Balkanlar, 15 Temmuz şehitleri için ayaktaydı

18 Temmuz 2017 Salı

“Türkiye Türkiye’den büyüktür. Sizin nöbetiniz bizim nöbetimizdir.”

Makedonya Leyla Şerif Emin

“15 Temmuz gecesi aklıma Çanakkale ruhu geldi.”

Kosova Savaşı Gazisi Fadıl Pushkolli

Türkiye’de 15 Temmuz hain darbe girişiminin birinci yılı münasebetiyle Balkanlar’da yaşayan Arnavut, Boşnak ve Türk dostlarımız, şehitler için anma programları düzenledi.

Bosna, Kosova, Arnavutluk, Karadağ, Makedonya, Romanya, Moldova ve Sırbistan’da birçok etkinlikler gerçekleşti.

Gündüz yürüyüşler ve salon programları, gece ise nöbet programları vardı.

Balkanlar’daki 15 Temmuz programlarında Büyükelçiliklerimiz, TİKA ve Türkiye dostu yerel sivil toplum kuruluşlarının emeği büyüktü.

15 Temmuz şehitleri anma programları Balkanlar’da, uzun yıllardır şahit olmadığımız sevindirici bir durumdu.

Kosova’daki sivil toplum kuruluşları ortaklaşa olarak başkent Priştine’de “Demokrasi Dayanışması” etkinlikleri kapsamında yürüyüş düzenledi.

Rahibe Teresa Meydanı’ndan başlayan yürüyüşe Türk, Boşnak ve Arnavut binlerce Kosovalı katıldı.

Başta Priştine olmak üzere, Prizren, Mamuşa, Miroviça, Gilan, Vıçıtırın ve daha birçok şehirden yürüyüşe katılan vatandaşlar, “Jemi Me Ju – Sizinleyiz” pankartı ile yürüdü.

Ellerinde, Türkiye ve Kosova bayrakları ile yürüyen binlerce vatandaşa başta Türkiye’nin Kosova Büyükelçisi Kıvılcım Kılıç olmak üzere Arnavut bakanlar ve milletvekilleri de eşlik etti.

Yürüyüşe katılanların kimi ay yıldızlı kimi de “15 Temmuz Kosova” yazılı tişörtler giyerek, Kosova’nın her daim Türkiye’nin yanında olduğu mesajı verildi.

Genciyle yaşlısıyla yürüyüşe katılan binler, canları pahasına darbeye karşı çıkanları bir kez daha minnetle andı.

Kosovalı savaş gazisinin Cumartesi 15 Temmuz şehitlerini anma programındaki konuşmasını paylaşmak istiyorum:

“Ben Fadıl Pushkolli KOSOVA UÇK gazisiyim.

15 Temmuz tarihinin şahitlerinden biriyim. O gün tatil için Türkiye’nin İstanbul şehrinde Fatih ilçesinde bulunuyordum.

Bekim Gaşi (O da UÇK gazisidir) kardeşim ile birlikteydik. Bir kafeterya da oturuyorduk,
Boğaziçi Köprüsü kapatıldığı haberleri yüksek sesle konuşulmaya başlandı. Bizler terör örgütlerinin saldırısı sebebiyle kapatıldığını sandık. 

Öbür taraftan ailemden twitter aracılığıyla Bulgaristan, Edirne’ye girdi haberi geldi.

Yine arkadaşlarımdan Yunanistan, İzmir’e girdi diye haberler geldi.

15 Temmuz gecesi o an ben çok heyecanlandım ve aklıma Çanakkale ruhu geldi. Kendi kendime ne oluyor demeden arkadaşım Bekim ile sürekli etrafı gözlüyoruz, insanların tepkileri bizi çok etkiledi ve herkes ayağa kalkıp kahveler boşalmaya başladı.

Biz de milleti takip etmeye başladık. 

Vatan Caddesine doğru millet bir anda çoğaldı. Biz de kendimizi o milletin, kalabalığın içinde bulduk.

Asker araçlarını gördük. Anladık ki bu bir DARBE imiş. 

Bizim önümüze bir yaşlı kadın geçti. Askere rica ediyordu.

‘Evladım, oğlum sakin olun, ben sizin annenizim’ dedi.

Komutan askere ‘vur emri’ verdi. O anda ölmüş anamı hatırladım. Bu ananın önüne atlayıp askere siper olsam mı diye düşündüm.

Fakat asker komutanı dinlemedi. Yaşlı ananın elini öptü ve silahını polise teslim etti.

Öte yandan silahlar diğer sivilleri vurdu. Ortalık bir anda karıştı. Sonra da herkesin fotoğraflarda gördüğü gibi tankların üzerine nasıl çıktığımızı anlamış değilim.

Bayrampaşa Belediyesi’nden saat 24.30’da haber geldi. ‘DARBE’ciler teslim oldular’ diye.

O günler anlatılmaz yaşanır. 

Çünkü böyle bir milleti ne televizyonlarda, ne dizilerde, ne de tarih kitaplarında okumadım. 

O gece en ufak bir dükkan, ev yakılmadı, bir pencere kırılmadı. Bir çayhane veya kafeterya basılmadı.

Herkes dışarıya çıktı ama hırsızlık, yağmalama yapılmadı. 

Millet sadece DARBE ile ilgilendi. 

Nasıl ki atalarımız buralardan Çanakkale’ye kadar gidip şehit oldularsa, biz de ona benzer bir belayı atlattık.

Biz canımızı nasıl verdiysek biliyoruz ki Türk kardeşlerimiz de bizler için canlarını her zaman feda ettiler, feda etmeye hazırdırlar. 

Et tırnaktan ayrılmaz. Ayırmaya çalışanlar acısını anlarlar. 

Türk, Arnavut ile kardeştir. İsteseler de başka bir şey olamazlar. 

Bizi tarihten bugüne kadar kardeş bilen, her tür yardımda bulunan, yardım etmeye kararlılıkla devam eden Türkiye’yi ve Türk kardeşlerimizi Allah korusun.”

Gün ve gün yükselen rakamlar ve istatistikler, kendi insanının gözünde de Türkiye’yi büyük bir ülke haline getirdi.

 Elbette Türkiye’nin büyümesinden memnun olmayan güçler var.

 Sürekli olarak ve çok farklı şekillerde bu yükselmeyi durdurmak için kalkışmalarda bulunuyorlar.

Ekonomik ve siyasi denemelerden sonuç alamadılar.

Şimdi ellerinde kalan tek kozu, terörizmi kullanıyor. Toplu ölümlerle insanlara korku sarmak istiyorlar.

Ama başaramayacaklarını halen anlayamadılar.

Çünkü Türkiye, bir dakikada toplanabilen dünyanın en büyük ordusuna, halkına sahip.

Hepinize saygıyla..