• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
11
Yeniakit Publisher
1960 Moda cinayetinin kan donduran gerçeği: Yargı zulmü 95 gün sonra çöktü

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

1960 Moda cinayetinin kan donduran gerçeği: Yargı zulmü 95 gün sonra çöktü

İstanbul Moda’da 1960 yılında 8 aylık hamile Feride ile 2 yaşındaki oğlunun evlerinde boğularak öldürüldüğü cinayette, tam 93 gün sonra filmleri aratmayan bir gerçek ortaya çıkmıştı. Olay gecesi başından yaralanan ve polise "Eve girdiğimde saldırganla boğuştum, Sabri'yi bulun" demesine rağmen fail sanılarak tutuklanan garson Mustafa, 95 gün boyunca haksız yere cezaevinde yattı. Cinayet Masası'nın peşini bırakmadığı ve usta çizer Bedri Koraman'ın çizdiği eşkal resmi cebinden çıkan deniz eri Sabri Sargın'ın yakalanmasıyla korkunç kumpas deşifre olmuştu.

#1
Foto - 1960 Moda cinayetinin kan donduran gerçeği: Yargı zulmü 95 gün sonra çöktü

İstanbul Moda'da 8 aylık hamile Feride ile 2 yaşındaki oğlu evlerinde boğularak öldürüldü. Olay yerindeki deliller polisi önce eşi Mustafa'ya götürdü. Tutuklanarak cezaevine gönderilen Mustafa ise ilk günden itibaren, "Ben yapmadım, Sabri'yi bulun" diyordu. Cinayet Masası bu sözün peşini bırakmadı. Tam 93 gün sonra Sabri yakalandı; üstelik cebinden kendi aranma resmi çıktı. Bu yakalama, cinayetin bütün seyrini değiştirdi. 95 gündür cezaevinde bulunan Mustafa tahliye edilirken, Moda cinayetinin kan donduran gerçeği ortaya çıktı.

#2
Foto - 1960 Moda cinayetinin kan donduran gerçeği: Yargı zulmü 95 gün sonra çöktü

Yıl 1960... Tarih yaprakları 25 Ocak gününü gösteriyordu. İstanbul’un sakin semtlerinden Kadıköy Moda’da gece yarısı sokakta koşan bir adam, “Polis yok mu? Adam öldürüyorlar” diye bağırıyordu. Bu bağırışa yoldan geçen bir taksici tanık oldu. Taksiciyle birlikte, saldırıya uğradığını söylediği kendi evine giren genç adam, kan donduran manzarayla karşılaştı. Salonda 21 yaşındaki, 8 aylık hamile eşi Feride ile 2 yaşındaki çocuğunun cansız bedeni duruyordu. Bağırışları duyan komşuların da gelmesiyle olay hemen polise bildirildi. Olay yerine gelen polis ekipleri, anne ile çocuğunun boğularak öldürüldüğünü fark etti. Olay yerine İkinci Şube Cinayet Masası ekipleri çağrılırken, bu cinayet kısa süre içerisinde dönemin en çok konuşulan olaylarından birine dönüşecekti.

#3
Foto - 1960 Moda cinayetinin kan donduran gerçeği: Yargı zulmü 95 gün sonra çöktü

BOĞULARAK ÖLDÜRÜLDÜLER: Cinayet Masası ekipleri ve yetkililerin olay yerinde yaptıkları çalışmalara göre anne eşarpla, küçük çocuk ise elle boğulmuştu. Yapılan ilk incelemede Feride’nin ayrıca cinsel saldırıya uğradığı belirlendi. Cinayetin işlendiği evde ise soruşturmanın seyrini belirleyecek çok sayıda iz vardı. Yatakta ve zeminde kan lekeleri bulunmuştu. Ancak anne ile çocuğun bedenlerinde bu kadar kanamayı açıklayabilecek bir yara yoktu. Peki kan kime aitti? Bu sorunun cevabı aranırken, evin içinde saldırıya uğradığını iddia ederek sokakta bağırıp yardım isteyen Feride’nin 27 yaşındaki eşi Mustafa’nın anlattıkları, soruşturmayı daha da karmaşık hale getirecekti.

