• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
6
Yeniakit Publisher
Dost bildiğimiz ülke Türkiye-Libya anlaşmasına karşı çıktı: Bizim için geçersiz

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Dost bildiğimiz ülke Türkiye-Libya anlaşmasına karşı çıktı: Bizim için geçersiz

Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında imzalanan Akdeniz'deki Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Zaptı’nı onaylaren dost bildiğimiz Arap ülkesinden akılalmaz bir itiraz geldi.

#1
Foto - Dost bildiğimiz ülke Türkiye-Libya anlaşmasına karşı çıktı: Bizim için geçersiz

Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasını onaylaması, Doğu Akdeniz'deki dengeleri tamamen değiştirecek.

#2
Foto - Dost bildiğimiz ülke Türkiye-Libya anlaşmasına karşı çıktı: Bizim için geçersiz

Mısır Dışişleri Bakanlığı, Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile imzalanan deniz yetki alanları mutabakat zaptını oy birliğiyle onaylamasını reddettiğini açıklayarak büyük bir skandala imza attı.

#3
Foto - Dost bildiğimiz ülke Türkiye-Libya anlaşmasına karşı çıktı: Bizim için geçersiz

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, ‘’muhtıranın mutlak surette geçersiz olduğunu, hukuki etkisinin bulunmadığını ve Libya Temsilciler Meclisi’nin onayının Mısır bakımından hiçbir hukuki sonuç doğurmadığını bir kez daha teyit eder’’ denildi.

#4
Foto - Dost bildiğimiz ülke Türkiye-Libya anlaşmasına karşı çıktı: Bizim için geçersiz

‘’Muhtıra, Mısır’ın münhasır ekonomik bölgesi ve kıta sahanlığındaki egemenlik haklarına açık bir tecavüz içermektedir’’ denilen açıklamada, ‘’Mısır uluslararası hukukun güvence altına aldığı haklarını koruma ve bunlara yönelik herhangi bir ihlal girişimine karşı koyma hakkını saklı tutar’’ ifadeleri kullanıldı.

#5
Foto - Dost bildiğimiz ülke Türkiye-Libya anlaşmasına karşı çıktı: Bizim için geçersiz

Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları anlaşması, Kasım 2019'da Ankara ile dönemin Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı Fayiz es-Serrac yönetimi arasında imzalandı. Doğu Akdeniz'de iki ülkenin deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasını amaçlayan mutabakat, bölgedeki enerji kaynaklarının araştırılması ve işletilmesi bakımından stratejik önem taşıyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Cabbar

Şu mısıra sisiye güvenipde asla silah satmayın.

