• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İlahiyatçı Prof. Dr. Orhan Çeker’den medya ve aydınlara çağrı: O söyleme karşı çıkılmalı

‘Kadına şiddet’ söylemi yerine 'insana karşı şiddet' söylemini kullanın' diyen Prof Dr Orhan Çeker şöyle konuştu: “Medyamız, aydınlarımız, akademi dünyamız, bizim ruh dünyamıza yabancı o söyleme karşı çıkmalıdır."

8 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

MUHAMMET YILDIZ

ee KURANDAKİ kadını dövün ayetini napcan...
  • 7 Yıl Önce

gerçekler

Arkadaşa şiddet uygulanan kadın değil mi? Kavga etmek farklı şiddet uygulamak farklı şeylerdir. Bir erkek bir erkekle kavga edebilir bir erkek bir kadınla kavga edebilir. Kavga karşılıklı olan bir eylemdir. Ancak tek taraflı uygulanan fiil şiddettir. Siz hiç 1.90 boyunda 110 kilo bir adama şiddet uygulandığını gördünüz mü? Hayır , ama 1.50-1.65 boylarında ufak tefek bir yığın kadını gördünüz. Senden fizik olarak güçsüz olanan şiddet uygularsın, aksi halde senin tüm kemiklerini karşındaki eline veriverir. Fiziki güçsüz olan kadındır genelde ve erkek hayvani iç güdüsüyle döver. İnsana şiddet diye abuk sabuk söylemlerle erkeklerin yediği haltları hafifleştirmeye çalışmayın.
  • 7 Yıl Önce

davinci

sayenizde ŞİZOFREN toplumlar olma yolunda hızla ilerliyoruz.bakın aşağıda yorumcular ne diyor.kadına şiddet ŞEYTANIN SÖZÜDÜR.şeytanla görmüş bi yerde tanışmış konuşmuş demek ki.ilkel barbar şizofren.
  • 7 Yıl Önce

iblisin sozu; kadina siddet

''kadina siddet'' seytanin sozudur ve sadace turk aile yapisini dinamitlemek, hacli-sionlara hizmet etmektedir
  • 7 Yıl Önce

Mustafa YÜKSEL

Müthişsin hocam. Feminizm kokan ifadeyi terkedip herkesi kucaklayıcı ifadeler kullanmalı. Allah razı olsun.
  • 7 Yıl Önce

Bir düşünen

Hocam haklı. Kadinan şiddet söyleminde kadını aşağılama ve kadın ile erkeği karşı karşıya getirme düşüncesi var
  • 7 Yıl Önce