#4
Foto - 1960 Moda cinayetinin kan donduran gerçeği: Yargı zulmü 95 gün sonra çöktü

“KARANLIK ODAYA GİRDİĞİMDE KAFAMA VURDU” Cinayet Masası’nın ilk işi Mustafa’nın ifadesini almak oldu. Garsonluk yapan Mustafa, olay gecesi eve geldiğinde önce holdeki elektriği yakmaya çalıştığını ancak ışığın yanmadığını söyledi. Mutfaktaki ışığın ise açık olduğunu fark etmişti. Bunun üzerine karanlık odanın kapısını açarak içeri girdi. Mustafa’nın polise anlattığına göre tam bu sırada odadaki bir kişi çekiçle başına vurdu. İkili arasında boğuşma başladı. Mustafa, saldırganın kendisini boğmaya çalıştığını, kurtulmayı başardıktan sonra dışarı çıkarak yardım istediğini söyledi. Mustafa’nın sokakta yardım istediğini görenler de vardı. Kadıköy’den Moda’ya müşteri getiren taksi şoförü Mümtaz, Mustafa’nın koşarak, “Polis yok mu? Adam öldürüyorlar” diye bağırdığını gördü. Polis eve girdiğinde Feride ile küçük oğlu artık hayatını kaybetmişti. Ancak Mustafa’nın anlattığı saldırgandan eser yoktu.

#5
Foto - 1960 Moda cinayetinin kan donduran gerçeği: Yargı zulmü 95 gün sonra çöktü

KAN İZLERİ “İKİNCİ ADAM” ŞÜPHESİNİ DOĞURDU: Cinayet Masası ekipleri evde ayrıntılı inceleme yaptı. Yatakta ve zeminde bulunan kan lekeleri özellikle dikkat çekiyordu. Çünkü yapılan ilk adli incelemede Feride ile küçük çocuğun bedenlerinde bu miktardaki kanın kaynağı olabilecek bir yara tespit edilmemişti. Mustafa’nın başında ise bir sıyrık vardı. Bu bulgular, evde cinayet sırasında ikinci bir kişinin bulunmuş olabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Mustafa gerçekten bir saldırganla boğuşmuş ve evdeki kan o kişiden kalmış olabilirdi. Ancak aynı bulgular başka bir ihtimali de ortaya çıkarıyordu. Mustafa’nın anlattığı saldırgan hiç var olmamış olabilir miydi? Bu nedenle birinci derecede baş şüpheli Mustafa’ydı. Cinayet Masası bu noktadan sonra hem Mustafa’yı hem de onun anlattığı “ikinci adam”ı araştırmaya başladı.

#6
Foto - 1960 Moda cinayetinin kan donduran gerçeği: Yargı zulmü 95 gün sonra çöktü

ŞÜPHELER MUSTAFA’NIN ÜZERİNDE YOĞUNLAŞTI: Mustafa’nın başındaki sıyrığın gerçekten anlattığı gibi bir çekiç darbesi sonucu oluşup oluşmadığı araştırıldı. Evdeki ampuller üzerinde yapılan incelemede Mustafa’ya ait parmak izleri bulundu. Olay yerindeki kan lekelerinin kime ait olduğunun belirlenmesi için de çalışma başlatıldı. Ancak soruşturmayı zorlaştıran önemli bir nokta vardı. Eğer katil Mustafa ise, hamile eşini ve 2 yaşındaki oğlunu neden öldürmüş olabileceğine ilişkin açık bir neden bulunamıyordu. Yapılan araştırmada Mustafa’nın ailesine ve özellikle çocuğuna düşkün olduğu yönünde bilgiler elde edilmişti. Buna rağmen Cinayet Masası, Mustafa’nın anlattığı saldırgan hikâyesine kuşkuyla yaklaşıyordu. Bu nedenle Mustafa gözaltına alındı ve sorguya çekilmeye başlandı.