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

MISIR NEDEN KARŞI? PERDE ARKASINDA NE VAR? Doğu Akdeniz’de Değişen Dengeler: Mısır, Yunanistan ve Güney Kıbrıs İttifakının Jeopolitik Şifreleri Son yıllarda Doğu Akdeniz, sadece dalgaların kıyıya vurduğu sakin bir coğrafya olmaktan çıkıp küresel enerji savaşlarının ve diplomatik hamlelerin en sert yaşandığı bir satranç tahtasına dönüştü. Bu tahtadaki en dikkat çekici hamlelerden biri ise hiç şüphesiz Mısır, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında kurulan ve zamanla stratejik bir ortaklığa evrilen üçlü ittifaktır. İlk bakışta sadece coğrafi yakınlıkla açıklanabilecek bu yakınlaşma, aslında arka planında derin ekonomik çıkarlar, enerji güvenliği ve en önemlisi de bölgedeki "ortak bir gücü" dengeleme arzusu barındırıyor. İttifakın Çimentosu: Enerji ve Doğu Akdeniz Gaz Forumu Bu üçlü mekanizmanın temel motivasyon kaynağı, Doğu Akdeniz’in altındaki devasa hidrokarbon yataklarıdır. Zohr gibi devasa doğalgaz keşifleriyle bölgenin önemli bir enerji aktörü haline gelen Mısır, bu potansiyeli Avrupa pazarına ulaştırmak için Yunanistan ve Kıbrıs’ı lojistik ve siyasi bir köprü olarak görüyor. Kahire’de kurulan Doğu Akdeniz Gaz Forumu (EMGF), bu ittifakın kurumsal bir kimliğe bürünmesini sağladı. Mısır, kendi sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tesislerini bölgenin merkez üssü haline getirmek isterken, Yunanistan ve Kıbrıs ise Avrupa Birliği’nin enerji çeşitliliği arayışında kendilerini vazgeçilmez kılmayı hedefliyor. Dolayısıyla bu ortaklık, her üç ülke için de milyarlarca dolarlık bir ekonomik vizyon anlamına geliyor. "Ortak Payda" Olarak Türkiye’yi Dengeleme Arayışı Diplomaside ittifaklar sadece ortak çıkarlarla değil, aynı zamanda ortak endişelerle de şekillenir. Kahire, Atina ve Lefkoşa hattını birbirine sıkı sıkıya bağlayan en önemli unsurlardan biri, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki aktif ve oyun değiştirici politikalarına karşı bir blok oluşturma isteğidir. Türkiye’nin Libya ile imzaladığı Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Sözleşmesi, bu ittifak için adeta bir alarm zili oldu. Yunanistan ve Kıbrıs, Türkiye’nin adaların kıta sahanlığını sınırlandıran tezlerini kendi egemenlik alanlarına doğrudan tehdit olarak görürken; Mısır da bu hamleyi bölgedeki kendi hareket alanını kısıtlayan bir "kuşatma" olarak yorumladı. Buna misilleme olarak Mısır ve Yunanistan’ın 2020 yılında imzaladığı deniz sınırı anlaşması, ittifakın sadece masada değil, harita üzerinde de Türkiye’nin karşısına dikilme kararlılığını gösterdi. Hukuki Meşruiyet Arayışı ve Diplomatik Kalkan Üçlü ittifak, attığı her adımı uluslararası hukuka ve özellikle 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne (BMDHS) dayandırarak küresel arenada bir meşruiyet kalkanı oluşturmaya çalışıyor. Yunanistan ve Kıbrıs, Avrupa Birliği üyesi olmanın verdiği diplomatik avantajı sonuna kadar kullanırken, Mısır ise Arap dünyası ve Kuzey Afrika’daki ağırlığıyla bu bloka bölgesel bir meşruiyet sağlıyor. Üç ülkenin lider düzeyinde düzenli olarak gerçekleştirdiği zirveler, dünyaya "Doğu Akdeniz’de biz olmadan hiçbir denklemin kurulamayacağı" mesajını vermeyi amaçlıyor. Sonuç: Sürdürülebilir Bir Ortaklık mı, Konjonktürel Bir Blok mu? Mısır, Yunanistan ve Güney Kıbrıs arasındaki ittifak, bugün Doğu Akdeniz’deki güç dengesini doğrudan etkileyen en somut yapılardan biridir. Ancak uluslararası ilişkilerin altın kuralı burada da geçerliliğini koruyor: Daimi dostluklar yoktur, daimi çıkarlar vardır. Son dönemde Türkiye ile Mısır arasında yaşanan diplomatik normalleşme adımları, bu ittifakın esnekliğini ve sınırlarını test edecek en önemli dinamiktir. Kahire, Ankara ile ilişkilerini düzeltirken Atina ve Lefkoşa ile olan stratejik bağlarını tamamen koparmak istemeyecektir; ancak bölgedeki kartların yeniden karılması, bu üçlü ittifakı daha temkinli ve denge gözeten bir çizgiye çekebilir. Kesin olan tek bir şey var: Doğu Akdeniz’in derin sularındaki jeopolitik mücadele, bu üç ülkenin kaderini daha uzun süre birbirine bağlı tutmaya devam edecek.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23