• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Gazeteci Ece Sevim’den olay iddia! Baykal’a suikast emrini Mustafa Sarıgül mü verdi?

Gazeteci Ece Sevim, 16 yıl önce Türkiye’nin gündemine oturan Deniz Baykal’a yönelik suikast iddiasını yeniden gündeme taşıdı. Sevim, “Baykal’a suikast emrini Sarıgül mü verdi? 16 yıllık dosyayı yeniden açıyorum” ifadelerini kullanırken, 2010 yılında İstanbul Emniyeti’ne ulaşan ihbarı ve o dönemde gündeme gelen isimleri hatırlattı. Suikast iddiasının merkezindeki isimlerden Bayram Özata’nın bugün Sarıgül’e yönelik kara para soruşturmasında tutuklanmış olması dikkat çekti.

2 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

SARIGÜL HAKKINDAKİ İDDİALAR BİTMİYOR! SİYASETİN ARKASINDA NASIL BİR KARANLIK VAR? Deniz Baykal'a suikast iddiasından milyonlarca avroluk kara para soruşturmasına… Artık milletin karşısına çıkıp hesap verme zamanı! Türkiye'de siyaset adına öyle haberler duyuyoruz ki insan bazen kendisine sormadan edemiyor: Biz bu insanları millete hizmet etsinler diye mi siyaset sahnesine çıkardık, yoksa haklarında böylesine korkunç iddiaların konuşulmasını seyretmek için mi? Şimdi de karşımızda Mustafa Sarıgül hakkında yeniden gündeme getirilen, insanın kanını donduran bir iddia var. Gazeteci Ece Sevim, tam 16 yıl önce dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a yönelik ortaya atılan suikast iddiasını yeniden gündeme taşıdı. Üstelik bu kez mesele yalnızca geçmişte kalmış bir ihbardan ibaret değil. O dönemde adı tartışmalara karışan Bayram Özata'nın, bugün yürütülen kara para soruşturmasında tutuklanmış olması dikkatleri yeniden eski dosyaya çevirdi. Elbette bir insanın adının bir iddiada geçmesi, onun suçlu olduğunu göstermez. Ancak böylesine ağır suçlamalar karşısında toplumun açık, tatmin edici ve belgelerle desteklenmiş açıklamalar beklemesi de son derece doğaldır. BU NASIL SİYASET, BU NASIL BİR TABLO? Düşünebiliyor musunuz? 2010 yılında emniyete ulaşan bir ihbarda, Deniz Baykal'a yönelik suikast düzenlenmesi için 750 bin dolar karşılığında anlaşma yapıldığı, hatta bunun 300 bin dolarının avans olarak ödendiği ileri sürülüyor. İddianın merkezinde ise Mustafa Sarıgül'ün adı bulunuyor. Sarıgül o dönemde suçlamaları kesinlikle reddetmişti. Dahası, ihbarı yapan kişi daha sonra iddialarını intikam amacıyla uydurduğunu söylemiş, soruşturmadan suikast suçlamasını doğrulayan bir sonuç çıkmamıştı. Fakat şimdi aynı dönemde adı geçen bir başka kişinin, bambaşka bir mali suç soruşturmasında tutuklanması eski tartışmaları yeniden alevlendiriyor. Burada sorulması gereken soru şudur: Geçmişteki iddialarla bugünkü soruşturma arasında gerçekten bir bağlantı var mı, yok mu? Varsa ortaya çıkarılsın. Yoksa bu da açıkça ortaya konulsun. Çünkü millet artık söylentilerle, siyasi nutuklarla ve üstü kapalı açıklamalarla oyalanmak istemiyor. MİLYONLARCA AVROLUK İDDİALAR, SİYASİ NÜFUZ VE KARANLIK İLİŞKİLER! İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü kara para aklama soruşturmasında, yüksek tutarlı para transferleri, yatırım sözleşmeleri ve kamu nüfuzunun kullanıldığı iddiaları araştırılıyor. Mustafa Sarıgül hakkındaki iddiaların ayrı değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceği de resmî açıklamalara yansıdı. Şimdi soruyorum: Siyasetçinin görevi nedir? Milletin hakkını savunmak mı, yoksa adının milyonlarca avroluk şaibelerle anılmasına yol açan ilişkiler konusunda suskun kalmak mı? Bir milletvekili, yalnızca kürsüde konuşarak değil, kendisine yöneltilen ciddi sorulara cevap vererek de milletin güvenini kazanmak zorundadır. Siyaset bir ticaret şirketi değildir! Milletvekilliği bir imtiyaz belgesi değildir! Kamu gücü de hiç kimsenin şahsi servetine veya çevresinin menfaatine hizmet etmek için kullanabileceği bir araç değildir! SİYASET Mİ YAPIYORUZ, MAFYA FİLMLERİNİ Mİ SEYREDİYORUZ? Bir tarafta suikast iddiaları… Diğer tarafta kara para soruşturmaları… Bir başka tarafta milyonlarca avroluk mali işlemler ve siyasi nüfuz tartışmaları… İnsan ister istemez soruyor: Bu ülkenin siyasetinde neler dönüyor? Elbette bunların tamamını tek bir suç örgütünün faaliyetleriymiş gibi göstermek doğru olmaz. Henüz ispatlanmamış iddialardan kesin hükümler çıkaramayız. Ancak ortaya çıkan manzaranın, vatandaşın gözünde bir mafya filminin senaryosunu andırması bile siyaset kurumunun itibarı açısından başlı başına düşündürücüdür. Biz siyasetçilerin hizmet projelerini, yatırımlarını, milletin refahı için yaptıklarını konuşmak istiyoruz. Suikast ihbarlarını, kara para iddialarını, şaibeli ilişkileri değil! SAYIN SARIGÜL, MİLLETİN SORULARINA CEVAP VERİN! Sayın Mustafa Sarıgül! Siyaset meydanlarında konuşmak kolaydır. Kalabalıklara hitap etmek, alkış toplamak, kameraların karşısında nutuk atmak kolaydır. Asıl mesele, kamuoyunun önüne böylesine ağır iddialar geldiğinde aynı açıklıkla konuşabilmektir. 2010 yılında ortaya atılan iddialarla ilgili kamuoyuna söyleyecekleriniz nelerdir? Bugünkü soruşturmada adı geçen kişilerle ilişkilerinizin niteliği nedir? Sizinle ilgili Ankara'ya gönderilen iddialara karşı açıklamanız ve delilleriniz nelerdir? Bunlar peşinen suçlu ilan etmek için değil, kamuoyunun güvenini yeniden tesis etmek için cevaplanması gereken sorulardır. CHP YÖNETİMİ DE BU MESELENİN SEYİRCİSİ OLAMAZ! Buradan CHP yönetimine de seslenmek istiyorum. Sürekli şeffaflıktan, hesap verebilirlikten ve hukukun üstünlüğünden söz ediyorsanız, aynı ilkeleri kendi milletvekilleriniz hakkında gündeme gelen iddialarda da savunmalısınız. Bir siyasetçi hakkında soruşturma yürütülmesi onun suçlu olduğunu göstermez. Fakat ciddi iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istemek de siyasi düşmanlık değildir. Adalet yalnızca rakiplerimiz için istediğimiz bir şey olamaz. Hukuk herkese lazımdır. Şeffaflık herkesten beklenmelidir. Hesap verme sorumluluğu da hiçbir partiye göre değişmemelidir. Bu sözler yalnızca CHP için değil, AK Parti dahil bütün siyasi partiler için geçerlidir. Kimsenin parti rozeti, hukukun karşısında dokunulmazlık kalkanına dönüşmemelidir. SON SÖZ: BU MİLLETİN TEMİZ SİYASET GÖRMEYE HAKKI YOK MU? Ben artık Türkiye'de siyasetin böylesine ağır iddialarla anılmasından rahatsızlık duyuyorum. Millet geçim derdiyle boğuşurken, emekli ay sonunu getirmeye çalışırken, gençler geleceklerini kurmak için mücadele ederken siyaset dünyasının milyonlarca avroluk şaibelerle gündeme gelmesini kabul edemiyorum. Kim suç işlemişse hesap versin! Kim haksız yere suçlanmışsa aklansın! Kim kamu gücünü kötüye kullanmışsa hangi partiden olursa olsun hukuk önüne çıkarılsın! Ve kim masumsa onun da itibarı siyasi hesaplaşmalara kurban edilmesin! Benim istediğim siyaset budur. Millete tepeden bakan değil, millete hesap veren siyaset! Karanlık ilişkilerle değil, temiz hizmetlerle anılan siyaset! Şimdi gözler hem yargıda hem de Mustafa Sarıgül'de. Çünkü milletin sormaya hakkı var: Bu iddiaların gerçek yüzü nedir? Ve artık herkes şunu bilmelidir: Siyaset millete hizmet makamıdır; şahsi çıkarların, şaibelerin ve karanlık ilişkilerin sığınağı olamaz! Unutulmasın ki makamlar geçicidir, servetler geçicidir, siyasi güç geçicidir. Ama kul hakkının hesabı kalıcıdır. Bu dünyada hukukun, ahirette ise Allah'ın adaletinden kaçış yoktur!
  • 1 Saat Önce

