• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Boşa geçen bir ömrün belgeseli!

25 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

atilla

Zekeriya bey güzel yazı olmuş ellerinize sağlık,en etkileyici ve güzel olan sözünüz boşa geçen bir ömür aynen katılıyorum , zatı muhterem mahşer gününde anlayacak bu sözün anlamını ama iş işten geçmiş olacak...
  • 6 Yıl Önce

AKAN

METIN AKPINAR BIR SANATCI FALAN DEGIL TÜRKIYENIN EN GELMIS GEÇMISLERIN YÜZ KARASI SADECE METIN AKPINARMI HAYIR ONUN GIBI ...... ORDAN BURDA INEKLER GIBI OTLAYAN SANATCIYIZ DIYE GEÇINEN DAHA ÇOK ..... DÜSÜK SANATCI MÜSFETLILER VAR  
  • 6 Yıl Önce

atakan699

metin yoksa sen kripto ermenimisin
  • 6 Yıl Önce

Burak

Bunlar asıl biz ci azgın azınlık. Bunlar hayim naum'un doktrinlerinin yılmaz bekçileri. Bunların görevi müslüman türklerin elinden kuran'ı almak
  • 6 Yıl Önce

Molla Kasım

Bu Sözde “Sanatçı(!)” Müsvetteleri Kendilerini Ne Zannediyor! İndirim Zamanı Gelmiş “..” Lastiği Gibi Her Dönemde Karşımıza Çıkmalarından Bıktık Artık...Asın Bunları Çamaşır İpliğine Gitsin...
  • 6 Yıl Önce

Mutmaine

Bu yazıya cevap veremez.
  • 6 Yıl Önce

Evren

Kalemine yüreğine sağlık olsun.. Teşekkürler ✋
  • 6 Yıl Önce

Alï

Arastırma ve uyarıları için yazarımıza teşekkur
  • 6 Yıl Önce

Şerif

Sanatçı dediğin halka mal olmalı tek tarafa oynarsa ondan ancak palyaço olur.
  • 6 Yıl Önce

Adile

Adını çok güzel koymuşsunuz. Gerçekten de BOŞA GEÇEN BİR ÖMÜR.
  • 6 Yıl Önce

Murat gözükara

Sanatsız sanatçı..
  • 6 Yıl Önce

Mesut Sarp

Allahın dünyasında Allahın dedigi olur.
  • 6 Yıl Önce

ne sacma bir yazı

arkadas bırakı insanlarla uğraşmayı. bana ekonomi anlata issizlik anlat egitim anlat teknoloji anlat .neymis raki severmiş zerre ilgilenmyorum kisilerin yedikleri içerikleriyle
  • 6 Yıl Önce

yeri doldurulur

Mason Zeki Alasya öldü, Metin yeni ikiliyi Feto Gülen' le oluşturabilir aslında, ama o uzakta tabii..
  • 6 Yıl Önce

şevki ince

yaptıkları yanına kar kaldı hiçkimse dokunamadı bizlerde ofladık pufladık yani o ve onun gibiler bu dünyada bizi alt etti ve kazandı yenildik.en güçlü olduğumuzu sandığımız şu zamanda bile devlet başkanına meydan okudu kimsenin gıkı çıkmadı.
  • 6 Yıl Önce

D. Demir

Cana cehenneme!
  • 6 Yıl Önce

Erdal Avşar

Cenazeleri camiye gelecek ve sahipleri kenarda alkış hazırlığında beklerken müslüman cemaat cenaze namazı için saf tutacak, değil mi? Kime söyleyeyim söyleyeceklerimi? (Anlayın artık)
  • 6 Yıl Önce

HAKIKt

Saf kan ermeni olduğunu düşunuyoruz mtn ..
  • 6 Yıl Önce

Şahika

Sayın yazar hem sizin yazınız için size, hem de "mehdi"isimli yorumcuya bilinçlendirme gayretiyle yazılmış yazısından ötürü teşekkür ediyorum... Sağolun var olun iyi ki varsınız..
  • 6 Yıl Önce

