• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
10
Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 1 Ağustoslardaki gazete manşetlerini yorumladı

2020-08-01 11:32:41
Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 1 Ağustoslardaki gazete manşetlerini yorumladı

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 1 Ağustoslardaki gazete manşetlerin değerlendirdi. Sözcü’nün 1 Ağustos 2013 tarihinde yayınladığı, “Ordu paşa arıyor, PKK şov yapıyor” manşetini yorumlayan Karahasanoğlu, “Azıcık dürüstlükleri varsa, azıcık ilkeleri varsa, bugün çıkıp söylesinler, Paşa arayan ordu, bugün Suriye'de, Akdeniz'de, Libya'da destanlar yazmıyor mu? Türkiye'ye tank namlusu çeviren PYD'liler, şimdi 30 km aşağılara gitmek zorunda kalmadılar mı?.. Onlar orduya paşa arandığını yazmışlardı, biz de şimdi Sözcü'de ahlak arıyoruz.. Çıkıp söylesinler, kendilerinde azıcık ahlak var mı? Varsa, bu başlığı nereye oturtacaklar?” ifadelerini kullandı.

#1
Foto - Cumhuriyet, 1 Ağustos 2012. “Malatya da münferitmiş.” Kemalist Cumhuriyet, Alevilerle Sünnileri karşı karşıya getirmeye ne kadar hevesli… Sırf “Karışıklık çıksın da bulanık suda balık avlayalım” derdiyle insanları birbirine kırdırtmak istiyorlar… AK parti iktidarında, o kadar yalan ve iftira içerikli haberlere rağmen, bir defa bile, AK Parti öncesinde yaşanan o kötü olaylar yaşandı mı? Allah korusun diyelim ama, derin devletin tasfiyesi ile birlikte, bu olayların tekrarlanmadığı gerçeğini de kabul edelim.. Cumhuriyet'in manşetinde

Cumhuriyet, 1 Ağustos 2012. “Malatya da münferitmiş.” Kemalist Cumhuriyet, Alevilerle Sünnileri karşı karşıya getirmeye ne kadar hevesli… Sırf “Karışıklık çıksın da bulanık suda balık avlayalım” derdiyle insanları birbirine kırdırtmak istiyorlar… AK parti iktidarında, o kadar yalan ve iftira içerikli haberlere rağmen, bir defa bile, AK Parti öncesinde yaşanan o kötü olaylar yaşandı mı? Allah korusun diyelim ama, derin devletin tasfiyesi ile birlikte, bu olayların tekrarlanmadığı gerçeğini de kabul edelim.. Cumhuriyet'in manşetinde "İşkenceye ceza ertelenemez" başlığı var. Sanırsınız ki, AK Parti iktidarında bir devlet görevlisi işkence yapmış, onunla ilgili kararda böyle deniliyor.. Hayır.. İşkencenin tarihi 2000 yılı. Yani Bülent Ecevit'in başbakan olduğu yıl.. Ama onun bile hesabını çaktırmadan AK Parti'den sormaya kalkıyorlar.

#2
Foto - Taraf, 1 Ağustos 2012.

Taraf, 1 Ağustos 2012. "Gül'ü seven adaylığına katlanır." FETÖ'nün çıkarttığı Taraf gazetesi, daha Cumhurbaşkanlığı seçimlerine 2 yıl var iken, Abdullah Gül'ün tekrar cumhurbaşkanlığına aday olabileceğini yazıyor.. Hatta AK Prati'deki isimlerin, "Erdoğan ile Gül arkadaştır. Gül böyle bir şey yapmaz" itirazlarına bile cevap veriyor, CIA'den emir alarak yayın yapan Taraf, "Peki ya olursa" diyerek, bir bildiklerinin olduğunu göstermiş oluyor.. Evet, dinlemelerle, teknik takiplerle, gizli kasetlerle, CIA dosyayı hazırlamış olmalı ki, 2014'e yetiştiremeseler de, 2018'de Gül'ü aday yapmaya ramak kalmıştı.. Şimdi hevesleri 2023'te..

#3
Foto - Bugün, 1 Ağustos 2012.