Ali

Velilere bak Mafya sanki Bunlar Türkiye için hiç bir şey yapmadı Ya şu solcu denilen kesimler gözünü açsa Görecekler gören kör gibiler inatçı . Sarıgül denen 15 sene belediye başkanı idi etmediği hırsızlık rüşvet dolandıcılık kalmadı CHP onu el üstünde tutulan oldu Bir ara seçime sokulmadi nedeni Aşıkar sessiz kaldı partisi. CHP'ye çaycı giren milyarder çıktı Sobalı evden çıkanlar İstanbul'u aldı Bu fakirlik ile nasıl olu da milyarder olundu? Mitingte Fakir edebiyatı Yapanlar boğazda villari nasıl oluyor Bende öyle fakirlik istiyorum. 100 yıldır bir Aile nasıl CHP'de nasıl corekleniyor nasıl 90 yılarda Türkiye ye en büyük zararı verenler nasıl olur CHP'de olabiliyor CHP nin en büyük sorunu yalan iftira hirszlik rüşvet alıp partisi onu koklayıp koruması. Bu yazılan CHP ye hayinlik Edip partiyi parcalayanlar ile büyük bölümü Hiç Bir başarısı olmamış biri nasıl olur CHP en üst tepesinde olabilir? Fetonun patlatıp zengin Edip parti ele geçirildi İmamoğlu hirszlik rüşvetçi dolandıcılık vatanhayinliği CHP biliyordu ifşa etmedi çünkü çoğu o Yolda tek dürüst biri yoktur
  • 2 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23