Şahika

Dünya suçlu cenneti maalesef, suçluların insan hakları vardır bu dünyada, mazlumların, masumların insan hakkı yoktur..
  • 6 Yıl Önce

Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az

H.Y.E rumuzlu arkadaşın yorumu tam yerinde olmuş. taşı gediğine koymuş.
  • 6 Yıl Önce

Taha

Çok kötü bir kisiymis bu yazdiklariniz elbet doğrudur ...umarız sevabı da çoktur ...
  • 6 Yıl Önce

mehdi

Türkiye'yi gırtlağından yakalayan küresel gıda şirketleri sömürü düzeninin sorgusuz, sualsiz sürmesini arzuluyor… Ne demişti; “Sam Amca”/ABD parmağını bize doğru sallayarak: -Haşhaş dikmeyeceksiniz! -Tütün dikmeyeceksiniz! -Şeker pancarı üretimini azaltacaksınız!-Tohum takası yapmayacaksınız! Neler… Neler… Ve şimdi Meclis'e yasa tasarısı gönderildi: Gıda güvenliğini ilgilendiren her türlü yayına ceza verilmesini istiyorlar. Yani: İçeceklerden, pastalara girmediği endüstriyel gıda kalmayan, yüksek tansiyondan kansere vücutta tamiri zor tahribatlara yol açan nişasta bazlı şeker/işlenmiş endüstriyel şeker zararlarını yazmamız istenmiyor… Günümüz endüstriyel buğdayının “mükemmel bir zehir” olduğunu yazmamız istenmiyor. Mesela: Unu beyazlatmak için kullanılan E928-E924, küflenmeyi önlemek için kullanılan E282, suni tatlandırıcı-kıvam artırıcı E420, domuz kılı, tavuk tüyü ve insan saçından yapılan E920 vb. zararlı katkı maddelerin kullanıldığını, vücutta birçok hastalığa sebep olduğunu yazmamız istenmiyor… Buğdayın, mısırın, pirincin genetiğinin nasıl değiştirildiğini yazmamız istenmiyor. ABD'nin kurduğu “Tam Tahıl Birliği-WGC” yayınlarına inanmamız isteniyor… Obeziteyi üç kat, diyabeti/şekeri dört kat artıran ABD'nin dayattığı “Besin Piramidi” programına uymamız bekleniyor… Sadece işlenmiş gıdalar değil kişisel bakım ürünlerinde bile karşımıza çıkan, çok hastalığın sebebi “gluten” gerçeğini yazmamız istenmiyor… Çokuluslu şirketlerin tohum piyasamızı ele geçirmelerini, cıva kaplı tohumları, hibrit tohumları, dünyada yılda 250-300 bin arası insanı öldüren “glifosat/roundup” gibi kimyasal pestisit zehirlenmelerini yazmamız istenmiyor… HEDEFTEKİ ÇOCUKLAR Endüstriyel gıdaların beyni doymak bilmez bir şeker bağımlısı yaparak -örneğin- çocuklarda alerjiyi artırdığını, obezite olmasını sağladığını, hormon bozukluklarına neden olduğu hakikatini yazmamız istenmiyor… Çocuklarda çeşitli alerjik hastalıklara yol açan kimyasal katkı malzemeli endüstriyel süt ürünlerini yazmamız istenmiyor… Çocuklara yedirilen meyveli- aromalı süt ve yoğurtun içine katılan yapay renklendiricileri yazmamız istenmiyor… Yoğurt, peynir, puding, dondurma gibi içine katıldığı ürünün akışkanlığını-kıvamını düzenleyen “carrageenan (karagenon) E407” katkı maddesinin kalp damar hastalıklarına, diyabet ve kansere sebep olduğunu yazmamız istenmiyor… Krema, margarin, sütlü tatlılar gibi gıdalarda karışımı kolaylaştırmak için kullanılan “monogliseritler ve digliseritler E470-E477” adlı katkı maddesinin kalp ve damar hastalıklarına yol açtığını yazmamız istenmiyor… Diyet ürünlere konulan düşük kalorili tatlandırıcı “asesülfam potasyum (asesülfam-k) E950” katkı maddesinin uzun süreli kullanımında akciğer-solunum yolu hastalıklarına sebep olduğunu yazmamız istenmiyor… Kimyasal yoğurtlara kıvam arttırması ve su tutması için -çoğunlukla domuz derisinden üretilen- jelatin konmasını yazmamız istenmiyor… GIRTLAKTAN YAKALADILAR Kuluçka süresi 17 güne inen, 23 saat ışık altında bırakılarak, durmadan yemeye zorlanarak, “kemikleri gelişmesin, sadece et yapsınlar” diye yumurtadan çıkar çıkmaz hormon -antibiyotik ve kanserojen “formaldehit” katkılı yemler verilen tavuk konusunu yazmamız istenmiyor… Kırmızı ete; kesim, soğutma, taşıma ve işleme gibi endüstriyel işlemler esnasında kaybedilen su oranını yeniden kazandırmak, “marinasyon” denilen terbiye esnasında daha canlı, parlak ve aromalı bir görünüş sağlamak veya hacmi yüzde 25-30 artırmak amacıyla şırıngayla enjekte edilen kimyevi maddelerin neye yol açtığını yazmamız istenmiyor… Örneğin… Raf ömrü uzaması yani renk değişimi olmaması için özellikle şarküteri gibi işlenmiş ete -mide kanserine yol açan- nitrat ve nitritin sodyum konmasını; etteki bozulmayı önleyici sodyum sülfatın pankreas kanserini yüzde 67, lösemi riskini yüzde 700 oranında artırdığını yazmamız istenmiyor… –Balık yeminin kimyasal üretim tekniği olan “extruder” veya balıkların on kat hızlı büyümeleri için AF proteini geni aşılaması yapıldığını yazmamız istenmiyor… Yazmakla bitmez endüstriyel gıda yalanları… Ülkemizde 675 bin gıda işletmesi var, bunların kaçı denetleniyor? Cezayla korkutulmak istenen sadece gazeteciler, bilim insanları, STK'lar… İnsanı, hayvanı, doğayı ölüme sürükleyen endüstriyel gıda düzeni “yaratıcıları” gerçeklerin halk tarafından bilinmesini istemiyor… Türkiye'yi gırtlağından yakalayan küresel gıda şirketleri sömürü düzeninin sorgusuz, sualsiz sürmesini arzuluyor…
  • 6 Yıl Önce

Hamdi şen

İyiki ölüm var, yoksa bu hainler ülkemde daha çoook semirirdi
  • 6 Yıl Önce

H.Y.E

O adamlarda suc yok.Onlari adam yerine koyup deger verenlerde.Bu cepheden gorunup yayin yapan televizyonlarda bu adamlarin filimleri gun asiri gosterildi. Ornek: "Hasip ike Nasip.Orada biri Suleyman Demireli digeri Necmettin Erbakani oynadi.Bu ikisinin devlet idare etmediklerini karagoz Hacuvat kivaminda karikaturize ettiler.Ve filmin sonunda ise kurtulusun avukat vecdi tiplemesinde birine yordular.Avukat Vecdi,guya halkin avukati Vecdi de Ecevit'ten mulhem bir isimdi.Bu filim bizim kanallarda hic bir denetime tabi tutulmadan oynadi,bizim seyicimizde gozleri yaslanincaya kadar guldu.Guldu de kime guldu? Kendi liderinin rezilce asagilanmasina guldu.Bizde boyle suur var(!)
  • 6 Yıl Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23