaşacak. NASA yetkilileri, Roman'ın faaliyete geçtiğinde Hubble ve Webb ile sinerji içinde çalışacağını, Roman'ın keşfettiği ilgi çekici nesnelerin Hubble ve Webb'in gelişmiş araçlarıyla daha detaylı inceleneceğini belirtiyor.