Zeki ÖZKAN

5 gündür Emine Bulut ismi etrafında,sahte kadın hakları savunucuları ama esasta aile düşmanları bu bahaneyle içlerindeki aile kurumu düşmanlığının zirve yapmış nefretini kusan,riyakar tipler deşifre olmuş durumda.Yıllardır "kadına şiddet" sahte etiketi ve safsatasıyla başta siyonist medya olmak üzere agresif İslam ve aile düşmanı feminist tiplerin önderliği ve yaygaralarıyla çıkarılan başta 6284 sayılı kanun ve Rusya'nın bile imzalamadığı,malesef dünyada ilk Türkiye'nin imzaladığı, Müslüman Türk Milletine dayatılan,"AK Partinin iyi de yapsa muhalefet edeceğiz" diyen Engin Altay'ın partisi CHP'nin sözcüsünün ısrarla savunduğu ve daha radikal uygulanması için Hükümete ısrarla baskı yaparak vurguladığı İstanbul Sözleşmesi olmak üzere AB uyum yasaları aile kurumunu dinamitleyerek erkek ve kadını birbirlerinin amansız rakibi hatta düşmanı algısını oluşturup eşler arasındaki en basit anlaşmazlığı bile kriminal hale getirerek kin ve intikam temelli boşanmaları zirveye çıkarmayı başardılar.Başta KADEM gibi malesef AK Partiye akıl hocalığı yapan ama kendileri akıl tutulması yaşayan zavallı tipler kına yaksınlar.Türk-İslam ahlakına ve kurallarına dönüş yapmadıkça kadın-erkek arasındaki suni oluşturulan rekabet temelli anlaşmazlıklar giderek artacak ve üzülerek ifade ediyorum malesef bu tip mel'un ve menfur çook cinayetler göreceğiz.Ayrıca agresif İslam düşmanlarının ve bunlara alet olan zavallı İslamcı(?) feministlerin gündemde sürekli tuttukları "kadına şiddet" sloganı ve safsataları ile erkekler maddi-manevi ezilmekte,hukuk önünde erkekler daha baştan "kadının beyanı esastır" şeklindeki evrensel hukuk kurallarına tamamen aykırı yasa ve Yargıtay içtihatlarıyla erkeklerin hayatları karartılmakta,zindana çevrilmekte,malesef sayın Cumhurbaşkanı ve iktidar partisi de buna seyirci kalarak erkeklere zulüm yapılmakta,zulme rıza göstermekle zulme ortak olmakta,bu şekilde mazlum erkeklerin ahı,arşı alayı titreterek iktidarın sonunu hazırlayacak,aynı zulüm tabloları başlarına gelmedikçe de bu dünyadan göç etmeyecekler.Mevcut yasa ve yönetmeliklerle erkekler baştan suçlu ilan edilmekte,nafaka ve tazminat kararları ile de erkekler evlilikten soğutulmakta,toplumda erkeklerin şahsında aile düşmanlığı körüklenmektedir.Bazı sivil toplum kuruluşu altındaki masumane olmayan organizasyonlar;aslında "cinsiyet ayrımı yapmaksızın" gerçek mağdur ve mazlumların yanında olmak yerine "düşmanı oldukları" İslamı ve Müslüman Türk Milletinin ananelerini yok etmek,toplum belleğinden silinmesini sağlamak,LGBT gibi marjinal grupların hamiliğini ve savunuculuğunu yaparak Müslüman-Türk toplumun temel direği olan aile kurumunu kökünden dinamitlemek için var güçleriyle çalışan,gayret eden güya “kadını savunuyoruz”sahte görüntüsü altında sadece kadın değil yaşayan her canlıya karşı işlenen cinayetlerinin gerçek manada önlenmesi için değil, kadın istismarı yaparak rant sağlama gerçek amacı ile ülkemize zarar vermektedirler. Çözüm;AB ve siyonist Batıyı taklit değil,İslam eksenli ahlaki emir ve yasakları aile ve toplumsal hayatımızın ayrılmaz parçası haline getirerek sürekli kasıtlı gündemde tutulan "sadece kadına şiddete değil her canlıya kul hakkı çerçevesinde şiddete hayır" diyerek İslamın temeli olan sevgiyi kitlelere ana okulu seviyesinde eğitim ve öğretim ile kalplere nakşederek gerçek huzuru tesis etmektir.Yoksa,taklitçi Batı zihniyeti politika ve yasalarıyla,sözleşmeleriyle bu olumsuz tablo ve olaylar giderek artarak tekrarlayıp devam edecektir.Kadın dostu gibi gözüküp riyakar,sahte göz yaşlarıyla "evli ve boşanmış erkeklerin şahsında asıl aile ve İslam düşmanı" tiplere inanılıp talepleri doğrultusunda siyasi ve yasal politikalar planlanırsa vay bu Müslüman Milletin geleceğine.Bu hain aile düşmanı tiplere,İslamın sevgi ve kul hakkı temelli şaşmaz-yanılmaz prensiplerini hatırlatıp engel olmazlarsa,KADEM gibi İslamcı(?) feministlerin gazıyla agresif İslam ve aile düşmanı,azgın azınlık tiplerin yaygaralarını dikkate alıp politika belirlerse mazlumların ahı AK Parti iktidarını ve onlara yön veren politikacı ve bürokratlarını İlah-i Adalet nezdinde hüsran ve maddi-manevi kötü akıbet beklemektedir.Bir de,kadınların öldürdüğü erkeklere karşı ise sessiz kalınması,bu tip durumlara karşı başta sayın Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanı olmak üzere AK partili yöneticiler cinsiyet ayrımcılığı yapmadan niye demeç yayınlamazlar? Bu arada Yargımızı da tebrik etmek lazım! 2 gün içinde iddianame hazırlanıp Mahkemece de kabul edilmesi Dünya Hukuk tarihi yargılama hızı yönünden örnek olmalı,darısı da Mahkemelerde Adalet arayıp dosyaları okunmadıkları ve detaylı incelenmedikleri için "yıllara yayılan ve anlamsız şekilde ertelenen" davaların başına! Tek doğru ve şaşmaz terazi,dünya ile ahiretin saadet kaynağı,huzurun ve mutluluğun temel referansı,tek ve asıl güvencemiz İlah-i Adalet ve prensiplerdir.
  • 7 Yıl Önce

Doğrusu...

Hocam, tamâmen haklısınız..! İnsân, eşref i mahlûkâttir, yani yaratılmışların en şereflisidir...
  • 7 Yıl Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23