• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
5
Yeniakit Publisher
Araştırmacı yazar Tayfun Kaan Gündüz açıkladı: 2400 yıl öncesinden demokrasinin çöküşü!

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Araştırmacı yazar Tayfun Kaan Gündüz açıkladı: 2400 yıl öncesinden demokrasinin çöküşü!

Araştırmacı yazar Tayfun Kaan Gündüz, Platon’un 2 bin 400 yıl önce demokrasiye ilişkin ortaya koyduğu eleştirileri günümüz yönetim sistemleri üzerinden değerlendirdi. Gündüz, anayasal monarşilerin siyasi istikrar ve devlet sürekliliği açısından taşıdığı role dikkat çekerek Birleşik Krallık, Fas, Japonya ve İskandinav ülkelerinden örnekler verdi.

#1
Foto - Araştırmacı yazar Tayfun Kaan Gündüz açıkladı: 2400 yıl öncesinden demokrasinin çöküşü!

Araştırmacı yazar Tayfun Kaan Gündüz, TİMETÜRK’teki köşesinde yayımlanan “2400 yıl öncesinden demokrasinin çöküşü” başlıklı yazısında, Antik Yunan filozofu Platon’un demokrasiye yönelik eleştirilerini günümüz siyaset sistemleriyle ilişkilendirdi. Gündüz, Platon’un Devlet adlı eserinde yer alan Güneş Benzetmesi ve Devlet Gemisi Alegorisi üzerinden modern demokrasilerde yaşanan sorunları ele aldı.

#2
Foto - Araştırmacı yazar Tayfun Kaan Gündüz açıkladı: 2400 yıl öncesinden demokrasinin çöküşü!

Platon’un hakikat, bilgi ve yönetim arasındaki ilişkiye dikkat çektiğini belirten Gündüz, Güneş Benzetmesi üzerinden toplumların gerçek bilgi yerine görünüşlerle yönlendirilmesinin doğurabileceği sonuçları değerlendirdi. Günümüzde sosyal medya algoritmalarının ve siyasi iletişim yöntemlerinin seçmenleri kendi inançlarını doğrulayan içeriklere yönlendirebildiğini kaydeden Gündüz, siyasette bilgiden çok ikna kabiliyetinin öne çıkabildiğine işaret etti. Platon’un Devlet Gemisi Alegorisi’ni de günümüz yönetim anlayışlarıyla ilişkilendiren Gündüz, geminin dümenini ele geçirmek isteyen ancak denizcilik bilgisine sahip olmayan tayfalar üzerinden siyasi rekabetin sınırlarını anlattı. Gündüz, devlet yönetiminde yalnızca iktidara gelme arzusunun değil, bilgi ve yönetim tecrübesinin de önem taşıdığını vurguladı.

#3
Foto - Araştırmacı yazar Tayfun Kaan Gündüz açıkladı: 2400 yıl öncesinden demokrasinin çöküşü!

Gündüz, Platon’un ortaya koyduğu yönetim sorunlarına tarihin geliştirdiği modellerden birinin anayasal monarşi olduğunu savundu. Bu sistemde parlamentonun ve hükümetin günlük siyasi kararları aldığını, hükümdarın ise ulusal kimliğin ve devlet sürekliliğinin sembolü olarak konumlandığını belirtti. Birleşik Krallık’ı bu modelin örneklerinden biri olarak gösteren Gündüz, ülkede başbakanların ve hükümetlerin değişmesine rağmen monarşinin devletin devamlılığını temsil etmeyi sürdürdüğünü ifade etti. Kraliçe II. Elizabeth’in 70 yıllık hükümdarlığı boyunca 15 başbakanla çalışmasını da bu çerçevede değerlendirdi. FAS VE JAPONYA ÖRNEKLERİNİ VERDİ Gündüz, anayasal monarşilerin farklı coğrafyalardaki işleyişine de değindi. Fas’ın 2011’de Arap Baharı sürecinde anayasal reformlara yönelmesini, Kral VI. Muhammed’in siyasi ve dinî meşruiyetiyle ilişkilendirdi. Fas’ın bölgedeki bazı ülkelerden farklı bir süreç yaşadığını belirten Gündüz, monarşinin kurumlar arası denge ve siyasi süreklilik açısından oynadığı role dikkat çekti.

#4
Foto - Araştırmacı yazar Tayfun Kaan Gündüz açıkladı: 2400 yıl öncesinden demokrasinin çöküşü!

Japonya’da imparatorluk makamının ulusal birlik sembolü olarak konumlanmasını, Ürdün’de ise Haşimi Hanedanı’nın uzun süreli varlığını benzer örnekler arasında sıralayan Gündüz, Hollanda, Norveç, İsveç ve Danimarka gibi anayasal monarşilerle yönetilen ülkelerin demokratik kurumlarına ve yönetişim yapılarına da işaret etti. OSMANLI’DAN ORTADOĞU’YA TARİHSEL DEĞERLENDİRME Osmanlı tarihini de ele alan Gündüz, 1876’daki Birinci Meşrutiyet ve 1908’deki İkinci Meşrutiyet dönemlerini merkezi otorite ile siyasi çekişmeler arasındaki ilişki üzerinden değerlendirdi. İmparatorluğun son dönemindeki toprak kayıplarını ve siyasi sorunları yönetim yapısındaki değişimlerle ilişkilendiren Gündüz, Osmanlı sonrasında ortaya çıkan bazı ülkelerin yaşadığı istikrarsızlıklara da değindi. Irak, Suriye, Libya ve Yemen gibi ülkelerde yaşanan çatışmaları ve yönetim krizlerini örnek gösteren Gündüz, Mısır, Irak, Libya ve Yemen’de monarşilerin devrilmesinin ardından yaşanan siyasi süreçleri de değerlendirmesine dahil etti. Buna karşılık Fas ve Ürdün’ün görece istikrarlı yapısını, monarşinin sürekliliğiyle ilişkilendirdi. “SİYASİ İSTİKRAR İÇİN SABİT BİR REFERANS NOKTASI” Yazısının sonuç bölümünde Platon’un Devlet Gemisi Alegorisi’ne yeniden dönen Gündüz, yönetimde asıl meselenin yalnızca dümenin kimde olduğu değil, devletin yönünü belirleyen kurumsal referansların korunması olduğunu savundu. Gündüz, anayasal monarşinin seçilmiş yönetim ile devletin sürekliliğini temsil eden makam arasında denge kurabildiğini belirterek, Platon’un yüzyıllar önce ortaya koyduğu yönetim tartışmasının günümüzde de önemini koruduğunu ifade etti. Gündüz’e göre devletin sürekliliğini sağlayan kurumlar, siyasi rekabetin yol açabileceği dalgalanmalar karşısında istikrarın korunmasında önemli bir işlev üstlenebiliyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23