Yeni Türkiye’nin hükmü Osmanlı’mızdan büyük olacak!

25 Aralık 2017 Pazartesi

Ahmet Kutsi Tecer belki iyi niyetlerle yazmıştır “Orda bir köy var uzakta” şiirini! Biliyorsunuz bazen “cehennemin yolları” iyi niyet taşlarıyla döşenebilir!

Ne diyordu Tecer; “Orda bir dağ var uzakta, o dağ bizim dağımızdır, inmesek de çıkmasak da, o dağ bizim dağımızdır”.

Olmaz kardeş! İnmediğin çıkmadığın, gezmediğin tozmadığın, yatmadığın kalkmadığın hiçbir dağ, yol ve mekân “senin” olamaz!

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile çarşamba günü Şırnak’taydık.

İlk Cizre ilçesine vardık. İlçe halkına yakışan bir otelin açılışı gerçekleştirildi. Daha sonra “barikat-çukur rezilliği” sebebiyle yıkılan evlerin yerine yapılan pırıl pırıl konutları gezdik. İlçe merkezinde herkesin nefes alabileceği, içerisinde çocuk oyun parkları ve çay bahçelerinin bulunduğu yeşil parkın açılışı gerçekleştirildi.

Cizre’den helikopterle Silopi’ye geçtik. Cudi Dağı’nın eteklerinde olmak, o dağlara adım atmak, buraların da öz toprağımız olduğunu hissetmek “yılları terörle heba edilmiş insanlar” olarak hepimize sevinç verdi. Sadece bölge halkının değil, tüm Türkiye’nin yılları heba olmuştu.

Ama artık devlet; “Ben buradayım ve hiçbir zaman sizi yalnız bırakmayacağım” diyor.

Mehmet Özhaseki “devletin gülen yüzü” diye özlemi çekilen duyguları en samimi şekliyle yansıttı. Tüm yorgunluğuna rağmen yüzünden tebessümü hiç eksik etmedi. İnsanları avutup geçiştirmek yerine “dobra dobra” konuştu. Olabilecek ve olamayacak şeyleri en nezaketli şekilde anlattı. Zaten insanlar da bunu istiyor. Devlet onlara “yalan sözler” verip gerçekleştirmeyince maalesef hayal kırıklığına uğruyorlar. Ancak Özhaseki gibi “net ve şeffaf” konuşanları seviyorlar.

Silopi’deki konutlar öyle geçiştirme işler değil! Şırnak’ın tarihine ve kültürüne uygun yapılar inşa edilmiş. Reklam olsun diye yazıyor değiliz, bölgenin en güzel konutları yapılmış, gittik gördük.

Evi yıkılan vatandaşlara bu konutlar verilmiş. Onlardan birisi topluluğa durumunu anlatarak; “Benim evim 300 metrekare idi. Bu konutlardan 170 metrekare verdiler, aşağıda da 50 metrekarelik bir yer var. Kalan 80 metrekareyi de TOKİ konutlarından 2+1 şeklinde teslim etmek üzereler” dedi.

Yani Türkiye Cumhuriyeti Devleti “Teröristler ve kanlı destekçileri yüzünden” evleri yıkılan vatandaşları asla yalnız bırakmamış. Kaç metrekare evi var idiyse “bire bir” oranında teslim etmiş. Hem de “aradan yıllar geçmeden” derhal bunu yapmış.

Heyetten ayrılıp vatandaşların arasına girdim. Ne var ne yok diye sorduğumda; “Önceden devlet yıkardı, PKK yıkardı, sonra devlet elimize para verirdi, biz de bu paraları ya PKK’ya veya onların avukatlarına kaptırırdık. Sonra devlet çeker giderdi, bizi eli silahlı adamlarla baş başa bırakırdı. Ama şimdi öyle değil! Şimdi devlet elimize para tutuşturmak yerine konutlarımızı yapıyor, yaralarımızı sarıyor. Ondan sonra da çekip gitmiyor. Bir daha geleceklerine emin olduğumuz için de kimseden korkmuyoruz. Zaten devlet gelirse zorun yok, bütün sorun devlet gelmediğinde başlıyor” dediler. Genel konuşmalar hep bu yöndeydi.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın uyguladığı politika bölgede etkisini çoktan göstermiş. Allah’a hamdolsun ki “barikat operasyonlarından sonra” hiçbir terörist Cizre’ye, Silopi’ye, Şırnak’a girmeye cesaret edememiş.

Bir özel harekâtçı kardeşim; “Abi ilk geldiğimizde temkinliydik. Şimdi de temkini elden bırakmıyoruz ama 1,5 yıldır çok şükür burnumuz bile kanamadı. İnşallah bu ortamı artık kimse bozamaz” dedi.

Mehmet Özhaseki’ye Şırnak’a kaç kere geldiğini sorduğumda “Sayısını ben de unuttum” diyerek güldü. İşte devlet budur! Memleketin her köşesine gider, uzak yakın demez ve gittiği günleri saymaz!

“CUMHURBAŞKANIMIZIN AFRİKA PROGRAMI”

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Sudan, Çad ve Tunus’tan oluşan Afrika programı dün sabah başladı ve Çarşamba akşamına kadar devam edecek. Bizler de kendisine eşlik ediyor ve bölgedeki tecrübeleri gözlemliyoruz.

Türkiye’yi boş bırakmadığın gibi dünyayı da boş bırakmayacaksın!

Sen boş bırakırsan Fransa doldurur, Almanya doldurur, İngiltere doldurur! Ve onlar “doldurmakla” kalmaz bir de boşaltır. İşte Afrika’nın durumu ortada! Dünyanın en zengin “mücevher madenlerine” sahip bu topraklarda içecek suyu bulmak bile zor!

En acısı da ne, biliyor musunuz? Afrika’nın bazı bölgelerine gitmeden evvel “sıtma, sarıhumma, kolera” gibi aşıları vurdurmak zorundasınız; yani kardeşlerinize “sarılırken” bile dikkat etmek mecburiyetindesiniz! Batı denilen alçak sömürgeciler buralara sadece “hastalık” bırakmış!

İnanıyorum ki Allah’ın izniyle bu hastalıkların hepsini büyük Türkiye devleti iyileştirecektir. Onların kurduğu düzenin hükmü bitince “Yeni Dünya Düzeni” Türkiye tarafından kurulacak ve ömrü Osmanlı Devleti’mizden daha uzun olacaktır! 

 

  • bir dostbir dost19 gün önce
    Yazilarinizi cok begeniyorum Allah yardimciniz olsun