#7
Foto - 1960 Moda cinayetinin kan donduran gerçeği: Yargı zulmü 95 gün sonra çöktü

MUSTAFA BİR İSİM VERDİ: SABRİ! Mustafa, hakkındaki şüpheler giderek artarken cinayetle bağlantılı olabileceğini düşündüğü bir kişinin adını verdi. Bu kişi deniz eri Sabri adında biriydi. Mustafa’nın anlatımına göre Sabri, Mustafa’nın kız kardeşiyle evlenmek istemiş ancak Mustafa bu evliliğe karşı çıkmıştı. Mustafa, Sabri’nin bu nedenle kendisine kin beslemiş olabileceğini iddia ediyordu. Polis Sabri’yi bulmak için harekete geçti. Ancak Sabri ortada yoktu. Yapılan araştırmada Sabri’nin birliğinden izinli olarak ayrıldığı belirlendi. Cinayetin ardından kendisine ulaşılamaması, Mustafa’nın verdiği ismi daha önemli hale getirdi. Cinayet Masası artık iki ayrı ihtimali araştırıyordu. İlk ihtimale göre Mustafa, eşini başka bir erkekle yakalamış, bu kişiyle boğuşmuş, adamın kaçmasının ardından Feride ile küçük çocuğunu öldürmüştü. Diğer ihtimale göre ise Mustafa doğruyu söylüyordu. Cinayeti evde bulunan başka biri işlemişti. Bu ikinci ihtimalde polisin aradığı isim Sabri’ydi.

#8
Foto - 1960 Moda cinayetinin kan donduran gerçeği: Yargı zulmü 95 gün sonra çöktü

POLİS YARALI BİR ADAMIN PEŞİNE DÜŞTÜ: Mustafa’nın anlattığı boğuşma doğruysa evdeki ikinci kişinin yaralanmış olma ihtimali vardı. Cinayet Masası bu olasılığın peşine düştü. Anadolu yakasındaki doktorlar, hastaneler ve eczaneler araştırıldı. Cinayetin işlendiği gece yaralanarak tedavi olmak isteyen birinin başvurup başvurmadığı soruşturuldu. Yapılan araştırmalarda böyle yaralı birinin olduğuna dair herhangi bir bilgiye ulaşılamadı. BAHÇEDE ÜÇÜNCÜ CESET ARANDI: Olay yerindeki kan lekelerinin kaynağı ise hâlâ açıklanamıyordu. Anne ile çocuğu boğularak öldürülmüştü. Bedenlerinde, evde bulunan kanı açıklayabilecek bir yara yoktu. Mustafa’nın başındaki sıyrığın da bu miktardaki kanın kaynağı olamayacağı değerlendiriliyordu. Bu durum soruşturmayı sıra dışı üçüncü bir ihtimale götürdü. Acaba anne ile çocuğu dışında evde bir kişi daha öldürülmüş olabilir miydi? Cinayet Masası ekipleri bu ihtimal üzerine evin bahçesinde kazı yaptı. Polis üçüncü bir ceset arıyordu. Ancak kazıda herhangi bir cesede rastlanmadı. Evdeki kanın kime ait olduğu sorusu cevapsız kalırken, Sabri’nin ortadan kaybolması da cinayetin üzerindeki sis perdesini daha da kalınlaştırıyordu. ÖNCE SERBEST BIRAKILDI: Günlerdir sorgulanan Mustafa, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Sulh Ceza Hâkimliği, Mustafa’nın serbest bırakılmasına karar verdi. Ancak soruşturmayı yürüten savcı bu karara itiraz etti. Savcılık, olay yerindeki bulgular ve Mustafa hakkındaki şüphelerin tutuklanmasını gerektirecek kadar güçlü olduğu görüşündeydi. İtiraz üzerine dosya Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Bu kez karar değişti.

#9
Foto - 1960 Moda cinayetinin kan donduran gerçeği: Yargı zulmü 95 gün sonra çöktü

HAMİLE EŞİ VE 2 YAŞINDAKİ OĞLUNU ÖLDÜRMEKTEN TUTUKLANDI: Mustafa hakkında tutuklama kararı verildi. 27 yaşındaki garson, 8 aylık hamile eşi Feride ile 2 yaşındaki oğlunu öldürmekle suçlanarak cezaevine gönderildi. Mustafa ise suçlamaları kabul etmiyordu. Eşini ve çocuğunu öldürmediğini söylüyor, cinayetin çözülmesi için aynı ismin bulunmasını istiyordu. Mustafa cezaevine gönderilmişti ancak Cinayet Masası dosyayı kapatmadı. Çünkü Mustafa’nın anlattığı ikinci kişi ihtimalini tamamen ortadan kaldıracak bir bulgu elde edilememişti. Polis Sabri’nin peşindeydi. ARAMALAR İSTANBUL SINIRLARINI AŞTI: Cinayetin üzerinden 33 gün geçmişti. Mustafa cezaevindeydi. Ancak onun ilk günden beri adını verdiği deniz eri Sabri’den hala iz yoktu. İstanbul’da yapılan aramalardan sonuç alamayan Cinayet Masası, bu kez Sabri’nin peşine Türkiye çapında düşmeye karar verdi. Fakat polisin elinde Sabri’nin aramalarda kullanılabilecek güncel bir fotoğrafı yoktu. Bunun üzerine daha sonra Türkiye’nin en ünlü karikatüristlerinden biri olacak Milliyet gazetesinin ressamı Bedri Koraman’dan yardım istendi. Sabri’nin eşkal bilgileri Koraman’a verildi. Ünlü karikatürist, anlatılan eşkâlden yola çıkarak aranan Sabri’nin iki ayrı temsili resmini çizdi. Polis bu resimleri çoğalttı ve Türkiye’nin dört bir yanındaki emniyet birimlerine gönderdi. Artık Sabri yalnızca İstanbul’da değil, ülke genelinde aranıyordu. Ancak Sabri’nin 33 gündür hiçbir yerde ortaya çıkmaması Cinayet Masası’nın önüne başka bir ihtimal daha çıkardı: Cinayetle bağlantısı olduğu için mi kaçıyordu? Mustafa ise cezaevinden aynı iddiasını sürdürüyordu: “Ben yapmadım.” Polis henüz bilmiyordu ama Bedri Koraman’ın çizdiği o resimlerden biri, aylar sonra Sabri yakalandığında onun cebinden çıkacaktı. MUSTAFA CEZAEVİNDE, SABRİ FİRARDA: Aradan haftalar geçti. Sabri’den hala haber yoktu. Cinayet Masası bir taraftan Mustafa hakkındaki soruşturmayı sürdürürken, diğer taraftan Sabri’yi aramaktan vazgeçmedi. Günler ilerledikçe Moda cinayeti daha karmaşık hale geliyordu. Bu belirsizlik 93 gün sürdü. Ve 93’üncü gün, Moda cinayetinin bütün seyrini değiştirecek gelişme yaşandı. Sabri’nin çizilen resmi, dönemin gazetelerinde de yayımlanarak vatandaşlar uyarılmıştı. Türkiye gündemini sarsan Moda cinayeti günlerce gazetelerde yazılıyor ve konuşuluyordu. İşte bu haberleri takip eden genç bir çocuk, Caddebostan’da Sabri’ye benzeyen birini gördü. Hemen balıkçılık yapan babasına söyledi. Baba ve balıkçı arkadaşları Sabri’ye benzeyen bu kişiyi yakalayarak, “Sabri sen misin?” diye sordu. Önce, “Hayır, ben değilim” diyen Sabri’yi tanıyan biri çıkınca hemen polise haber verildi. 93 gündür Cinayet Masası’nın peşinde olduğu Sabri, balıkçılar tarafından polise teslim edildi. Artık Moda cinayetinin başından beri adı geçen “ikinci adam” polisin elindeydi. CEBİNDEN KENDİ ARANMA RESMİ ÇIKTI: Sabri Sargın emniyete götürüldükten sonra üzerinde arama yapıldı. Cebinden 12 lira 50 kuruş çıktı. Ancak polislerin dikkatini çeken asıl şey para değildi. Sabri’nin cebinde bir de kendi resmi vardı. Bu, sıradan bir fotoğraf değildi. Cinayetten sonra Sabri’nin yakalanabilmesi için Bedri Koraman tarafından çizilen temsili resimdi. Polis bu resmi çoğaltmış ve Türkiye’deki emniyet birimlerine dağıtmıştı. Resim ayrıca gazetelerde defalarca yayımlanmıştı. İLK İFADESİYLE DOSYANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ: Sabri’nin yakalanması Moda cinayetinde bütün dengeleri değiştirdi. Cinayetin işlendiği günden beri Mustafa, eşini ve çocuğunu kendisinin öldürmediğini söylüyor ve Sabri’nin bulunmasında ısrar ediyordu. Şimdi Sabri yakalanmıştı. Sabri’nin ilk ifadesinde söyledikleri ise soruşturmayı yeni bir noktaya taşıdı. O gün gazetelere yansıyan ifadesine göre Sabri, cinayeti Mustafa ile birlikte işlediklerini iddia etti. Bu ifade, ilk bakışta Mustafa’nın üzerindeki şüpheleri ortadan kaldırmak yerine onu yeniden cinayetin içine çekiyordu. Bir tarafta 93 gündür cezaevinde bulunan ve “Ben yapmadım, Sabri’yi bulun” diyen Mustafa, diğer tarafta yakalandığında “Cinayeti Mustafa ile birlikte işledik” diyen Sabri vardı. Cinayet Masası’nın önünde şimdi birbirini suçlayan iki adam bulunuyordu. Hangisi doğruyu söylüyordu?

#10
Foto - 1960 Moda cinayetinin kan donduran gerçeği: Yargı zulmü 95 gün sonra çöktü

93 GÜN SONRA SORGU ODASINDAYDI: Sabri’nin Caddebostan’da balıkçılar tarafından yakalanıp polise teslim edilmesiyle, Moda cinayetinde 93 gündür aranan en önemli isim artık Cinayet Masası’nın elindeydi. Ancak Sabri yalnız değildi. Soruşturma sırasında polis Muharrem adlı bir kişiye daha ulaştı. Muharrem de gözaltına alınarak sorguya alındı. Sabri ve Muharrem ayrı ayrı sorgulandı. İfadeleri, olay yerindeki bulgular ve soruşturmanın ilk gününden itibaren toplanan bilgilerle karşılaştırıldı. Sorgular derinleştikçe, 25 Ocak 1960 gecesi Moda’daki evde yaşananların yanı sıra cinayetin arkasındaki neden de ortaya çıkmaya başladı. CİNAYETİN GERİSİNDEN ESKİ BİR HUSUMET ÇIKTI: Sabri ile Mustafa birbirlerini tesadüfen tanıyan iki kişi değildi. Akrabaydılar. Ancak ikilinin arasında geçmişten gelen bir mesele vardı. Sabri, Mustafa’nın kız kardeşiyle evlenmek istemişti. Mustafa ise bu evliliğe karşı çıkmıştı. Sabri bunu unutmadı. Yıllar sonra mahkeme dosyasına da yansıyan bilgilere göre Sabri, Mustafa’nın evliliğe karşı çıkmasını gurur meselesi haline getirmişti. 25 Ocak gecesi yaşanacakların gerisinde işte bu eski husumetin bulunduğu ortaya çıkacaktı. BARDA TANIŞTIĞI ADAMI YANINA ALDI: Yapılan soruşturmada cinayeti Sabri ile Muharrem’in işlediği belirlendi. Ortaya çıkan detaylar ise kan dondurucuydu. Soruşturmaya yansıyan bilgilere göre cinayetin işlendiği gece Sabri bir bardaydı. Burada daha önce tanımadığı Muharrem ile karşılaştı. İki adam tanıştı ve birlikte alkol almaya başladı. Gecenin ilerleyen saatlerinde Sabri, yeni tanıştığı Muharrem’i de yanına aldı. İstikamet Moda’ydı. Sabri gideceği evi biliyordu. Üstelik aileyle akrabalığı bulunduğu için kapıyı açtırması ve eve girmesi de şüphe uyandırmayacaktı. İki adam birlikte Mustafa’nın evine gitti. Mustafa o sırada evde değildi. Evde 8 aylık hamile Feride ile 2 yaşındaki küçük oğlu vardı. BOĞARAK ÖLDÜRDÜLER: Sabri için o kapının açılması zor olmadı. Çünkü Feride kendisini tanıyordu. Karşısındaki kişi kocasının akrabasıydı. Bu nedenle Sabri, yanında Muharrem olduğu halde eve rahatlıkla girdi. Ancak eve girdikten sonra gecenin seyri değişti. Sabri ile Muharrem, 8 aylık hamile Feride’ye cinsel saldırıda bulundu. Ardından Feride’yi, daha sonra da geride tanık bırakmamak için 2 yaşındaki oğlunu boğarak öldürdüler. MUSTAFA İÇİN HER ŞEY DEĞİŞTİ: Ortaya çıkan tablo, soruşturmanın başından beri cinayetin baş şüphelisi olarak görülen Mustafa’nın durumunu da tamamen değiştirdi. Mustafa ilk günden beri aynı şeyi söylüyordu: Eşini ve çocuğunu kendisinin öldürmediğini, eve geldiğinde içeride başka bir erkek bulunduğunu ve bu kişiyle boğuştuğunu anlatıyordu. 93 gün sonra yakalanan Sabri ile Muharrem’in sorgularında ortaya çıkan gerçekler, korkunç cinayeti gün yüzüne çıkarmıştı. Cinayetin ardından katil zanlısı olarak cezaevine gönderilen Mustafa için bu kez tahliye yolu açılırken, Sabri ile Muharrem hakkında adli süreç başlayacaktı. 95 GÜN SONRA CEZAEVİNDEN ÇIKTI: İki şüpheli, sorgunun ikinci gününde cinayetin tüm detaylarını anlatmıştı. Bu ifadelerin ardından Mustafa’nın tahliyesine karar verildi. Hamile eşini ve 2 yaşındaki oğlunu öldürmekle suçlanan Mustafa, tam 95 gün kaldığı cezaevinden çıktı. Üç ayı aşkın süre boyunca iki cinayetin sanığı olarak cezaevinde bulunan Mustafa’nın çıkışını gazeteciler de takip ediyordu. Mustafa cezaevi kapısından çıktığında kollarını kaldırarak sevincini gösterdi. Ardından, “Allah bana bugünleri gösterdi. Çok sevinçliyim, başım ağrıyor” dedi. Ancak Mustafa için mesele yalnızca özgürlüğüne kavuşmak değildi. Eşi ile çocuğu öldürülmüş, kendisi ise onları öldürmekle suçlanarak 95 gün cezaevinde kalmıştı. Mustafa, eşinin ve oğlunun acısını unutamadığını belirterek gerçek suçluların cezalandırılmasını beklediğini söyledi. 6 YIL SONRA İDAM CEZASI: Feride ile 2 yaşındaki oğlunun öldürülmesinin üzerinden yaklaşık 6 yıl geçmişti. Sabri hakkındaki dava sonuçlandığında mahkeme, Sabri’yi suçlu bularak idam cezasına mahkûm etti. Ancak cinayet gecesi Sabri ile birlikte eve girdiği belirlenen Muharrem hakkında hüküm kurulamadı. Çünkü Muharrem, yargılama devam ederken cezaevinde hayatını kaybetmişti. Böylece 25 Ocak 1960 gecesi Moda’daki bir evde başlayan ve yıllarca süren cinayet dosyasında Sabri hakkında en ağır ceza verildi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23