Bugün, 1 Ağustos 2012. "Okkan'ın katili Ergenekon." FETÖ'nün gazeteleri, bakın nasıl harıl harıl çalışıyormuş. Biri Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanı adaylığına hazırlarken, diğeri de aynı gün, Ergenekon'a yeni olaylar işletiyordu.. Bir tanık, Gaffar Okkkan'ın şehid edilmesinde, Levent Ersöz'ün dahli olduğunu anlatmış.. Ersöz, cinayetten sonra, ödüllendirilerek "general olmuş"muş. Bir tanıkla olur mu bu işler? Okkan'ın şehid edilmesi, derin bir olay, eyvallah. Ergenekon pek de temiz değil, eyvallah. Ama ya aslında FETÖ öldürttü de, Ergenekon'un üzerine atıyorsa? Bu haber, FETÖ'ye hala hizmet eden, gerçeklerden habersiz tabandaki insanlar için de önemli. "Askeri öğrenciler masum" diyerek ortalığa çıkan, ama "Gülen teröristtir diyemem" sözünü sarfedenler için de önemli.. Bakın korkunç bir cinayetin sorumluluğu, bir subaya yüklenirken, ne kadar rahat hareket etmişler.. Ha, gerçekten Ersöz'ün o cinayette dahli varsa, bir tanıkla yetinmezsiniz, onlarca delili önüne koyarsınız, o da bir şey diyemez.. Ama, FETÖ böyle bir örgüttü işte; istediğine, istediği zaman, istediği iftirayı atabiliyordu..

#4
Foto - Taraf, 1 Ağustos 2013. “Koç grubu derin bir nefes aldı.” FETÖ'nün Taraf gazetesinin “Koç grubu derin bir nefes aldı” başlıklı haberini ben 7 yıl sonra, şöyle okuyorum:

Taraf, 1 Ağustos 2013. “Koç grubu derin bir nefes aldı.” FETÖ'nün Taraf gazetesinin “Koç grubu derin bir nefes aldı” başlıklı haberini ben 7 yıl sonra, şöyle okuyorum: "Koç aslında suçüstü olmuştu. Ama 2013 yılındaki 11. Türkçe Olimpiyatlarına sponsor olarak paçayı yırttı. Ama bu durum kendisinin gözünün içine sokmak için de, "hepten kurtulduk sanmayın" imasında bulunmak için de, bu haber yaptırıldı.. Haberdeki şu ifadeye bakar mısınız: "Koç grubu, akaryakıt kaçakcılığı incelemesinden kurtuldu". FETÖ'cüler resmen, Koç'a şunu demişler: "Sponsor oldunuz da, sizi kurtardık.." Spotun son cümlesi ise manidar: "Şirkete ilişkin vergi incelemesi ise sürüyor". Yani şu denilmek isteniliyor: "Sponsorluklar, destekler devam etmezse, siz bilirsiniz, vergi incelemesi henüz bitmedi!"

#5
Foto - Cumhuriyet, 1 Ağustos 2013. “Yetmez asın bari.

Cumhuriyet, 1 Ağustos 2013. “Yetmez asın bari." Gezi isyanı ile ilgili olarak yılların hukukçusu, TBMM başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlerini yürütmüş M. Ali Şahin, "Bu fiiller müebbetlik suç kapsamında" hatırlatması yapıyor.. FETÖ ile kolkola giren Cumhuriyet, kendinden o kadar emin ki, "Asın bari" diye çıkış yapıyor.. Selki asılmayacaklar ama, mutlaka ve mutlaka, o isyanı başlatanlar, hesap verecekler. Osman Kavala'dan başlandı.. Ama en başta ciyaklayan, yine Cumhuriyet..

#6
Foto - Sözcü, 1 Ağustos 2013. “Ordu Paşa arıyor.

