• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
10
Yeniakit Publisher
Çin’in DF-27 füzesi Pasifik'te dengeleri değiştiriyor
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Çin’in DF-27 füzesi Pasifik'te dengeleri değiştiriyor

Araştırmacı yazar ve emekli subay James Holmes, Çin’in yeni nesil DF-27 balistik füzesinin, Pasifik’teki dengeyi kökten değiştirebilecek bir caydırıcılık unsuru olduğunu savunuyor. Holmes’a göre bu silah, modern çağın “kale filosu” stratejisinin somutlaşmış hâli.

#1
Foto - Çin’in DF-27 füzesi Pasifik'te dengeleri değiştiriyor

Holmes’ün analizine temel olan gelişme, Pentagon’un Kongre’ye sunduğu Çin askeri raporu. Raporda, Çin’in DF-27 adlı uzun menzilli balistik füzesinin 8.000 kilometreye ulaşan menziliyle dikkat çektiği belirtiliyor. Haritada gösterilen kapsama alanı, Pasifik’in büyük bölümünü, hatta Hawaii’deki Pearl Harbor ve Washington’daki Everett üslerini kapsıyor. Bu durum, ABD’nin batı kıyısındaki deniz üslerinin bile Çin’in roket menziline girdiği anlamına geliyor.

#2
Foto - Çin’in DF-27 füzesi Pasifik'te dengeleri değiştiriyor

Holmes, bu durumu “yeni bir deniz gücü biçimi değil, çok eski bir stratejinin yeniden doğuşu” olarak tanımlıyor: “Çin, yüzyıllardır süregelen bir kara destekli deniz gücü stratejisini, modern füze teknolojisiyle yeniden hayata geçiriyor.”

#3
Foto - Çin’in DF-27 füzesi Pasifik'te dengeleri değiştiriyor

Pentagon’un bazı uzmanlarına göre, maksimum menzil ile etkili menzil arasında ciddi fark var. Bu görüşe göre DF-27’nin teorik olarak ABD kıyılarını vurabilmesi, pratikte aynı ölçüde etkili olacağı anlamına gelmiyor. Holmes, bu durumu “teknolojik kapasite ile savaş kabiliyeti arasındaki boşluk” olarak tanımlıyor: “Bir silahın erişebildiği en uzak nokta, mutlaka etkili vurabildiği anlamına gelmez.”

#4
Foto - Çin’in DF-27 füzesi Pasifik'te dengeleri değiştiriyor

Ayrıca Çin’in bu kadar gelişmiş füzeleri yüksek sayıda üretip sürdürülebilir biçimde konuşlandırmasının da kolay olmadığını vurguluyor. ABD’nin SPY-6 radar sistemine sahip Flight III Arleigh Burke destroyerleri, modern füze savunmasında önemli bir avantaj sunuyor. Holmes, ABD’nin bu sistemlerle DF-27 benzeri tehditlere karşı şimdilik teknik olarak hazırlıklı olduğunu belirtiyor.

#5
Foto - Çin’in DF-27 füzesi Pasifik'te dengeleri değiştiriyor

Öte yandan Holmes, karamsar senaryonun göz ardı edilmemesi gerektiğini söylüyor. DF-27’nin etkin biçimde çalışması hâlinde, Çin Pasifik’te deniz savaşı konseptini tamamen değiştirebilir. Holmes, tarihi bir benzetme yapıyor: “1941’de Japon donanması, Pearl Harbor’a saldırmak için haftalar süren bir yolculuğa çıktı. Bugün Çin, aynı etkiyi tek bir düğmeyle yaratabilecek menzile sahip.” Yani Çin artık gemi veya uçak kaldırmadan, karadan başlatılan bir saldırıyla Pasifik’te ABD kuvvetlerine “uzaktan Pearl Harbor” etkisi yaratabilir. Bu durum, ABD’nin lojistik üstünlüğüne dayanan geleneksel caydırıcılığını kökten sarsabilir.

#6
Foto - Çin’in DF-27 füzesi Pasifik'te dengeleri değiştiriyor

Holmes, analizinde klasik deniz stratejisti Alfred Thayer Mahan’a atıf yapıyor. Mahan, 1904-1905 Rus-Japon Savaşı sırasında, Rus Donanması’nın Port Arthur’daki kıyı topçularının koruması altında saklanmasını “hatalı bir kale filosu stratejisi” olarak eleştirmişti. Ancak Holmes’e göre 21. yüzyıl teknolojisi, bu stratejiyi mantıklı ve ölümcül bir hale getirdi: “Port Arthur’un topları artık binlerce kilometre öteye ateş edebiliyor. DF-27, kale filosu stratejisini yeniden geçerli kıldı.” Bugün Çin, kara tabanlı füzelerle donatılmış bir “modern kale filosu” stratejisi izliyor. DF-21D ve DF-26’dan sonra DF-27, bu yapının “taçlandırıcı halkası” olarak görülüyor. Bu konseptte Çin Donanması, denizde zayıf kaldığı durumlarda bile karasal füze gücüyle açık denizleri kontrol etme kabiliyetine ulaşıyor.

#7
Foto - Çin’in DF-27 füzesi Pasifik'te dengeleri değiştiriyor

Holmes, DF-27’nin başarılı şekilde entegre edilmesi halinde ABD Donanması’nın Pasifik’teki hareket özgürlüğünün ciddi biçimde daralabileceğini savunuyor. Bu da Washington’un Tayvan, Güney Çin Denizi ve Guam hattındaki operasyonel planlarını yeniden düşünmesini gerektirebilir. Holmes’e göre DF-27, deniz üstünlüğü kavramını tamamen değiştiriyor: “Artık mesele gemi sayısı değil, karadan desteklenen ateş gücünün denizdeki etkisidir.” Bu bağlamda ABD, Pasifik stratejisinde füze savunmasına, sensör entegrasyonuna ve otonom sistemlere çok daha fazla yatırım yapmak zorunda kalacak.

#8
Foto - Çin’in DF-27 füzesi Pasifik'te dengeleri değiştiriyor

Holmes’ün analizine göre DF-27, Çin’in yalnızca askeri değil, jeostratejik vizyonunun da bir yansıması. Bu füze, Çin’in donanma zafiyetini karasal füze gücüyle telafi etme stratejisinin simgesi haline geldi. DF-27, Mahan’ın yüzyıl önce eleştirdiği “kale filosu” anlayışını, yüksek teknolojiyle yeniden sahneye çıkarıyor.

#9
Foto - Çin’in DF-27 füzesi Pasifik'te dengeleri değiştiriyor

Holmes’ün sözleriyle: “Kıyıdan fırlatılan füzeler, artık Port Arthur’un toplarının torunları. Ama bu kez top menzili Sarı Deniz’i değil, tüm Pasifik’i kapsıyor.” Sonuç olarak, DF-27 yalnızca bir silah değil; Pasifik’in jeopolitik haritasını yeniden çizebilecek stratejik bir mesaj. Haber Kaynağı: The National Interest

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23