Darbeler, Masonlar ve 15 Temmuz Destanı

06 Temmuz 2017 Perşembe

Darbeler, Osmanlı Devleti’ni bölmek, parçalamak ve yok etmek için Batı emperyalizminin başlattığı stratejik savaşlardır. Mason locaları üzerinden örgütlenen ve özellikle İngiltere tarafından desteklenen darbeciler ilk darbeyi Sultan Abdülaziz’e vurdular.

1876 darbesini İngiliz büyükelçisi Sir Henry Elliot organize etti.

Darbe komitesi içinde yer alan Sadrazam Mithat Paşa mason ve dönme idi, bugünlerdeki moda ifadesiyle beyaz Türk. Devleti bunca yıl Al-i Osman yönetmiş, bundan sonra Al-i Mithat yönetse ne olur, diyen adam. Sultan Abdülaziz, Avrupalıların ve iç muhalefetin baskıları ile onu 1872 yılında sadrazamlığa getirdi.

İç muhalefet denilen şey de yine mason localarından organize edilen ve Avrupalıların besleyip kışkırttığı Yeni Osmanlılar Cemiyeti. Cemiyetin daha sonraki yıllarda İttihat ve Terakki’ye, Cumhuriyet döneminde CHP’ye dönüştüğünü belirtelim. 

Yeni Osmanlılar Cemiyeti üyeleri, o dönemin şöhretleri Keçecizade Fuat Paşa, Mithat Paşa, Ahmet Vefik Paşa, Namık Kemal, Ziya Paşa, Şehzade Beşinci Murad “1.Proodos (İlerleme) Yunan Locası”na üye idiler. (Üst Akıl, Murat Akan, Hayat yayınları, s.57)

Darbenin en önemli ayağı olan Serasker Hüseyin Avni Paşa mason. “Eşek Ahmed” lakaplı bir uşağın oğlu olan Hüseyin Avni, Harbiye’den mezun oldu, Sadrazam Fuat Paşa’nın himayesinde hızla yükseldi, 1855’te Kırım Harbi’ne katıldı. 1863’te 1. Ordu Komutanı ve daha sonra serasker (genelkurmay başkanı) oldu. 

Askeri Şûra Üyesi Maraşal Redif Paşa, Harbiye ve Askeri Mektepler Nazırı Mirliva (Tümgeneral) Süleyman Hüsnü Paşa, Bahriye Nazırı Ahmet Paşa, Bahriye Mirlivası Arif Paşa, Mütercim Rüştü Paşa darbe komitesi oluşturdular. Loca mensubu olan Şeyhülislam Hayrullah Efendi de darbecilere katılınca dört dörtlük bir ekip oluştu. Bir gece Dolmabahçe Sarayı, Şam’daki 5. Ordu’ya mensup birkaç bölük asker ve 300 kadar Harbiye öğrencisi ile kuşatıldı. Askerlere, “Padişaha suikast yapılacak, bunu siz önleyeceksiniz, çok şerefli bir görev yapacaksınız” denmişti.

Sultan Abdülaziz; donanmayı modernize ederek dünyanın en büyük donanmalarından biri haline getirmiş, ekonomiyi iyileştirmiş, bankalar kurmuş, üniversiteler açmış, padişahın dünya Müslümanlarının halifesi olduğu fikrini İslam dünyasına yaymaya başlamıştı.

Sömürgeci İngilizleri ve kapitalist Batılıları rahatsız eden şey, onun Osmanlı Devleti’ni içinde bulunduğu borç batağından kurtarmaya çalışması ve kalkındırmasıydı.

Şeyhülislam Hayrullah Efendi’nin fetvasıyla Sultan Abdülaziz 30 Mayıs 1876’da tahttan indirildi. 

İndirilme gerekçeleri 17-25 Aralık 2013’te Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a söylenenlere çok benzer. “Padişah aşırı israfçı, ekonomiyi çökertti, devleti borç batağına soktu, Avrupa’ya bağımlı hâle getirdi.”

1876 yılında Sultan Abdülaziz’in yerine 33. Derece Mason olan 5. Murat getirildi. 

Sultan Abdülaziz 4 Haziran’da Beşiktaş sahilindeki Feriye Sarayı’nda iki bileği birden kesilerek katledildi, kendisi bileklerini keserek intihar ettiği şeklinde rapor düzenlendi.

Darbeden 15 gün sonra Hüseyin Avni Paşa, Mithat Paşa’nın konağındaki toplantı sırasında Kurmay Yüzbaşı Çerkez Hasan Efendi tarafından vurularak cezalandırıldı. 

5. Murat, akli dengesi yerinde olmadığı gerekçesiyle Mithat Paşa tarafından görevinden alındı, yerine şehzade 2. Abdülhamit getirildi. Meşrutiyet ilan edildi, Belçika’dan kopyalanarak 119 maddelik bir Anayasa yapıldı. Meclis açıldı. Meclisteki 240 milletvekilinin sadece 60 kadarı Türk asıllıydı, Bulgar komitacıları, Yunan ihtilalcileri, Sırp ve Karadağ ayrılık hareketlerini destekleyenler milletvekili olmuştu. Üstelik bu faaliyetleri Meclis’te yürütecek kadar cüretli idiler. (Bilinmeyen Osmanlı, Prof. Ahmet Akgündüz, Osav yayınları, s.274)

Yapılanlar Avrupalıları memnun etmemişti, onlar Osmanlı’nın toparlanmasını ve kalkınmasını değil, parçalanması istiyorlardı. 

1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı patlak verdi, Ruslar İstanbul kapılarına dayandı ve doğuda Erzurum’u kuşattı. Osmanlı Devleti, tarihinin en kötü anlaşmasını imzalamak zorunda kaldı. Sultan Abdülhamit Han, Meclis’i kapattı. Sultan Abdülaziz cinayetini aydınlatmak için mahkeme kurdu. Mithat Paşa ve şürekâsı yargılandı, idama mahkûm edildiler. Yargılanacağını haber alan Sadrazam Mithat Paşa, İngiliz büyükelçiliğine sığınmak istedi, elçilik kapıları kapayınca Fransız büyükelçiliğini sığındı. Devlet-i Aliye baskı yapıp onu mahkemeye çıkardı. Mahkeme idam kararı verdi. Sultan 2. Abdülhamit, idamı müebbet hapse çevirdi, Mithat Paşa Fizan’a sürgün edildi ve orada boğularak öldürüldü.

1909’da Sultan Abdülhamit Han’ı mason localarından organize olan İttihat ve Terakkiciler devirdi.

1960 darbesini yapan 38 albay, ABD’de özel harp eğitimi almıştı.

1980 darbesi Pentagon organizesiydi. Dönemin başkanı Carter’a, bizim oğlanlar başardı şeklinde haber verildi.

1971, 1997 darbeleri de CIA onaylı.

15 Temmuz darbesini organize eden örgütün birinci adamı Gülen, Pensilvanya’da CIA çiftliğinde yaşıyor, mason locası üyesi.

15 Temmuz’da asil milletimiz abdestini aldı, şehit olmak için sokaklara ve meydanlara aktı, 140 yıldır oynanan mason locası ve CIA oyunlarını bozdu. 

Mason locaları kapatılmalı, subaylarımızın ABD’de eğitim almasının önüne geçilmeli, sivil toplum güçlendirilmeli ve 15 Temmuz ruhu yaşatılmalı. 

BEYİN VİTAMİNİ: Mason localarından organize edilen darbeler tarihini bilmek isteyenlere Murat Akan’ın kaleme aldığı Üst Akıl adlı eseri tavsiye ederim. Hayat yayınları arasında çıkan kitap hayli geniş bilgi veriyor ve bugüne ışık tutuyor.
(İrtibat, Hayat yayınları, 0212 613 11 00)