Sözcü, 1 Ağustos 2013. “Ordu Paşa arıyor." FETÖ ile ilişkileri sonradan ortaya çıkan Sözcü gazetesi, halkı seçilmiş hükümete karşı kışkırtmak için, bakın nasıl edepsizce başlıklar atmış: "Ordu paşa arıyor, PKK tanklarla şov yapıyor"muş. Dahası var, Suriye'de PYD'liler, "Tankın namlusunu Türkiye'ye çevirdiler" diye fotoğraf altına başlık bile atmışlar.. Azıcık dürüstlükleri varsa, azıcık ilkeleri varsa, bugün çıkıp söylesinler, "Paşa arayan ordu, bugün Suriye'de, Akdeniz'de, Libya'da destanlar yazmıyor mu? Türkiye'ye tank namlusu çeviren PYD'liler, şimdi 30 km aşağılara gitmek zorunda kalmadılar mı?.. Onlar orduya paşa arandığını yazmışlardı, biz de şimdi Sözcü'de ahlak arıyoruz.. Çıkıp söylesinler, kendilerinde azıcık ahlak var mı? Varsa, bu başlığı nereye oturtacaklar?

#7
Foto - Bugün, 1 Ağustos 2014. “Casusluk sorusu da tek bir delil de yok” ve “Hiçbir kanıt gösterilmedi.” FETÖ'cülerin dillerine doladıkları buydu, “Tek bir delil yok” deyip duruyorlardı… Hâlâ da aynısını yapıyorlar, adamlara darbe gecesi yaptıklarının kamera kayıtları gösteriliyor, onu bile “Yok, ben yapmadım” diye reddedip yine “Tek bir delil yok” diyorlar… Askeri alanda, FETÖ'cü sivil öğretim üyesi darbe sabahı yakalanıyor,

Bugün, 1 Ağustos 2014. “Casusluk sorusu da tek bir delil de yok” ve “Hiçbir kanıt gösterilmedi.” FETÖ'cülerin dillerine doladıkları buydu, “Tek bir delil yok” deyip duruyorlardı… Hâlâ da aynısını yapıyorlar, adamlara darbe gecesi yaptıklarının kamera kayıtları gösteriliyor, onu bile “Yok, ben yapmadım” diye reddedip yine “Tek bir delil yok” diyorlar… Askeri alanda, FETÖ'cü sivil öğretim üyesi darbe sabahı yakalanıyor, "Ben buraya arsa bakmaya gelmiştim" diyor.. Doğru diyorlar, "Tek bir delil yok, binlerce delil var."

#8
Foto - Taraf, 1 Ağustos 2015. “Oy saymayı bırakın canlar gidiyor.” Bunu söyleyen adam, “Devlet Kobani’yi IŞİD’den alıp PKK’ya vermiyor” diye 6-8 Ekim olaylarını başlatıp 54 kişinin ölümüne sebep olan, Çözüm Süreci’nde HDP’li belediyelerin desteğiyle Güneydoğu’da PKK’nın silah yığınağı yapmasını sağlayan Demirtaş… O da farkında, “Son şansımızdı, fazla şımardık, bu sefer biteriz” diyecek de, tasmasını tutanlar izin vermiyor! Ölümler üzerinden oy toplayan bir adam, böyle hümanist ifadelerle bizi aldatmaşa kalkışıyordu.. Ama sürece bakın ki, 2015 Haziran'dan sonra, Kasım seçimleri oldu, 2017 referandumu oldu, 2018, 2019 seçimleri oldu.. PKK'nın saldırıları bitti mi? Bitmedi.. 2019 mahalli seçimlerinde bile Kandil'den, AK Parti'yi kaybettirme Ekrem İmamoğlu'nu seçtirme talimatı gelmedi mi? Geldi.. Öldürme üzerine oy toplamak isteyenler, işte bu Kandil'den yönetilen kan seviciler.. AK Parti'nin çağrısı net:

Taraf, 1 Ağustos 2015. “Oy saymayı bırakın canlar gidiyor.” Bunu söyleyen adam, “Devlet Kobani’yi IŞİD’den alıp PKK’ya vermiyor” diye 6-8 Ekim olaylarını başlatıp 54 kişinin ölümüne sebep olan, Çözüm Süreci’nde HDP’li belediyelerin desteğiyle Güneydoğu’da PKK’nın silah yığınağı yapmasını sağlayan Demirtaş… O da farkında, “Son şansımızdı, fazla şımardık, bu sefer biteriz” diyecek de, tasmasını tutanlar izin vermiyor! Ölümler üzerinden oy toplayan bir adam, böyle hümanist ifadelerle bizi aldatmaşa kalkışıyordu.. Ama sürece bakın ki, 2015 Haziran'dan sonra, Kasım seçimleri oldu, 2017 referandumu oldu, 2018, 2019 seçimleri oldu.. PKK'nın saldırıları bitti mi? Bitmedi.. 2019 mahalli seçimlerinde bile Kandil'den, AK Parti'yi kaybettirme Ekrem İmamoğlu'nu seçtirme talimatı gelmedi mi? Geldi.. Öldürme üzerine oy toplamak isteyenler, işte bu Kandil'den yönetilen kan seviciler.. AK Parti'nin çağrısı net: "Silahı bırakın." Bıraktınız mı? Hayır. O zaman "canlar gidiyor" niye diyorsunuz?

#9
Foto - Cumhuriyet, 1 Ağustos 2016. “Kuvvetler tek adamın elinde.

Cumhuriyet, 1 Ağustos 2016. “Kuvvetler tek adamın elinde." Darbe öncesinde "Ulusalcı subaylar tasfiye oluyor" diye, darbe sonrasında ise TSK'dan FETÖ'cülerin tasfiyesinden rahatsızlığını dillendiren Cumhuriyet gazetesi, “Kuvvetler tek adamın elinde" manşeti ile çıkmış. Ülkenin cumhurbaşkanı, ordunun da başkomutanı değil midir. Rahatsızlığınız neye, FETÖ ile kolkola giren Cumhuriyetçiler? Bir de, sanki büyük bir sorun imiş gibi, olmaması gereken bir şey imiş gibi, bakın neyi logonun yanına kondurmuşlar: "Orduya yeni düzen. Cumhurbaşkanı, Başbakan gerekli gördüklerinde kuvvet komutanları ile bağlı5larından doğrudan bilgi alabilir, doğrudan emir verebilir. Verilen emir herhangi bir makamdan onay alınmaksızın yerine getirilir." Tam da, sivil idare dediğiniz, zaten bu değil mi? Demokrasi dediğiniz, seçilmiş hükümetin bu yetkileri taşıması değil mi? Niye rahatsız oldunuz, bu yetkilerden? Aynı gazete nüshasında, "Harvard profesörü Rodrik: Türkiye'de iç savaş tehlikesi" haberi yapılmış. Bu hainlik değil de nedir? Darbenin üzerinden daha 15 gün geçmiş iken yapılan bu haber görüntülü tahrikin vermek istediği mesaj, Türkiye'de kan dökülmesini istemek değil de nedir? Bu ahlaksızlık değil de nedir? Bu başlığın üzerinden 4 yıl geçti.. O kadar tahrikler yapıldı, Suriyeliler bile tahrik edildi.. Aleviler tahrik edildi.. Ama elhamdülillah ki, küçücük bir olumsuz olay yaşanmadı bu ülkede. Bu arada hatırlatalım, Dani Rodrik denilen utanmaz, bu ülkede iç savaşı dillendirecek kadar Türkiye düşmanı olan adam, bu ülkede 1. Ordu Komutanlığı da yapan Orgeneral Çetin Doğan'ın damadı!. Yazıklar olsun kayınpederine de, damadına da.. Azıcık utanmaları varsa, çıkıp, özür dilesinler, bu ülkenin insanlarından.. ABD'nin yaptığı darbe sonrasında, örgütün başını Türkiye'ye iade etmeyen ABD'de yaşayıp, Türkiye'yi karıştırmak isteyen bu sahtekara, ona birinci sayfasında yer veren sözde gazetecilere lanet olsun.. Bu damatlarla iş kotaran, 28 Şubat'taki hainliğinden dolayı müebbet hapis cezası alan, ama küçücük bir pişmanlık ifadesi hala beyan etmeyen, kayınpederlere de lanet olsun.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı