• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

II. Dünya Savaşı’nda Türkiye’nin Almanya ve Japonya’ya savaş ilânı (23 Şubat 1945)

4 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Oğuz Han

Çanakkale'nin komutanı Liman von Sanders idi. Başkumandan olarak zafer onun derseniz, Sarıkamış'da donarak ölen onbinlerce mehmetçik'in sorumlusu da odur.
  • 3 Ay Önce

Abdulhamid Aydin

Uzun da olsa makalenizi okudum, faydalandik, muteşekkuriz
  • 3 Ay Önce

Uğur

Güzel anlatmışınız her zamanki gibi, ama Versailles Antlaşması bizim Sevr gibiydi ve hatta daha kıyıcıydı yahu! Bu antlaşma yüzünden Almanların başlıca sanayi bölgesi Ruhr Vadisi işgal edilmişti ve dahası en eski çağlardan beri bir hayvancı çoban ırkı olan Almanların ineklerinden gelen et ve süte bile el konarak Alman kızanları aç bırakılmıştı. Yetersiz beslenmeden dolayı Alman kızancağızları patır patır dökülüp ölüyordu. Amsterdam-Londra-Paris-Boston-Washington şeytan beşgeninde merkezlenmiş Kuzey Atlantikli Pembe Zengin Adam, yani bence hadisişeriflerde haber verilen Mesih-i Deccal Almanlardan da böyle hınç alıyordu, nasıl ki aynı sıralarda bizlerden de alıyor idiyse. Kendisi de bir fakir Avusturyalı Alman köylü çocuğu olan Adolf Hitler elbette buna razı olmayacaktı! Deccal ve ona itaat eden gerizekalı milyarlar işte böyle tek bir köylü çocuğunun üstün sabırlı iradesine yenildiler. Efsanevi Kudüs müftüsü ve Filistin direnişinin kurucusu Hazret-i Hacı Emin el-Hüseyni'yi de arkadaş edinen bu adamcağız doğru düzgün silahı bile kalmamış bir Almanya ile milyarlarca kişilik Deccal ordularını Allah'ın izniyle dize getirdikçe getirdikçe getirdikçe getirdi ve böylece, birkaç ayda biter sanılan harp 6 sene sürdü. Deccal'in böğrüne hançer saplandı. Hitler kaybetmiş görünürken bile kazandı. Çünkü parça parça bölünüp yutulması planlanan Almanya gerçi epey küçülse de ana gövdesi bölünmedi. Hitler ile Hess ve Goebbels gibi birkaç arkadaşı tek başlarına Kuzey Atlantik deccallerini öyle korkutmuşlardı ki bir daha Almanya'ya ekonomikman işkence etmeye cesaret edemediler, gerçi gizlice sömüredursalar da en büyük sanayi ülkesi olarak bırakmak zorunda kaldılar. Hitler'in en zayıf şahsiyetli dostu Hess'ten bile ve onun 90 küsur yaşındaki hâlinden bile öyle titreyerek korktular ki mahpus kaldığı Spandau hapishanesinde onu o yaşta intihar süsüyle yok etmeye mecbur kaldılar, tam bir âciz gerizekâlı gülünç komik korkaklar sürüsü olarak. Deccal şimdilerde yine dikleniyor, çünkü fakir ama onurlu Tuna boyluları çocuğu Adolf'ün sapladığı hançerin yarası şimdilerde geçti. O yüzden yine başladı, diyor ki et ve tavuk çevreye zararlıymış, bizler pis fakirler ve orta hâlliler olarak et ve tavuk yerine böcek ve solucan yemeliymişiz. Böylece hayvancı Almanları etlerinden, çiftçi bizleri tavuğumuzdan mahrum etmeye çalışıyorlar. Ama bir gün yeni bir Adolf çıkar ve Uluslararası Pembe Zengin Adam'ı yani bence hadislerde haber verilen Deccal'i İskender Kebap yapıp köpeklere onun cesediyle ziyafet çeker ve böylece bu iş biter. Belki de bu yeni Adolf yine Tuna boylarından, ama bu sefer bizim Aşağı Tuna havalisinden çıkar. Büyük Skender'in ordusundaki Getalar (daha sonra Osmanlı devrindeki pehlivan Deliormanlılar) ve diğer Trakların torunları olarak böylece bu Skender kebap işini biz yaparız.
  • 3 Ay Önce

millete zulmetmekten ,ezan namazla uğraşmaktan vakit bulamadı heykelciler

bağırsan sesini duyacak adaları verdiler yunan itine, Kıbrısın tapusu bizde olduğu halde yinede bir karış fayda sağlayamadılar,Menderes olmasaydı Kıbrısa garantörde olamazdık, şimdi suriyede pkk devleti kurmak istiyorlar , onada ses çıkarmıyor bu heykelciler...gavura dik duracaklarına, şeriat düşmanlığını tercih ederler...milli güvenlik meselesi oldular ! yinede oy topluyorlar müslüman ülkede !
  • 3 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23